Radikal-çevrimiçi / Yorum / Hizbullah yeniden diriliyor
Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  30 Ocak 2005 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Bugünkü Radikal
 Ana Sayfa
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Ne kadar çok söylersen karşındaki o kadar az hatırlar. Az söyle de kazancın çok olsun.
Fenelon
Tarihte Bugün
Takvimler 30 ocak tarihini gösterdiği zaman...

1930 yılında,
Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti (Ulusal Ekonomi ve Araştırma Kurumu) kuruldu.
1975 yılında,
THY'nın İzmir-İstanbul seferini yapan "Bursa" isimli uçağı elektrik kesilmesi yüzünden Yeşilköy Havaalanı'na inemedi ve Marmara denizine düştü. 4 mürettebat ile 37 yolcunun tamamı öldü.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla | Arşive Ekle Yorum 

Hizbullah yeniden diriliyor

2000 yılında Türkiye'de ağır bir darbe yiyen Hizbullah varlığını hâlâ sürdürüyor. Örgüt son yıllarda yayımladığı dergiler ve kitaplar sayesinde dünyada sempatizan topluyor

30/01/2005 (9385 kişi okudu)

SONER ÇAĞATAY (Arşivi)

EMRULLAH USLU (Arşivi)

12 Ocak'ta Türk polisi, Mehmet Semih Arıkan adlı bir Hizbullah (Türkiye'de faaliyet gösteren bu grup, Lübnan'daki adaşının parçası veya kolu değil) üyesini tutukladı. Jandarma Komutanı General Fevzi Türkeri'nin ziyaretinden on dakika önce yakalanan Arıkan, Konya Valiliği'nin yanında keşif görevindeydi. 2000 yılında güvenlik güçlerinin 3 bin 366 üyesini tutukladığı, lideri ve kurucusu Hüseyin Velioğlu'nu öldürdüğü geniş çaplı operasyonuna rağmen Hizbullah Türkiye'de varlığını sürdürüyor. Dahası, son bilgilere göre, grup Kaide ile bağlantı kurmuş olabilir. Örgüt 2000 yılında yediği ağır darbeden kurtulmayı nasıl başarabildi? Kaide ile muhtemel bağlantısı göz önüne alındığında, Türkiye ve Batı açısından ne tür bir tehdit oluşturabilir?
Hizbullah, Türkiye'nin çoğunluğu Sünni Kürt olan güneydoğusunda ortaya çıktı. İslam'ın liberal versiyonu olan bir inancı benimseyen Alevi Türk ve Kürtlerden, yanı sıra esnek Hanefi ekolüne ait olan Sünni Türklerden farklı olarak, Sünni Kürtler, katı Şafi ekolüne bağlıdır ve Türkiye'nin en muhafazakâr kesimlerinden birini oluşturur. Bu yüzden ortaya çıkışının ardından Hizbullah Türkiye'nin güneydoğusunda büyümeye uygun bir zemin buldu ve bir Kürt grubu haline geldi. Örgüt yapısı ve İran desteği. Türkiye'deki, Kürdistan İşçi Partisi (PKK) gibi diğer Kürt gruplarla benzer şekilde, Kürt Hizbullahı da (KH), lideri Velioğlu'nun yönetimi altında katı bir hiyerarşik yapı oluşturdu. İran bu aşamada önemli rol oynadı: Velioğlu İran devriminden esinlenmişti, Tahran'dan maddi destek aldı ve örgüt üyeleri 1980'lerde eğitim almak için İran'a gitti.
KH, başlangıcından itibaren karşısında, 1990'ların başında Türkiye'nin güneydoğusuna damgasını vuran Marksist-Leninist PKK'yı buldu. İki grubun birbirine zıt dünya görüşleri kaçınılmaz olarak kanlı bir çatışmaya yol açtı.
PKK'nın KH'yı kendi saflarına katılmaya zorladığı 1990'ların başında KH silaha sarıldı. KH'nın ilk başta Batman, Gercüş, Mardin, Van ve Silvan'da PKK'ya karşı kazandığı başarı, Kürtler arasındaki popülerliğini artırdı. Bu aşamada örgüt hükümet kurumlarını veya güvenlik güçlerini hedef almaktan kaçındı; zaten Türk güvenlik güçleri de PKK ile fazlasıyla meşguldü ve önceliği KH ile değil, PKK ile savaşmaya verdiler.

