Radikal-çevrimiçi / Spor / Günler uzamaya başladı!
Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  28 Aralık 2004 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Bugünkü Radikal
 Ana Sayfa
 Sıcak Haber
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Tutkularınızın tutsağı olmak istemezseniz, onları; dizginlemeye çalışınız.
Thomus Babington Macaulay
Tarihte Bugün
Takvimler 28 aralık tarihini gösterdiği zaman...

1949 yılında,
Yeni Ankara-Konya karayolu ulaşıma açıldı.
1966 yılında,
Ambarlı Termik Santrali'nin 110 bin kilovatlık birinci ünitesi açıldı.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla | Arşive Ekle Spor 

Feryal Pere Günler uzamaya başladı!

Feryal Pere

28/12/2004 (1505 kişi okudu)

Evet, öğretmen öğretir: a-b-c-en uzun gün, en kısa gece, eşit gün, eşit gece!.. 21 Aralık'tan başlayarak günler uzar... Biliyoruz, elbette uzar... Sevgiliye kavuşmanın keyfi katmerlensin diye midir, çekilen acılar, hasretler büyüsün diye midir, nedir bu çile? Devre araları zaten günler uzasa da uzamasa da yeterince uzundur. İşin yoksa (yok tabii ki, daha anlamlı bir iş olabilir mi?) bak bakalım: Brezilya'da hava nasıl, Antep-Antalya-Almanya-Sakarya'daki baba ocakları yeterince sıcak mı, Hollanda'nın Türkiye'ye bakışındaki ani değişikliğin aşil tendonundaki sorunumuzla bir ilişkisi var mıdır, öyleyse Van Nistelrooy'un İngiliz aşilleriyle yaşadığı tendon sıkıntısının Türkiye'ye mutlak surette ek bir sorumluluk olarak yansıyacağı aşikâr mıdır, aşikârdır.
Her şeyden sorumluluk hakkıdır hakka tapan milletimin midir, hâkimlerin tuttuğu takım neden merak edilmez, hakemlerin kararları hâkimlerin kararlarından niye hep daha önemlidir, hangisi sınıfın daha kıymetli öğrencisidir, hangisinin annesi oğluyla övünür, Alex işler annesi övünür, o kadar gol, o kadar asist, o kadar şahane hareket, forma gene tertemiz, ey aynı topraklarda büyümüş kıvırcık yaramaz asker, gene en çamurlanan forma seninkidir, ne bu şiddet bu afacanlık, üstelik sana Marcio, daimi asker sevgiliye Marco, yeğenlere Fabio denmiyor da, soyadlarınız kullanılıyor da, nedir bu Alex samimiyeti memleketimizin yazar çizer ve taraftar kalalarında, maç başlamadan konsantrasyon duası sebebiyle desek, sanmam, hepiniz oyuna girerken, oyundan çıkarken 'istavroz'u ihmal etmiyorsunuz, sevildiğinizi bilin, kendi evlatlarımızda hoşgörmeyiz, sizinki uzaklığın sempatikliğini taşıyordur belki, -bu ayrı ve derin bir mevzu, devre arası yetmez, sezon sonu bakmak lazım!!!- nasıl bir takım oldunuz ki en iyi yerliler, yabancı bulunmayan sizler, hiçbirinizi ihmal etmeye imkân yok, şımarttınız forma renklerinizi sevenleri, hepinizdeki mertebe şimdiden Uche-Aykut-Selçuk ipuçları taşıyor, bu kalpler bu yükü nasıl taşır, insan yaşarken fark etmiyor, teknoloji hafıza tazeliyor, bu uzun günlerin bir nebze tesellisi eski maçlaaar, eski maçlar...
İşte bir tanesi: 3 Aralık 2000. Fenerbahçe, Erzurumspor'la oynuyor. Yetmiş altıncı dakikaya girerken, durum 3-1! Eh, fena sayılmaz, kalan dakikalarda bir gol daha gelir, keyif katmerlenir. Geliyor da, Okechukwu Uche, Uyguur Deniiiiz anonsunun yapılmayacağı, şahane bir kafa vuruşuyla, Rüştü'yü avlıyor. Skor 3-2! Ne oluyor, ortalıkta üç saniye bir sessizlik, ardından kıyamet kopuyor: I love you Uche!
Bu, Schumacher'e enfes bir kafa golü atan Nezihi'den farklı bir durum, 5-1 yapmıştı Nezihi, 3-2 daha tatsız... Ama sevilen, çok sevilen kabile reisine başın öne eğilmesin içerikli bir hep destek, tam destek... Erzurum, her an beraberliği sağlayabilir derken, eh, her film kötü bitmez ya, sizde bulunmaz mı bir kurşunkalem, Erzurum dağları kar ile boran oluyor 89. dakikada: 4-2!
İşte mükemmel senaryo böyle olur, yıllar geçse de üstünden bu kalp seni unutur mu diyebilmek için yanındakini dürtüp, burnunu çeke çeke o ânın sevincini hatırlamak için gerekli ve yeterli bütün koşullar hazır, hayat çok güzel, final çok güzel, dördüncü gol her şeyden güzel! Bu defa anons yapılıyor, Uyguuur Deniz'e gene 'I love you Uche' korosu eşlik ediyor. Kazık kadar adamların ve kadınların gözleri üç yaşında oyuncağına sarılmış bebek masumiyetinde bakıyor.
Bakıyordu, bakıyor, bakacak galiba.
Bu böyle bir şey işte. Günler kısalsa, Kanlıca'nın ihtiyarları bir bir hatırlasa geçen, güzel geçen sezonları! İyi yıllar!



Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 14 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
puan
7
Spor sayfasındaki diğer haberler
ÖZLÜ SÖZ #129
"Senin gibi bir kızım olsa çok üzülürdüm. Yavrucuğum sen biraz tuhaf olduğunun farkında mısın? Adamlarla ilişkilerin neden uzun ömürlü olmuyor çok açık: Sevdiğin insanlara her hizmeti veriyorsun, sonra da verecek bir şey kalmıyor."
Ayşe Arman'a gelen Güzin Abla tadında bir okur maili.

Haber Arama
Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

© Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.