Yemek ve şarap eşleşmesinde altın kurallar

Yemek ve şarap eşleşmesinde altın kurallar
Yemek ve şarap eşleşmesinde altın kurallar
Huffington Post'ta geçtiğimiz günlerde Alison Spiegel imzasıyla çıkan bir haberde şarap-yemek eşleşmesi masaya yatırılmış. Spiegel'in iki genç someliyeyle yaptığı sohbetten altı altın kural çıkmış:

1.      Şarabın ağırlığına yoğunlaşın: Her zaman hatırlayamayacağınız üzüm cinslerinin isimlerini ezberlemeye çalışmak yerine ağır yemekle ağır şarabın, hafif yemekle hafif şarabın iyi gideceğini aklınızdan çıkartmayın. Mesela bonfile yiyecekseniz Cabernet Sauvignon veya Merlot iyi eşleşme sağlayabilir. Hafif bir balık yemeğiyleyse yine hafif bir şarap ortaya çıkartan Riesling üzümü tercihiniz olmalı.

2.      Birlikte yetişen her zaman birlikte iyi gider: Deniz kıyısındaki bağlardan gelen üzümlerle balık iyi gider.

3.      Tazeliği ve yaşı birlikte düşünün: Taze şarapla taze sebzeler iyi gider. Diyelim ki bir ilk bahar sebzesi yaptınız yanına Kaliforniya Chardonnay’si açabilirsiniz. Ama mantar yiyecekseniz Barolo veya Burgundy seçmelisiniz.

4.      Kafanızı renge takmayın: İlle de beyaz şarap deniz ürünleriyle, kırmızı şarap etle içilir diye bir şey yok. Şarabın geldiği bölgeyi renginden daha fazla önemseyin. Mesela Pinot Noir gerçek Ton balığı ile çok iyi eşleşir.

5.      Tanenli, buruk şarap ve yağlı yemek iyi gider: Tanen şarabın sek bir lezzet almasını sağlar.  Üzümün kabuğu ne kadar kalınsa şarabın tadı da o kadar sek olur. Bu cins şaraplar yağlı yemeklerle iyi gider. İnanılanın aksine mutlaka et yemeniz gerekmez. Yağlı, bol peynirli bir ravioli de aynı şekilde sek bir şaraba lezzet verir.

6.      Kuralları çok da önemsemeyin: Şarapla yemek eşleşmesi nihayetinde kafanızda gerçekleşir. Önemli olan yediğiniz yemeğin ve içtiğiniz şarabın keyfini çıkartmaktır. Beğenmezseniz bir daha o şarabı içmez, hatta yemeği yemezsiniz olur biter. Ya da belki ayrı ayrı denersiniz...