Ödüllü şeften bilmeceli yemekler: Bilin bakalım ne yediniz?

Ödüllü şeften bilmeceli yemekler: Bilin bakalım ne yediniz?
Ödüllü şeften bilmeceli yemekler: Bilin bakalım ne yediniz?
Bir yıl önce açılan Hilton Bomonti'nin ödüllü başaşçısı Yannis Manikis, 1 Nisan'dan itibaren sunacağı sürprizli tadım menüsünü bahara uygun malzemelerle tasarlamış...
Haber: MÜGE AKGÜN - muge.akgun@radikal.com.tr / Arşivi

İstanbul’da her yeni açılan beş yıldızlı otele giderken, ne olacak işte beş yıldızlı bir otel diyerek giriyorum ama son zamanlarda kimi büyüklüğü, kimi dekorasyonu, kimi konumu, kimi yemekleri ile beni gerçekten etkiliyor, şaşırtıyor.

Geçtiğimiz hafta da soğuk bir günde taksi bulamayıp Bomonti’nin arka sokaklarında sora sora yarım saat yürüyüp Hilton Bomonti Oteli’ne geldiğimde pek mutlu olduğumu söyleyemem.

Ancak ekibin daha kapıdan adım atar atmaz sıcak karşılaması 34. kattaki teras barın muhteşem manzarası her şeyi unutturdu.

Hilton Bomonti 829 odayla İstanbul’un en büyük oteliymiş. Kentin merkezinde 6350 kişilik kapasitesi ve 32 toplantı odası sayesinde çok büyük organizasyonlara ev sahipliği yapabiliyor olması İstanbul için de büyük fırsat.


Açılalı bir yıl olmasına karşın  dünya otelcilik sektörünün en önemli ödüllerinden biri olan Gold Key Award'da “En İyi Üst Sınıf Otel” ödülünün de bulunduğu beş ödül kazanmışlar. Ayrıca HW tarafından EMEA Avrupa, Ortadoğu ve Afrika  bölgesinin “En İyi Performans” sergileyen oteli seçilmiş. Yunan asıllı Kanadalı şefi Yannis Manikis “2014’ün En İyi Şefi” ödülünü almış. Manikis, bu başarısını otelin restoranı “the globe”ta özel bir tadım menüsü eşliğinde konuklarla paylaşıyor.

“the globe” o kadar büyük bir restoran ki ucu bucağı görünmüyor. 300 kişilik kapasiteli restoranın Manikis yönetiminde 80 kişilik uluslararası şef kadrosu varmış. Başka türlüsü mümkün olmazdı sanırım.

BİLİN BAKALIM NE YEDİNİZ

Dört açık yemek pişirme istasyonunda Geleneksel Türk ve Akdeniz mutfağı, Western Grill, Tokyo Sushi ve Asya mutfakları sunuluyor, makarna, yoğurt ve ekmek gibi ürünler de “the globe”un mutfağında üretiliyormuş. Aynı zamanda restoranın içinde kapalı gruplar için özel odalar da var.

Manikis, 1 Nisan’dan itibaren sunulmaya başlayacak tadım menüsünü bahara uygun malzemelerle hazırlamış. Şeftali, rezene ve naneli bir soğuk çorbayla tadıma başladık. Sonra ardından sırasıyla kuşkonmaz, parmesan ve trüf aromalı haşlanmış yumurta, porcini mantarlı kayısılı deniz tarağı taslağı, istakoz ve ıspanaklı beşamel soslu şarap köpüklü fırın lagos, Amerikalıların icadı et balık yan yana ‘surf&turf’ patates püresi eşliğinde morina balığı ve dana yanağı geldi. Tatlı ise narenciye çektirmeli mevsim meyveli kaymaklı dondurmaydı. Manikis’in tarzına Avrupa’da son 10 yıldır egemen olan yeni yaratıcı şef mutfağı denebilir.

Şef sürprizli tatları seviyor ve bunu başarıyla uyguluyor. Gecenin en yaratıcı yemeği mantar ve kayısıyla yaptığı deniz tarağı taslağıydı. Ben kendi adıma gerçek bir deniz tarağından daha lezzetli buldum.

Şeflerin masasında yemek, her tabağı önce gelip kendinin anlatması gerçekten çok keyifli ama bir o kadar da sorumluluk yüklüyor insanın üzerine. Ağzınızdan çıkacak her sözcük, tabağınızda kalacak her yemek onları derinden etkiliyor. Manikis gibi böylesi büyük operasyonlar yapan bir otelin mutfağının başındaysanız işiniz çok daha zor, hem rutin yemekleri yönetiyor hem de gece gündüz çalışıp böylesi yaratıcı yemeklere imza atıyorsunuz...