Şişman Ördek'in yaratıcısı ünlü şef fikir hırsızı mı?

Şişman Ördek'in yaratıcısı ünlü şef fikir hırsızı mı?
Şişman Ördek'in yaratıcısı ünlü şef fikir hırsızı mı?
'Vakit hikaye vaktidir' diyerek efsanevi restoranı Fat Duck'ta köklü değişiklik yapmaya hazırlanan Michelin yıldızlı şef bu kez başka bir yıldızlı şeften fikir çalmakla itham ediliyor...
Haber: MÜGE AKGÜN - muge.akgun@radikal.com.tr / Arşivi

İngiliz restoran kültürünü değiştiren, ancak her geçen yıl Dünyanın En İyi Restoranları sıralamasında alt sıralara düşen Fat Duck’ın sahibi çılgın şef Heston Blumenthal geçtiğimiz hafta sonu ‘Observer Food Monthly’de yayımlanan ‘Fat Duck flies again/ Şişman Ördek tekrar uçacak’ başlıklı söyleşisinde Bray kasabasındaki üç Michelin yıldızlı restoranı Fat Duck’ın mönüsünü bundan böyle bir hikaye üstüne oturtacağını ilan etmiş.

20 yıl önce açılan, 2009 yılında 240 kişinin istiridyeden zehirlenmesinin ardından geçici olarak kapatılmasını saymazsak, 2015 başında yenilenmek üzere kapılarını kapatan Fat Duck Eylül ayında yeniden açıldığında eski mönüsünden eser kalmayacakmış. Yeni mönü bir hikaye üzerine oturacak ve sonra bölüm bölüm başlıklarla ne yemek geleceğine dair sürprizli bilgiler verilecekmiş.

Fat Duck deneyimini bir masala dönüştürmeye çalışan Blumenthal’ın Alice Harikalar Diyarı’ndan esinlendiği ve Billy Eliot’la tanıdığımız ünlü oyun yazarı yazarı Lee Hall’ın ve sihirbaz Derren Brown’un bu projeye destek verdiği söyleniyor.

Ancak bu yaratıcı fikir pek yaratıcı değil! İki yıl önce ünlü şef Tom Sellers servis ettiği yiyeceklerin hikayelerini anlattığı ‘Story’ adlı bir restoran açmıştı. Yerel ve mevsiminde malzemelerden yemekler sunarken bu malzemelerin hatırlattıklarının hikayesini görme, tatma ve koklama duyguları aracılığıyla sunuyordu.

Hatta Story, Zagat rehberinde Fat Duck’a bir alternatif olarak gösterilmişti. Hikayenin yarısını görmek, tatmak ve dinlemek isterseniz içki hariç 75, tamamı için 95 Pound ödemeniz gerekiyordu. Ayrıca Sellers’in 2013 Nisan ayında açtığı restoran beş ay içinde Michelin yıldız kazanmıştı.

Her ne kadar Blumenthal’in basın sözcüsü bir açıklama yaparak iki restoranın üstüne oturduğu kavramların birbirinden tamamen farklı olduğunu ilan etse de, İngiltere basınında çıkan haber ve yorumlardan yemekle hikaye anlatmak düşüncesinin çok da yeni olmadığı ortaya çıkıyor.

Ama fikir yeni de olsa eski de, çalıntı da olsa buluş da, sonuç fark etmiyor. Her iki restoranın da gündemde kalmasını, müşteri çekmesini, hep bir yenilik ve farklılık peşinde olan lezzet tutkunlarının beklentilerini karşılayan tatlar ve öyküler sunmasını sağlıyor...