Radikal-çevrimiçi / Türkiye / Gökçen tartışması
Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  24 Şubat 2004 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Bugünkü Radikal
 Ana Sayfa
 Sıcak Haber
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Sarhoşluk kusur yaratmaz, kusurları açığa vurur.
Seneca
Tarihte Bugün
Takvimler 24 şubat tarihini gösterdiği zaman...

1994 yılında,
Türkiye, cep telefonuyla tanıştı.
1997 yılında,
Hürriyet Gazetesi, Uluslararası Kalite Güvence Belgesi ISO 9001'i aldı.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla | Arşive Ekle Türkiye 

Türker Alkan Gökçen tartışması

Türker Alkan

24/02/2004 (1562 kişi okudu)

Birkaç yıl önce Eskişehir'in bir köyünde 8 bin yıl öncesine dayanan bir mezar bulundu. Mezardaki insan kalıntılarıyla köylülerin DNA testleri karşılaştırıldı ve akraba oldukları görüldü. Köylüler bu işe pek bozuldular: 'Ne yani, biz Türk değil miyiz şimdi?'
Bu biraz da 'Türk'ü nasıl tanımladığınıza bağlı. 'Türk' bir kan ve biyolojik yapı meselesi olarak algılanırsa (Kenan Evren'in bir Doğu Anadolu kentinde yaptığı konuşmayı anımsıyorum: 'Türk'ün kanı elbette farklıdır,' demişti) gerçek bir Türk bulamayabilirsiniz. Anadolu, binlerce yıldır gelip geçen kavimlerin torunlarıyla doludur. Ama Türk olmayı bir kültür meselesi olarak görüyorsak (ki 'Atatürk milliyetçiliği böyle bir şey olmalı) 'Türküm' diyen herkesi Türk olarak kabul etmemiz gerekir.
Dünkü Hürriyet'ten manşet haber: 1962'de 'Azınlıklar Tali Komisyonu' kurulmuş (iki ay önce kaldırılmış): Azınlıkların zararlı faaliyetlerine
göz kulak olmak üzere.
Şimdi bir araştırma yapsak diyorum, 1962'den beri o komisyonda görev alan yüzlerce kişi olmalı: Acaba bu yüzlerce kişiden kaçı 'azınlık' kökenli değildi? Emin olun büyük çoğunluğunun Çerkez, Abhaza, Boşnak, Rum, Çeçen, Arnavut, Ermeni, Arap.. kökenli olduğu meydana çıkacaktır.
Kürtleri ve Lazları saymıyorum bile.
Bu çeşitlilik, nasıl yaklaştığınıza bağlı olarak bir zaaf olarak da görülebilir, bir güç olarak da.
Bu durumu güce dönüştürmenin tek yolu da, onu bir güç olarak algılamaktan geçer.
Nereden çıktıysa, son günlerde, 'Sabiha Gökçen Ermeni asıllı mı?' tartışması çıktı. Aslında, 'Ermeni asıllı Türk' demek istiyorlardı galiba. Pek çoğumuzun şu veya bu asıllı Türk olmamız gibi.
Ve dün Genelkurmay Genel Sekreterliği son noktayı koydu: "Sabiha Gökçen, Atatürk'ün Türk kadınının, Türk toplumu içinde bulunmasını istediği yeri gösteren bir semboldür. Böyle bir sembolü amacı ne olursa olsun tartışmaya açmak, milli bütünlüğe ve toplumsal barışa katkısı olmayan bir yaklaşımdır."
Neredeyse, 'Milli bütünlüğü ve toplumsal barışı zedeliyor' diyecek, ama bereket oraya kadar vardırmamış işi. Ama o tehlikeyi de tümüyle dışlamadığı izlenimini veriyor.
Doğrusu Genelkurmay'ın böyle bir tartışmanın içine girmesini pek anlayamadım. Biz siviller, askeriyenin onayı ve icazeti olmadan böylesine sıradan bir konuyu tartışmayacak mıyız?
Bana sorarsanız, eğer Sabiha Gökçen, Ermeni asıllı bir Türkse (şimdilik öyle gözükmüyor gerçi) böyle bir durumun ortaya çıkması ve tartışılması, ulusal bütünlüğe ve toplumsal barışa ancak olumlu bir katkı yapabilir. Ama bu nedenle ulusal bütünlüğümüzün tehlikeye girmesi en geniş bir hayalin bile kavrayamayacağı bir olasılıktır bence.
Bu kargaşada Pars Tuğlacı da görüş bildirdi.
O Pars Tuğlacı ki, onun Türkçeye ve Türk kültürüne yaptığı katkıya ulaşabilecek çok az Türk aydını vardır. Ne yapacağız şimdi? Sırf Ermeni kökenli diye onun katkılarını görmezden mi geleceğiz? Yalnız Pars Tuğlacı değil, Türk kültürüne, müziğine, sanatına katkı yapan o kadar çok sayıda Ermeni kökenli Türk vardır ki...
Onları yok mu sayacağız?



Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 60 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
puan
7
Türkiye sayfasındaki diğer haberler

 Sıcak Haber

  • 15:55:00 - Balıkesir'de fuhuş operasyonu
  • 11:15:00 - Katliamda ölenin cenazesine katılanlara ceza
  • ÖZLÜ SÖZ #182
    "Biz normal filmlerden günde üç-beş tane satardık. Esas kazancımız porno CD'lerdir. Ama Matrix pornoyu bile solladı. O kadar çok alıcı var ki, yetiştiremiyoruz. Ben bugün 100'den fazla CD sattım."
    Tahtakale'deki seyyar satıcılar, Matrix'le bayram ediyor.

    Haber Arama
    Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

    Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

    © Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.