Radikal-çevrimiçi / Dış Haberler / Gazeteci maaşları
Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  2 Şubat 2005 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Bugünkü Radikal
 Ana Sayfa
 Sıcak Haber
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Kimseyi övmeyen, kimseyi kötülemeyen, kimseden yakınmayan, kimseyi suçlamayan olgun insandır.
Epictetos
Tarihte Bugün
Takvimler 02 şubat tarihini gösterdiği zaman...

1978 yılında,
1978 yılı bütçesi, TBMM Bütçe Karma Komisyonu'nda 264 milyar 814 milyon TL. olarak kabul edildi.
1978 yılında,
Milli Savunma Bakanı Hasan Esat Işık, "ordu içinde kontr-gerilla yoktur" dedi
1998 yılında,
ABD ile Irak arasında başlayan ikinci Körfez krizi giderek tırmandı. Türkiye arabulucu olmayı kabul etti ve Dışişleri Bakanı İsmail Cem'i Bağdat'a gönderme kararı verildi.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla | Arşive Ekle Dış Haberler 

Yorgo Kırbaki Gazeteci maaşları

Yorgo Kırbaki

02/02/2005 (4134 kişi okudu)

Atina'da şehrin ta göbeğindeki Zalakosta sokağının 1. numaralı binasının birinci katına çıkan merdivenin basamaklarını önce 10 yıl süreyle Anadolu Ajansı, son sekiz yılda Radikal ve NTV muhabiri olarak herhalde binlerce defa çıktım. Eski adıyla Basın Bakanlığı, yeni adıyla Enformasyon ve İletişim Genel Sekreterliği'nin birinci katında hükümet sözcüsünün günlük basın toplantılarını yaptığı toplantı salonu var. İlk başlarda salona girdiğimde bazı Yunanlı meslektaşlarımın binanın üst katlarından inip geldiklerini görürdüm. Önceleri bakanlığın üst katlarında kafeterya olduğunu sandım. Durumu hayli sonra öğrendim.
Şimdi belki duyduğunuza inanmayacaksınız ama Yunanistan'da hem çalıştıkları medya kuruluşundan, hem de 'danışman' ya da 'çalışma arkadaşı' göründükleri devlet ya da kamu kuruluşlarından maaş alan yüzlerce gazeteci var. Yıllardır süregelen bu 'düzen' iyice yerleşmiş. Bu gazetecilerin statüsü kanunlara uygun. Hem çalıştıkları medya kuruluşu, hem de devlet ya da kamu kuruluşunun bordrolarında görünüyorlar, vergilerini muntazaman ödüyorlar. 1997'den beri de 60/15-4-97 sayılı kararname ile her yıl hem özel hem devlet kuruluşlarında çalışan bu gazetecilerin listesi oluşturuluyor. Liste yayımlanmıyor ama ilgililer içeriğinden haberdar.
Bu gazetecileri sayısı tam bilinmiyor. İddialara göre sadece Enformasyon ve İletişim Genel Sekreterliği'nde 200'den fazla gazeteciye maaş ödeniyor. Diğer bakanlıklar, belediyeler, devlet bankalarında da bu tip gazeteciler var. İddialar öyle ki, danışman oldukları devlet kuruluşuna hiç uğramadan bile maaş alanların sayısı az değil.
Hükümet Sözcüsü Teodoros Rusopulos geçenlerde bir de örtülü ödeneklerden gelir sağlayan gazeteciler olduğunu çağrıştırdı. Medya konunun üstüne gidince Rusopulos, dikkatleri başka yöne çekti ve gazeteci sendikaları isterse 2003'te devletten maaş alan gazetecilerin listesini açıklamaya hazır olduğunu söyledi. 2004'teki listeyi açıklamak içinse önce gerekli bilgileri toplaması gerektiğini belirtti. Yunanistan'da geçen yıl iktidar değişti ve iddialara göre iktidar partisi Yeni Demokrasi'ye yakın çok sayıda gazeteciye devletten maaşa bağlandı.
Atina Gazeteciler Birliği'nin (ESHEA) tüzüğüne baktım. Meslek ilkelerinin izahı yapılırken 'Gazeteci, devlet ya da özel sektör müesseselerinde maaş karşılığı bağımsızlığına şüphe doğurabilecek görev yapmamalı' diyor. Muhalefet parlamentoya soru önergeleri yağdırıyor bugünlerde. Kabine üyelerine 'Bakanlığınızda kaç gazeteci çalışıyor' sorusu ağırlıklı.
Bakalım ne cevap verecekler.

