Sanayinin ortasında bir vaha...

Sanayinin ortasında bir vaha...
Sanayinin ortasında bir vaha...
Maslak Sanayi 313, avangard tasarımları, doğal ve lezzetli yemekleriyle, tasarım mağazası ve restoran birlikteliğinin Türkiye'deki ilk ve en başarılı örneği...
Haber: MÜGE AKGÜN - muge.akgun@radikal.com.tr / Arşivi

Maslak Oto Sanayi’de, içinde olmaktan keyif aldığım, hatta vaha diyebileceğim bir mekan var: Sanayi 313. İç mimar Enis Karavil’in tam bir yıl önce hayata geçirdiği projede tasarım ürünleri satılan mağaza ve restoran iç içe.

Milano, Paris ve Londra’da örneklerine rastladığımız, yeme-içme ve tasarım ürünlerinin bir arada olduğu bu konsept sanıyorum Türkiye’de bir ilk. Çünkü daha önce örneklerini gördüğümüz,” yemek yediğiniz tabağı, bardağı, oturduğunuz masayı satın alabilirsiniz”den çok farklı bir yapı kurulmuş. Sanayi 313’te ayakkabıdan, çantaya takıdan, küçük ev objelerine dünyanın dört bir yanından ünlü tasarımcıların çalışmaları yer alıyor.

‘Ilo’ markasının kurucusu ve tasarımcısı İlanit Ovadya da bu isimlerden biri. Kısa bir süre önce genç tasarımcı ile mağaza-restoranda bir araya geldik. Adaşım şef Müge Ergül’ün yaptığı muhteşem yemekler eşliğinde keyifli bir sohbet yaptık. Müge’nin mutfağından çıkan yemekler, sunumundan lezzetine tasarımlarla yarışıyor.


Salata bardaki rengarenk sanat eseri gibi salatalardan ve  tadına bayıldığım köftelere her bir yemekte  sağlık dengeleri de gözetiliyor. Hatta size tabağınızı istediğiniz yemekleri bir araya getirip tasarım yapma imkanı da veriyor.

GÖR + HİSSET + OYNA
İlanit Ovadya sohbetimize dönecek olursak onun tasarımları da hayatın tam içinde. Eğlenceli, yaratıcı ve fonksiyonel. Ovadya, 2008 yılında New York Parsons ürün tasarımı bölümünü bitirmiş ve bir süre New York'da farklı disiplinlerden tanınmış tasarımcılarla çalışmış. Daha sonra doğup büyüdüğü şehir olan İstanbul'a dönmüş.

2012 yılından beri de farklı sektörlerde farklı firmalar için tasarımlar yapıyor. Ama aynı zamanda, farklı kültürlerden ilham alan, bağımsız ve çok disiplinli diye tanımladığı kendi tasarım felsefesini yansıtabilmek amacıyla ilo markasını kurmuş.


Ürünlerini dolap içlerinde saklamak ya da seyretmek amaçlı değil, kullanım amaçlı tasarlıyor. Geleneksel ve moderni, dayanıklılık ve estetikle harmanlayarak, ortaya eğlenceli, işlevli ve modern ürünler çıkartıyor.

Son çalışmaları arasında olan ‘ilogames’ ise bugün içinde kaybolduğumuz dijital dünyaya, sanal ilişkilere kısa süreliğine de olsa mola verdiriyor.  

İlanit, "pure recreation" oyunlarıyla kişisel bağlantıyı tasarım sayesinde yeniden oluşturmak istemiş. “Biz oynarken ellerimiz, aklımız ve eşyalar ile etkileşim içerisindeydi ve dünyanın geri kalanı ile sanal bağlantılarımız yoktu. Oynamak çok daha gerçek, orijinal ve otantikti. Burada, şimdi ve kişi ile oynuyorduk” diyor.

Denemekte yarar var, sanal esaretten ve kalabalıklardan kısa bir süre için bile olsa kurtulmak hepimize iyi gelebilir...