Sağlıklı beslenme için altın kurallar

Sağlıklı beslenme için altın kurallar
Sağlıklı beslenme için altın kurallar
Diyet dendiğinde nedense hep rejim yapmak anlaşılıyor. Rejim yapmak da neredeyse aç kalmayla özdeş kabul ediliyor. Oysa tek yapmamız gereken dengeli beslenmek. İşte beslenmenin altın kuralları her zaman hatırlamakta yarar var:

* Bitkisel kaynaklar başta olmak  üzere çeşitli besinler tüketilmeli, hayvansal kaynaklı besinler sınırlı kullanılmalıdır.

* Diyeti karbonhidrattan zengin olan besinler üzerine kurulmalıdır. Günde birkaç kez tahıl, bulgur gibi tahıl ürünleri, ekmek ve makarna, pirinç tüketilmelidir.

*Dünya Sağlık Örgütü önerilerine göre; toplam günlük enerji alımının yarısından fazlası tahıllar ve tahıl ürünlerinden sağlanmalıdır. Çünkü bu besinlerin yağ içeriği azdır ve hem besin öğesi hem de aktif besin bileşenleri içeriği yüksektir.

- Bu gruptaki besinler protein, diyet posası, mineral (kalsiyum, potasyum, magnezyum) ve B grubu vitamini alımlarına önemli ölçüde katkıda bulunur.

- Posa alımını artırmak için, kepekli ekmek, makarna ve diğer tahıl ürünlerinin de kullanılmasına gayret edilmelidir.

- Karbonhidrat tüketmekten çekinilmemelidir. Organizma için birinci derecede önemli enerji kaynağıdır ve karbonhidratların enerji içeriği yağdan daha azdır. Karbonhidratların 1 gramı 4 kilokalori yağların 1 gramı 9 kkal sağlamaktadır.

• Posalı besinler insan sağlığı üzerindeki olumlu etkileri birçok araştırmayla belirlenen kompleks karbonhidratlardan oldukça zengindir. Karbonhidratların bu grubuna ait olan diyet posası, kabızlık gibi hastalıklara ve hemoroide karşı koruyucu, kan kolesterolünü düşürmeye yardımcıdır. Vücut ağırlığının düzenlenmesinde de önemli rolleri vardır.

• Taze sebze ve meyveler (günde en az 400 g) tüketilmelidir. Bu besinler organizmamızın düzenli çalışması için gerekli olan mineraller ve vitaminler sağlamaktadır. Özellikle taze olan sebze ve meyveler demir, kalsiyum, magnezyum, potasyum, A, C vitaminleri, folik asit, B6 vitamini, diyet posası, elzem besin ögeleri ve besin ögesi olmayan bileşenlerden zengindir. Ayrıca sebze ve meyvelerin yağˆ ve enerji içerikleri azdır ve “düşük enerji yoğunluklu” besinlerdir. Bu nedenle günlük diyetle tüketimleri obezite ve obeziteyle ilişkili kalp ve damar hastalıkları, bazı beyin hastalıkları, bazı kanser türleri, tip 2 diyabet  riskini azaltmaktadır.

• Hayvansal kaynaklı besinler orta düzeyde tüketilmelidir.

Hayvansal kaynaklı besinler çocuk ve gençlerin büyüme ve gelişimi için önemli olduğu gibi, yaşamın sonraki dönemlerinde de organizmanın düzgün çalışması için gereklidir. Ayrıca B12 vitamini bitkisel kaynaklı besinlerde bulunmadığı için, demir, magnezyum, çinko, krom ve yağlardan da zengindir.

*  Beslenme kültürümüzde çok az tüketilen balık, zengin omega-3 yağˆ asidi içeriğine bağlı olarak bazı kronik hastalıklara karşı önemli bir koruyucu etkiye sahiptir. Balık tüketimini arttırmak gereklidir.

Süt ve ürünleri grubundan yağı azaltılmış¸ ürünler seçilmelidir. Bu gruptaki besinler kemiklerin gelişimi için gerekli olan kalsiyum ve iyi kaliteli protein ve A, D, B grubu vitaminlerinin iyi kaynaklarıdır. Peynir kalsiyumun iyi bir kaynağı olmasına karşın yüksek miktarda tuz içermektedir. Bu nedenle peynirin, düşük tuz içerenleri tüketilmelidir.

FIRINDA SOMON

MALZEMELER

1 paket Knorr Dağ Kekikli Susamlı Fırında Tavuk Çeşnisi

850 gr. kılçıksız derili somon fileto

1 tutam kuşkonmaz

HAZIRLANIŞI

Kılçıkları ayıklanmış derili somon filetolarını paketten çıkan fırın torbasına koyun.

1 paket Knorr Dağ Kekikli Susamlı Fırında Tavuk Çeşnisi’ni somonların üzerine serpiştirin.

Poşeti hafifçe sallayıp, ağzını kapatın.

Önceden ısıttığınız 200 derecelik fırında  yaklaşık 20-25 dakika arası pişirin.

Ayrı bir kapta kuşkonmazları hafif çiğ kalacak şekilde haşlayın.

Fırından çıkardıktan sonra, torbayı bir makas yardımıyla dikkatlice kesip somonları bir tabağa alın. Kuşkonmaz ile birlikte sıcak olarak servis edin.

Afiyet olsun!

*En iyi sonucu almak için fırının alt ve üst ısısına ilaveten turbosunu da çalıştırın.

Şefin önerisi:

Somonun derisini pişmeden önce ayırmanız, balığın fırındayken dağılmasına sebep olacaktır. Derisini tüketmek istemiyorsanız, pişirdikten sonra nazikçe ayırmanız balığınızın bütün olarak kalmasına yardımcı olur.
İLANDIR