İklim konferansında 'tarımın' adı yok!

İklim konferansında 'tarımın' adı yok!
İklim konferansında 'tarımın' adı yok!
Paris'teki İklim Değişikliği Konferansı'nın müzakere metinlerinde tarım konusunun yer almamasına Slow Food tepkili: Gıda ve iklim ilişkisinin önemini idrak etmemek hatadır.
Haber: MÜGE AKGÜN - muge.akgun@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı bu yıl 30 Kasım-11 Aralık tarihleri arasında Paris’te yapılıyor. Uluslararası Slow Food bugün yaptığı basın açıklamasında, 54 sayfalık müzakere metninde ‘tarım’ sözcüğünün bir kez bile geçmemesinin bir eksiklik olduğunun altını çiziyor. Örgüt; tarımın tartışmaların odağına alınması umuduyla, Paris'te toplanan ulusların ve uluslararası örgütlerin temsilcilerine 'Gezegenimizi yiyip bitirmeyelim! İklim değişikliği ile mücadele edelim!' diye sesleniyor. Ve nedenlerini anlatıyor. Şimdi söz, yorumsuz olarak Slow Food’ta...

GIDAYI ONARMAK, ATIĞI AZALTMAK, EKOLOJİK TARIM
“Birkaç gün içinde, dünyanın dört bir yanından gelen hükümetler iklim değişikliği hususunda konuşmak üzere Paris'te toplanıyor olacaklar. Başarısız tartışma, arabuluculuk ve forumlarla geçen 20 küsur yıldan sonra, Paris Konferansı (COP21), ilk kez bir bağlayıcı ve evrensel anlaşmaya aracılık etmeyi deneyecek. Ancak müzakerelerin 54 sayfalık metninde gıda güvenliği tamlaması defalarca geçtiği halde, 'tarım' tek bir kez olsun görünmüyor.
Slow Food, bunun ciddi bir eksiklik olduğuna inanmaktadır. Bu kelimenin eksik olması, asıl konunun tartışmaların kıyısına ötelenmesi demektir: Gıda ve iklim arasındaki ilişkinin. Referans alınan sisteme bağlı olarak, tarım, hayvancılık ve gıda üretimi pek çok şeyi temsil edebilir: İklim değişikliğinin ana sebeplerinden biri, kurbanlarından biri ya da olası çözümlerden biri. Dikkatlerin enerji, ağır sanayi ve ulaştırma sektörleri üzerine odaklanıyor olması, tarımın temel rolünün idrak edilmediği anlamına gelmektedir.

Tarımın tartışmaların odağına alınması umuduyla Slow Food, Paris'te toplanan ulusların ve uluslararası örgütlerin temsilcilerine 'Gezegenimizi yiyip bitirmeyelim! İklim değişikliği ile mücadele edelim!' diye sesleniyor. Bu sesleniş, iklim değişikliğinin etkilerinin ancak var olan gıda üretim, işleme, dağıtım, tüketim ve atık sisteminde radikal bir paradigma kayması ile azaltmayı umabileceğimizi gösterme amacıyladır.
Paris'te son yaşanan terör saldırıları ve yetkililerin ‘İklim için Eylem Yürüyüşü'nün iptal kararının ışığında; sivil toplumun talebi olan korku karşısında geri çekilmemek ve adaletsizlik, yoksulluk, eşitsizliğe karşı savaşma gereğini ile COP 21'in de ana konusu olan iklim değişikliğinin sebep olduğu ekolojik afeti ifade edebilme arzusunu Slow Food, uluslararası başkanı Carlo Petrini aracılığıyla, desteklemektedir.
Gıdayı onarmak, atığı azaltmak, agro-ekolojik uygulamaları ve kısa dağıtım zincirlerini teşvik etmek artan bir şiddetle aciliyet kazanmaktadır. Eğer, modern endüstriyel gıda üretim sistemi hakimiyetini devam ettirirse -petrol türevlerinin artan miktarda kullanımına dayalı bir sistem, büyük ölçekli bir üretim ve doğal kaynakların gelişi güzel sömürüsü- sadece güncel eğilimleri tersine çevirmek imkansız olmayacak, bunun giderek yükselen ortalama sıcaklığın üzerinde de olumsuz bir etkisi olacaktır.
IPCC'nin 5. Değerlendirme Raporu'na göre, geçen yüzyılda 0.85 °C artışı zaten gördük. Modern endüstriyel gıda üretim sistemi sonsuz bir büyüme fikrine dayanır ama gezegenimizin kaynakları sınırlı. Bu idrakı 2050 yılında 9 milyara ulaşacağımız tahminiyle birleştirdiğimizde, yüzleşmemiz gereken en önemli en önemli sorunlardan biriyle karşılaşıyoruz.
Bu nedenle Paris'te toplanan ulusların ve uluslararası örgütlerin temsilcilerinden, var olan gıda sistemini radikal bir şekilde değiştirmeyi amaçlayan, etkin uluslararası politikaları teşvik etmelerini talep ediyoruz."

Bunun için bir de imza kampanyası başlatmış Slow Food: 

http://www.slowfood.com/what-we-do/hot-topics/fight-climate-change/