Aşiretlerden destek gördü
PKK, Marksist ideolojisinin etkisiyle Kürt aşiret yapısını hedef aldığında, KH dinsel bakımdan muhafazakar olan aşiretlerden de destek buldu.
Ancak grubun henüz yeni bulduğu insan kaynağı, PKK'ya karşı 1991-95 yılları arasında yürüttüğü uzun süreli savaşta azaldı. KH, büyük bir güce sahip olan PKK'nın 500 mensubunu öldürmeyi başarsa bile (ki 15 binden fazla silahlı üyesi olan PKK için nispeten küçük bir kayıptı bu), kendi saflarından da 200 kişiyi kaybetti. Türk güvenlik güçleri 1990'ların sonunda PKK'yı mağlup edip Şubat 1999'da da lideri Abdullah Öcalan'ı tutuklayınca bütün dikkatini KH'ya yöneltti.
KH artık Türk güvenlik güçleri için kolay lokmaydı.
Örgütün kişisel kayıtları da içeren bilgisayar dosyalarının ele geçirilmesinin ardından Türk polisi, 14 Mart 1999'da Mardin bölgesinde başlayan muazzam bir operasyon dizisine girişti ve KH'ya ciddi bir darbe indirdi. Polis, Ocak 2000'de İstanbul'da düzenlenen son operasyonlarda Hüseyin Velioğlu'nu öldürdü ve KH'nın askeri kanat lideri Cemal Aydın ile İstanbul sorumlusu Edip Gümüş'ü tutukladı. (KH sığınaklarında yetmiş insanın parçalanmış ve işkence edilmiş cesetleri bulundu ve bu, gruba karşı büyük bir kamuoyu öfkesine yol açtı. Ancak KH'yı bir terör hedefi olarak nitelemesine rağmen, Türk güvenlik güçleri, ince bir ayrım koyarak, örgüte "İslami terör grubu" demekten kaçındı. Zira bu kavramın Müslümanların çoğunluğunu ajite edeceğine ve KH'nın militan kazanmasına yarayacağına inanıyorlardı.)

Şiddeti bıraktı, medyaya sarıldı
KH'nın inişe geçişi, bu operasyonların ardından da sürdü; polis örgütün toplam 3 bin 366 üyesini tutukladı. Dahası güvenlik güçleri 5 Eylül 2001'de Velioğlu'nun halefi Sulhattin Uruk'u öldürdü; Uruk'un halefi Mehmet Beşir Varol da 17 Mayıs 2003'teki operasyonlarda tutuklandı. Bu operasyonlara rağmen KH Türkiye ve Avrupa'da yeniden toparlanıyor gibi görünüyor. Peki bu toparlanma nasıl açıklanabilir?