Halk duyarsız olur mu?
Kavafis, ünlü 'İthaki' şiirinde bir hedefe ulaşılamasa bile ulaşmak için sarf edilen çabanın da önemli olduğundan bahsediyor.
Türk medyasında tsunami felaketzedelerine yardım için 16 Ocak'ta İstanbul'da düzenlenen konser hakkında bir sürü şey okudum, izledim. Konser salonu doldurulamamış, bilet fiyatları 20 YTL'den 10 YTL'ye indirilse de Mydonose Showland'e gidenlerin sayısı kimine göre 500'ü, kimine göre 1000'i, kimine göre 2 bini geçmemiş. Organizatölere göre sanatçılar hem konsere katılarak hem de bağışta bulunarak görevlerini yapmışlar, halk ise duyarsız kalmış.
Aynı günlerde Yunan medyası da yardım için konser verileceğinden bahsediyordu. Ne varki bu konser 1-2 değil tam 10 gün sonraydı. İstanbul'daki konserin organizasyonunu Magazin Gazetecileri Derneği, Atina'daki konseri ise Yunan devlet radyo-televizyonu ERT üstlenmişti. ERT tüm imkânlarını seferber etti. Politikacılar, sanatçılar, yazarlar halkı bu 'sevgi konseri'ne çağırdı. Atina'nın dört yanında günler öncesi seyyar bilet satış noktaları açıldı. Gazeteler konsere katılacağını açıklayan her sanatçı için neredeyse ayrı haber yaptı. Yetkililer, normalde saat 24.00'te sona eren şehir içi otobüs ve tren seferlerini konser günü saat 03.00'e kadar uzattı.
Ve Atina Olimpiyat Spor Salonu'ndaki konserin biletleri günler öncesi satıldı. Tam 17 bin kişi fiyatı 10 ile 20 euro olan o biletlerden aldı ve hepsi de 26 Ocak'ta o muhteşem konseri izlemek için oradaydı.
Salonda kurulan dev sahnenin dekoru mükemmeldi. Felaket sonrası çekilmiş çocuk fotoğrafları dizilmişti yan yana.
Dev monitörlerden felaketi hatırlatan görüntüler... Önce ERT'nin 50 kişilik orkestrası sahnede yerini aldı. Sonra da Haris Aleksiu, Yorgos Dalaras ve Marios Frangulis gibi 50 tanınmış sanatçı, çıkıp şarkılarını söyledi.
İstanbul'daki konser sırasında birçok sanatçının bağışta bulunduğunu okudum, Atina'daki konserde böyle bir anons yapılmadı. Aleksiu, Dalaras ya da başka bir Yunanlı sanatçı bağışta bulundu mu, bilmiyorum ama bulunsaydı da konser saatinde kimse bunu söylemezdi. Atina'daki konserde 300 bin avro civarında para toplandı. Yardım kampanyasının toplam miktarı ise 20 milyon avro'ya ulaştı.
Her şeyi ile farklı düşünelerek organize edilmiş iki konsere ilgi göstermeyen 'duyarsız' gösteren ise 'duyarlı' mı oluyor şimdi?



Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 4 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
puan
10
Dış Haberler sayfasındaki diğer haberler

 Sıcak Haber

  • 10:59:00 - Üç ülkede deprem
  • ÖZLÜ SÖZ #132
    "İnsanlarda bir sevgi duygusu uyandırdığımı biliyorum, çünkü ben de insanlığa sevgiyle yaklaşıyorum. Zengini de, fakiri de, Rus'u da,
    Çinlisi de aynı olsun istiyorum. Hepimizin duyguları aynı çünkü."
    Gandhi/ Pollyanna/ Rahibe Teresa tadında Yasemin Kozanoğlu...

    Haber Arama
    Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

    Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

    © Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.