Hedef kişi başı 5 litre

Hedef kişi başı 5 litre
Hedef kişi başı 5 litre
Kişi başı yıllık iki litreye yaklaşan zeytinyağı tüketimi beş litreye yükselir mi? Ayvalık zeytiniyle somut olmayan dünya mirası listesine girer mi? Zeytin hasadında konuşulanlar ve konuşulmayanlar...
Haber: MÜGE AKGÜN / Arşivi

Hafta sonu 11’incisi düzenlenen Ayvalık Uluslararası Zeytin Hasat Günleri’nin Türkiye’de zeytin ağacı ve zeytinyağı bilincini gelişmesinde payı büyük. 2005 yılında 800 gram olan yıllık kişi başı zeytinyağı tüketimi 2014’de iki litreye yükselmiş, hedef ise beş litre.

Ancak son tablo bu hedefin gerçekleşmesinin zor olduğunu gösteriyor. On yılda ağaç sayısı 90 milyondan 170 milyona çıkmış ama zeytinyağı üretimi düşüyor. 2014 yılı zeytin rekoltesi 1 milyon 100 bin ton ve zeytinyağı üretimi de 170 bin ton civarındaymış. Bu yıl ise üretimin en fazla 140 bin ton olacağı tahmin ediliyor. Oysa hedeflenen 450 bin tonmuş.

Hedeflerin gerçekleşmesi için, iklim değişikliğini bir kenara bırakacak olursak hem üreticinin, hem tüketicinin, hem de devletin bilinçlenmesi gerekiyor. Bir zeytinyağı ülkesi olmamıza karşın zeytin ağacına nasıl bakılacağı, hangi topraklara hangi türlerin uygun olduğu, zeytinyağı çeşitlerinin nerede ve nasıl kullanılacağı henüz pek fazla bilinmiyor.

Ayvalık Zeytin Hasat Günleri’nin konuğu, Akdeniz Zeytinci Kentler Birliği Başkanı Enrico Lupi, İtalya’da bu sorunu ilk okuldan itibaren çocuklara zeytini, zeytinyağı üretim aşamalarını, bu yağın insan sağlığı üzerinde önemini anlatarak çözmeye başladıklarını söylüyor.

Zeytinyağı Akdeniz tipi beslenmenin olmazsa olmaz bir parçası. Ancak zeytinyağını hiç bilmeyen ülkeler de var. Zaten dünya nüfusunun sadece yüzde üçü zeytinyağı kullanıyor. Lupi’ye göre bu yüzden de zeytin üreticisi ülkelerin arasında rekabet yok.  Akdeniz coğrafyasındaki zeytin üreticileri bir araya gelerek dünyaya zeytinyağını anlatabilir.

Ayvalık, zeytiniyle Unesco Dünya Mirası Listesine girer mi?

Zeytinyağı Unesco’nun ‘Somut Olmayan Değerler’ listesinde bulunuyor.  Mayıs ayında ilk kez sivil toplum örgütleri ve yetkili devlet kurumlarının işbirliğiyle Ayvalık’ın Dünya Mirası listesine girmesi için çalışmalar yapıldığı açıklanmıştı.

Ayvalık Belediye Başkanı Rahmi Gencer hasat şenliğinde yaptığı konuşmada Ayvalık’ın Unesco’nun Somut Olmayan Değerler Listesi’ne ‘endüstriyel kültür mirasıyla’ yani bir anlamda zeytinyağından sabuna, yemekten ritüellere, yaşam kültürünü yaratan zeytinle 14 Nisan’da başvurusunun yapılacağı müjdesini verdi.

Zeytinyağına coğrafi işaret alarak bir ilke imza atan Ayvalık bunu da başarabilirse, zeytinyağının ana vatanı olan Türkiye’nin tüm bölgelerinin zeytinlerinin, yağlarının ve gastronomisinin önünü açar.

Ancak hasat sırasında farklı kesimlerden dinlediğim hikayeler ve gözlemlerim doğrultusunda şu an sahip olduğu koşullarla Ayvalık’ın bu listeye girmesi pek kolay görünmüyor. Her şeyden önce gastronomisi ve kültürel yaşamı henüz çok zayıf.

Ayvalık Rum Mimari geleneğinin en önemli örneklerinden olan tarihi taş evleriyle ünlü bir kent. Fakat yapılan restorasyonların bir bölümü sorunlu. Bazıları da nedensiz bürokratik tıkanmalarla restore edilemiyor.

Mesela Anıtlar Kurumu’nun yıkım kararı aldığı ve belediyeye tebliğ ettiği yanındaki koruma altındaki binanın silueti bozan binanın yıkımı üç yıldır sudan nedenlerle bekletiliyor.

Nar Gourmet’nin Genel Müdürü Samir Bayraktar’ın aktardığına göre, bu yüzden kendilerine ait olan yan binanın restorasyonu da başlatılamıyor. Hem tarihi binada yapılması planlanan Gastronomi Okulu hem de yanındaki 30 yıllığına kiralanan eski Tariş binasında pazar yeri gibi önemli, kente değer katacak projeler de hayata geçirilemiyor.

Umarız tüm sorunlar çözülür, eksiklikler giderilir de Belediye Başkanı Rahmi Gencer’in söylediği gibi Ayvalık zeytini ve kültürüyle somut olmayan dünya mirası listesine girer...