  • Örgütün sempatizan kadrosu (polisin ele geçirdiği bilgisayar dosyalarına göre, 20 bin gibi şok edici bir sayıdadır) faaliyetlerini sürdürdü.
  • İsa Altsoy'un yeni liderliği altında örgüt, taban desteği tesis edebilmek için şiddetten uzak durmaya dikkat etti. Daha önce hiç yayın çıkarmayan KH, bugün medyayı kamuoyuna ulaşmak amacıyla kullanıyor. 2004'te örgüt altı kitap yayımladı (her biri 8 bin nüsha basıldı) ve bu kitaplardan biri örgütün tarihini anlatıyor. Buna ek olarak, üç de dergi çıkardı: Gönülden Gönüle Damlalar, İnzar (İstanbul Fatih'te yayımlanan bu dergi 7 bin adet dağıtılıyor ve bu sayı giderek artıyor) ve Müjde (İsviçre, Basel'de yayımlanıyor). Dahası örgüt iki kitabevi (Elazığ'da Davet ve Batman'da Risale Kitabevi; her ikisi de Türkiye'nin doğusunda) ve Diyarbakır'da İnsan Hakları ve Mustazaflarla Dayanışma Derneği adında bir sivil toplum kuruluşu açtı.
  • Grubun tutuklanmaktan kurtulan askeri kanat ve üst düzey üyeleri Avrupa'ya kaçtı. Diğerleri Suriye'ye ve Kuzey Irak'a gitti. İstihbarat kaynaklarına göre Kuzey Irak'ta 100 kadar örgütsüz KH üyesi olabilir.
  • 29 Temmuz 2003'te Türkiye PKK üyeleri yararlansın diye bir af yasası çıkardıktan sonra 950 KH militanı hapisten salıverildi (yasadan yararlanan PKK'lı sayısı ise 720'de kaldı). Salıverilen KH militanlarının çoğunluğu ya Türkiye ya da Avrupa'da örgüt saflarına geri döndü.
    2002 yılından bu yana örgüt Avrupa'daki Kürtler arasında (bilhassa Almanya, Hollanda, İsviçre ve Avusturya'da) faaliyetlerini yoğunlaştırdı; bu amaçla dernekler, camiler, spor kulüpleri ve küçük işyerleri kurdu (Köln ve Hamburg'taki camiler buna örnektir). Güçlenme programının bir parçası olarak tartışma grupları ve Avrupa'daki düğünleri ve cenazeleri ziyaret eden örgütlü propaganda timleri oluşturdu. KH'nın büyüyen Avrupa ağı, fitre ve zekât gibi Müslüman yardım geleneklerini kullanarak gelir sağlıyor. Diğer gelir kaynakları arasında KH kontrolündeki camilerde toplanan bağışlar, KH'nın sahip olduğu küçük işyerleri ve KH tarafından kaçırılan işadamları için ödenen fidyeler var. Bir istihbarat kaynağına göre, en önemli kaynak da şu: 2004'te KH, Kaide ile ilişkili gruplardan, Londra üzerinden para almaya başladı.
    KH'nın Avrupa'da kök salması ile Kaide'den mali destek alması arasında bir bağlantı olabilir. Bir istihbarat uzmanına göre, örgütün Suriye'deki kadrosu, dünyanın dört bir köşesinden gelen Kaide militanlarının Irak'a sızmasına yardımcı oluyor. Bunun sonucunda, dayanışma üzerinden faaliyet gösteren ve yanı sıra para toplayan Avrupa'daki Kürt üssü sayesinde KH, kendi ağı sıkı gözetim altında bulunan Kaide'ye, Avrupa'dan gelip Türkiye üzerinden Suriye'ye ve oradan da Irak'a geçebilmesi bakımından, gözlerden çok daha uzak bir alternatif köprü sağlıyor.

    Terör listesine dahil edilmeli
    KH'nın Türkiye'de yeniden dirilmesi, Avrupa'da sürdürdüğü örgütlenmesi ve Kaide ile muhtemel bağlantıları, bu örgütü hiç olmadığı kadar tehlikeli kılıyor. Aşağıdaki adımlar, KH'nın Türkiye, Avrupa ve ABD için oluşturduğu tehdidi azaltabilir: Avrupalı, Amerikalı ve Türk istihbarat yapıları arasında daha iyi işbirliği: Bu işbirliği KH'nın yeteneklerine dair, tek tek istihbarat servislerinin mevcut sınırlı bakışlarıyla göremediği daha büyük bir resmin çıkarılmasına yardımcı olabilir. KH'nın Avrupa ve ABD'nin terör listelerine dahil edilmesi: Bu, Avrupa hükümetleri ve Avrupa Birliği'nin grubun kıtada giderek büyüyen finans ve toplumsal ağının çökertilmesi bakımından özellikle etkili olacaktır. Türkiye'de iktidarda olan AKP hükümetinin KH'ya karşı kararlı mücadelesi: Bu özellikle önemli, zira KH öncülüğündeki terör eylemleri, İslamcı şeceresinin mirasından kurtulmak yönünde hareket eden AKP'nin güvenilirliğini zedeleyecektir. (Washington Institute for Near East Policy'nin web sayfasında yayımlanan rapor, Soner Çağatay Washington Institute'teki Türkiye Araştırmaları Programı'nın yöneticisi/Emrullah Uslu terörizm karşıtı istihbarat uzmanı, 25 Ocak 2005)


  • Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 5 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
    puan
    8
    Yorum sayfasındaki diğer haberler
    ÖZLÜ SÖZ #333
    "Kadının Sesi'ni izledikten sonra 'Bi sus be Türkiye,' diyesim geldi."
    Tempo'dan Arzu Erdoğan'ın, Yasemin Bozkurt'la yaptığı söyleşinin giriş yazısının son cümlesi.

    Haber Arama
    Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

    Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

    © Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.