Suriyeli mülteciden restoran zinciri

Suriyeli mülteciden restoran zinciri
Suriyeli mülteciden restoran zinciri
Suriyeli mülteci şef Muhammed Nizar Bitar'ın açtığı Tarbuş lokantalarının sayısı beşe ulaşmış, sırada başka yatırımlar da var...
Haber: MÜGE AKGÜN - muge.akgun@radikal.com.tr / Arşivi

Doğumlar, ölümler, evlilikler, sünnetler, dini bayramlar, milli günler, siyasi ve diplomatik buluşmalar... Ortak buluşma noktasının sofra ve yemek olduğu bu listeyi kişisel, toplumsal ve diplomasi boyutunda uzatmak mümkün.

Tüm güzelliklerin paylaşılması kadar ekonomik ve siyasi sorunların çözülmesi hep bir masa etrafında gerçekleşir. En önemli kararlar aslında toplantılarda değil sofrada alınır. Yemeğin daha doğrusu tadın da müzik gibi insani duyguları harekete geçirdiğini söylemek yanlış olmaz.
Kadir Has Üniversitesi ayda bir ‘Food for Diplomacy/ Sofrada Diplomasi’ başlıklı yemekler düzenliyor. Diplomatlar, dış politika üzerine yazan gazeteciler, akademisyenler ve gastronomi üzerine yazan isimlerin bir araya geldiği bu yemeklerin her birinde uzak ya da yakın bir komşu ülke mutfağı ve şefi konuk ediliyor.

Bu kez gecenin konuğu Suriye mutfağı ve Suriyeli mülteci şef Muhammed Nizar Bitar’dı. Daha doğrusu bizler Bitar’ın sofrasının konuklarıydık. Bugüne dek tanıdığım en ilginç şeflerin arasına kesinlikle girecek bir kişilik olan Bitar bizlere Suriye mutfağının özünü yansıtan bir mönü hazırlamıştı.
Mercimek çorbası, humus, mantarlı, ıspanaklı börek, tabule, tavuklu ve köfteli frik pilavı, kebbeh/içli köfte ve harissa/Şam tatlısı gecenin yemekleri arasındaydı. Yemeklerimize demir hindi şurubu eşlik etti.
Aslında Antakya’da ya da Güney Doğu Anadolu’da herhangi bir evde de karşımıza çıkabilecek bu yemekler Suriye ve Türkiye kültürünün ne kadar birbirine yakın olduğunun da göstergesi.
Suriyeli göçmen, mülteci ya da misafir (biliyorsunuz bu konuda bir kavram kargaşası var) Muhammed Nizar Bitar’ın romanlara konu olabilecek denli ilginç bir öyküsü var. Kendisi de öyküsünü bir o kadar renkli anlatıyor.

2011’DE TÜRKİYE’YE SIĞINMIŞ
Arnavut kökenli bir aileden gelen Bitar uzun yıllar Suriye’de mozaik ve seramik ustası olarak çalışmış. Sonra kendi işini kurmuş, Türkiye de dahil bir çok komşu ülkeye mozaik satmış. Çok iyi paralar kazanmış.
Ancak 2007 yılında siyasi duruşu ve Türkiye’ye çok sık gidip gelmesi nedeniyle hapse atılmış. 40 bin dolar karşılığında salıverildiğinde korkup Fildişi sahillerine kaçmış. Bir süre orada yaşadıktan sonra tekrar geri dönmüş, ama 2011 yılında Suriye iyice karışmaya başladığında Türkiye’ye sığınmış.

TARBUŞ’UN BEŞİNCİ ŞUBE TAKSİM’DE AÇILIYOR
Aksaray’da bir bodrum katında Suriye yemekleri yapıp satmaya başlamış. Bir süre sonra hobisi mesleği olmuş. Sonra yavaş yavaş ailesinin tüm üyelerini getirmiş. Daha büyük ikinci bir yer derken bugün Bitar’ın küçük çapta bir restoran zinciri var.
Tarbuş restoranların beşincisi, 22 ortaklı yeni şubeleri önümüzdeki günlerde Taksim’de açılıyormuş. Ayrıca Esenyurt’ta yine Suriyeli göçmen ortaklarıyla beraber göçmen çocuklar için bir ilkokul açmışlar.

TAVUKLU FRİK PİLAVI ÇOK LEZZETLİYDİ

Bitar, vatandaşlık statüsü olmasa da Türkiye’nin kendisine sunduğu olanaklardan mutlu. Restoranların sayısını arttırmayı düşünüyor. Fiyatlarınız nasıl diye soruyorum, önümdeki bir büyük tabak tavuklu frik pilavını gösterip (bu arada çok lezzetliydi) böyle bir tabak 13 lira diyor. İyi kalite ve ucuz fiyat, bu dengeyi tutturursa Bitar, değil sadece İstanbul, ülke genelinde zincire dönüşür...