Tutmaz demişlerdi ama 10. yılı geride bıraktı!

Tutmaz demişlerdi ama 10. yılı geride bıraktı!
Tutmaz demişlerdi ama 10. yılı geride bıraktı!
Çiya Anadolu Mutfakları Lokantası'nın kurucusu Musa ve Zeynep Dağdeviren'in çıkardığı "Zor okunur, satmaz" denilen Yemek ve Kültür dergisi 10 yılı ve 40. sayıyı geride bıraktı...
Haber: MÜGE AKGÜN - muge.akgun@radikal.com.tr / Arşivi

İstanbul yeme-içme sahnesine bir araştırma mutfağı gibi hizmet veren Çiya’yı kazandıran Zeynep ve Musa Dağdeviren on yıl önce araştırmalarını desteklemek, hatta daha da derinleştirmek için bir dergi çıkarmaya karar vermişti.

Tanıdıkları tanımadıkları yayıncıların, yemek üzerine yazı yazanların bir çoğu Musa Dağdeviren formatı anlattığında ‘tutmaz’ denildiğini o günlere şahit olan biri olarak yakından biliyorum.

Zaten 2005 yılının Ocak ayında çıkan Yemek ve Kültür’ün ilk sayısının giriş yazısında Turgut Çeviker de “Yayıncılık dünyamız, Yemek ve Kültür gibi bir dergiye yabancıdır. Çünkü ülkemizde ilgi alanında ilk kez böyle bir dergi yayımlanıyor” diye söze başlamıştı.

Ama onlar direndiler, bildikleri yoldan ayrılmadılar ve bilimsel bir yayın ciddiyetinde olan dergi 40. sayısına ulaştı.

Yemek ve Kültür dergisi tarif ağırlıklı, eğlenceli, günü kurtaran yemek dergilerinden farkıyla önemli bir boşluğu dolduruyor.

Derginin Yazı İşleri Müdürü Zeynep Dağdeviren “Bu yayının amacı “yemek” ve “kültür” alanının her anlamda beraberce okunması, anlaşılması, eleştirilmesi; bilginin, gelecek nesillere farklı bakış açıları ile kaynağından alınarak aktarılabilmesi ve tüm bu idealleri canlı tutabilme çabası. Musa Dağdeviren yıllar önce, bu idealleri büyük coşkusu ve yemek alanına olan tutkusu ile ortaya koydu. Onun etrafında bu heyecanı paylaşan yayın kurulu ve her sayıda fikren destek olan birçok isim, “yeme-içme dünyası” denen o büyük sektörün içinde derginin, kendi alanından taviz vermeden devam etmesini sağlamaktadır” diyor.

40. sayıda da Özge Samancı kehanetleri  ile bilinen Nostradamus’un reçel tarifleri, Çetin Yiğenoğlu’nun öyküsü ile bir meyhanecinin dünyası, Artun Ünsal’dan bize fasulyenin fazileti, Aylin Doğan’ın Rumelifeneri balıkçılarının yemek kültürü, Aglaia Kremezi’den  Yunan Adaları, Evangelia Balta’nın  Osmanlı egemenliğindeki Yunan topraklarında ekmek konusu, Musa Dağdeviren’den çam ağaçlarının özsuyu olan yalamıkla ilgili bilgiler, Pierre Raffard’ın “Et Atlası” adlı çalışması, Marie Hélène Sauner’in geçmişin sokak seslerindeki yemek kültürü, Candan Türkkan’ın intikam ve yemek ilişkisini iki film eşliğinde incelemesi ve Pelin Özer’in, Doğan Hızlan ile söyleşisi bu sayıda yer alan konular arasında.