İstanbul'da iyi Çin yemeği de yenir

İstanbul'da iyi Çin yemeği de yenir
İstanbul'da iyi Çin yemeği de yenir
Manzarasız yemek yemem demezseniz, Shangri-La'nın alt katındaki Shang Palace İstanbul'daki en iyi Çin mutfaklarından biri.
Haber: MÜGE AKGÜN - muge.akgun@radikal.com.tr / Arşivi

Çin mutfağı da aynı çok büyük bir coğrafyaya yayılmış, diğer zengin mutfaklar İtalya ve Türkiye gibi yöresel farklılıklar gösteriyor. Neredeyse her bölgenin kendine has farklı bir yemek kültürü ve malzemeleri var.
Çin mutfağı Lu, Sichuan, Yue, Min, Su, Zhe, Xiang ve Hui olmak üzere sekiz ana bölüme ayrılıyor. Bunların ötesinde Batı damak tadına uydurulmuş Çin mutfağı gibi ayrı bir kategorinden bile söz etmek mümkün.
Ancak bu sekiz ana bölgenin içinde en ünlüsü ve damak tadının Batı’ya en uygun olduğu söylenen ise Sichuan Mutfağı. Sichuan mutfağında dört binin üzerinde yemek olduğu biliniyor.
Sichuan, kısa söylenişiyle ‘chuan’ mutfağında kızartma, haşlama, buharda pişirme, soya sosunda marinasyon, tuzlama gibi farklı yöntemlerin hemen hepsi uygulanıyor. Ama en belirgin özelliği acı kullanımı. Tabii güney Çin’deki farklı bölge mutfaklarından en özel çeşitlerin yer aldığı Kanton mutfağını da unutmamak gerek.

             Dana biftek 

KANTON MUTFAĞINDAN ÖRNEKLER
Bana gelince; yıllar önce Oslo’da okurken tanıştığım, Londra’da gerçeğini keşfettiğim Çin mutfağı çok uzun yıllar boyunca en sevdiğim mutfaklardan biri oldu. Hala da özellikle New York ya da Londra’da mutlaka Çin mahallelerindeki otantik restoranlara giderim. İstanbul’daki Çin restoranlarından ise çok mutlu olduğumu söyleyemem.
Yine benzeri bir beklentiyle hafta içinde Shangri-La Oteli’nin alt katında Kanton mutfağından yemekler sunan Shang Palace’a gittim.  Ama yanılmışım, daha acı ve ekşili deniz ürünleri çorbasının ilk yudumunda yüzüm güldü.
Ardından gelen Sichuan tarzı, ballı siyah sirke ile kızartılmış çıtır ince bonfile dilimlerinin de, ağır ateşte pişirilmiş zencefilli ve yeşil soğanlı deniz ürünlerinin de, karabiber sosuyla tavada kızartılmış 12 saatlik marinasyonu nedeniyle adeta ağızda eriyen dana kuşbaşının da, Çin’den özel olarak getirtilen fırında kızartılan bütün Pekin ördeğinin de lezzeti mükemmeldi.
Ördekler Fransa’dan ithal ediliyormuş. Marinasyon, haşlama ve fırında pişirme, ördeğin derisinin çıtır hale gelmesi için duş aldırma denilen, ördeğin üzerinden kepçe yardımıyla sürekli olarak kızgın yağ dökülmesine uzanan serüven gerçekten de tam anlamıyla başarıyla tamamlanmıştı.

             Ördek 

Derisiyle birlikte ince dilimler halinde kesilen bütün ördek yanında ev yapımı krepler, şeflerin hazırladığı istiridye sosu, salatalık ve yeşil soğanlarla birlikte servis edildi. Çin kültüründe olduğu benim de çok sevdiğim gibi ördek dilimlerini kreplerin içine yerleştirip elle yemek çok keyifli. Ve tabii arada masaya sürekli sıcak havlu getiriliyor.
Benim için gecenin yıldızı paylaşmak üzere ortaya gelen el yapımı tavuklu ve soya filizli ‘noodle’dı. Başaşçı Foong Wai Loong’un önce elinde taze hamuruyla gelmesi, noodle’ın nasıl yapıldığını göstermesi çok hoştu.
Shang Palace, geleneksel olarak yapılmış, gerçek Kanton mutfağı nasıl olurmuş merak edenlere, ayrıca bu lezzeti bilip de bulamayanlara iç rahatlığıyla önerebileceğim bir Çin restoranı. Restoranın başaşçısı Tony Sum çok yetenekli bir şef.

             Zencefilli deniz ürünleri

Denediğim yemeklerin hemen hepsi lezzetliydi. Önerim en az dört kişi gitmeniz ve çok fazla yemek söylememeniz. Çıtır başlangıçlar, çorbalar, noodle, dim sum, ördek, deniz ürünleri gibi her bir çeşit o denli lezzetli ki hepsinin tadına varmak için çok fazla karıştırmamak gerekiyor.
Ancak 18 çeşidiyle dim sum(buharda Çin mantısı) mönüsü de ayrı bir gün denenebilir. Sınırsız öğle yemeği mönüsü için 69 lira fiyat koymuşlar. Ördeğin fiyatı ise 200 lira. Shang Palace kalitesi ve lezzeti düşünüldüğünde pahalı bir restoran değil. Yediklerinizle orantılı içki hariç 100-150 lira arası çıkılabilir.