Acý bir Susurluk öyküsü
|
Baba Ýzzettin Aslan, 10 yýldýr hiçbir haber alamadýðý oðlunun ancak mezarýna ulaþabildi. Kafatasýndaki kurþun izi açýk biçimde görülüyor...
FOTOÐRAF: ÖZGÜR CEBE/DHA
|
Resmi makamlar tarafýndan varlýðý kabul edilmeyen JÝTEM'in bir cinayeti aydýnlandý: Savcýnýn ve askeri yetkililerin gözetiminde açýlan mezarda çýkan kemiklerin Aslan'a ait olduðu DNA testiyle de doðrulandý
03/02/2005 (5531 kiþi okudu)
AHMET ÞIK (ArÅŸivi)
ÝSTANBUL - Her an birilerinin kuytu bir yerlerde kýstýrýlýp kaçýrýlabildiði ve 'kayýp kentin' nüfusunun hýzla arttýðý günlerden biriydi. Murat Aslan; 10 Haziran 1994'te Diyarbakýr'ýn Yeniþehir Semti, Ali Amiri 1. Sokak'ta arkadaþlarýnýn yanýndayken polis kimliði gösteren kiþilerce yaka paça bir arabaya bindirildi. O günden itibaren Aslan'ýn akibeti 'sýr' olarak kaldý. Ta ki JÝTEM kadrosunda yer alan Abdülkadir Aygan'ýn itiraflarýnýn Ülkede Özgür Gündem gazetesinde yayýmlandýðý 12 Mart 2004 tarihine dek.
Aygan, kendisi de faili meçhul cinayete kurban giden binbaþý Ahmet Cem Ersever'in ekibindeydi ve katýldýðý cinayet, yaralama, adam kaçýrma, bombalama gibi olaylarý sýralarken sýra 1969 doðumlu Açýk Öðretim 2. sýnýf öðrencisi Murat Aslan'a gelmiþti. Aygan, itiraflarýnda dönemin Bölge Jandarma Ýstihbarat Grup Komutaný emekli albay Abdülkerim Kýrca'nýn da bizzat olayýn içinde olduðunu vurguladýðý Aslan cinayetini þöyle anlattý:
"Murat Aslan isimli þahýs, Yeniþehir Semti'nde, yani Diyarbakýr Belediyesi civarýndan alýnarak, (Abdülkerim Kýrca o sýrada bizzat oradaydý) zorla sivil Toros arabaya bindirildi ve JÝTEM'e getirildi. Daha sonra Silopi JÝTEM Ýstihbarat Tim Komutanlýðý'na götürüldü. Burada iþkenceyle sorgulandýktan sonra Dicle Nehri'nin kenarýndaki bir dereye götürüldü. Derede öldürülerek üzerine benzin döküldü ve yakýldý. Bu dere Körtük Köyü'nün karþýsýna düþen bir dere idi."
Oðlunun izini sürdü
Ýtiraflarýn yayýmlandýðý 12 Mart 2004'te 10 yýl önce kaçýrýlan Murat Aslan'ýn öldürülmüþ olduðundan kimsenin kuþkusu kalmamýþtý. 10 yýl boyunca o kadar çok kapýya baþvurmuþlar ve o kadar çok kapý yüzlerine kapanmýþtý ki. Baba Ýzzettin Aslan'ýn tek kabullenemediði, oðlunun yanmýþ cesedinden geriye hiç bir iz kalmamýþ olmasýydý. Oðluna iliþkin hayal ve umutlarý kül olmuþtu olmasýna da, hiç deðilse bayramlarda ziyaret edebileceði bir mezar taþý olsun istiyordu. Bu isteði onu, gayya kuyusunun içinde küçük de olsa bir iz yakalayabileceði inancýyla, yýllar sonra oðlunun kaçýrýldýðý, iþkence yapýldýðý ve infaz edildiði olaylar zincirinin yaþandýðý o meþum yere sürükledi. Aslan'ý, onlarca faili meçhul cinayetin yaþandýðý bu yerde araþtýrma yapmak ürkütmedi. Çünkü acýlý babanýn zihninde sevgili oðlunun doðum ve ölüm çýðlýklarýnýn dýþýnda baþka bir sese yer yoktu.
Ýnfazýn tanýðý çoban
Aslan, Abdülkadir Aygan'ýn itiraflarýnda zikredilen Körtük Köyü'ne giderek çobanlarýn da yardýmýyla araþtýrmalarýna baþladý. Civar mezralarda oturan köylüler, anlatýlanlara uygun bir olayý anýmsýyorlardý. Hatta çobanlardan biri, bu infazýn uzaktan tanýðýydý. Köylüler, tanýk çobanýn cinayetten birkaç gün sonra olay yerine giderek yanmýþ haldeki cesedi, açtýðý bir çukura gömdüðünü, mezar yeri kaybolmasýn diye de etrafýný taþlarla çevirdiðini, bunca zamandýr korkudan yetkililere gidemediklerini anlattý.
Savcý mezarý açtýrdý
Baba Aslan aradýðýný bulduðunu hissetti. Biraz yardým düðümü tamamen çözecekti. Ýnsan Haklarý Derneði (ÝHD) Diyarbakýr Þubesi'ne baþvurdu. Þube Baþkaný Selahattin Demirtaþ ve Diyarbakýr Barosu Baþkaný Sezgin Tanrýkulu, baba Aslan'ýn anlattýklarýndan ikna olmuþtu. Diðer avukatlarý da yanlarýna alarak 19 Nisan 2004 günü Silopi Cumhuriyet Baþsavcýlýðý'nýn kapýsýný çaldýlar. Körtük Köyü'ndeki bu mezarýn açýlmasýný istiyorlardý. Talep üzerine avukat heyeti ile askeri yetkililer ve bir doktorla olay yerine giden savcý Ayhan Önder'in açtýrdýðý mezardan, topraðýn yaklaþýk 15 cm altýnda yanýk izleri belli olan kemikler çýktý. Önder, kemikleri bir torbaya koyup bir uzman çavuþ gözetiminde DNA testinin yapýlmasý için Ýstanbul Adli Týp Kurumu (ATK) Baþkanlýðý'na gönderdi ve soruþturma açtýrdý.
DNA testi yapýldý
Ýstanbul ATK'nýn 23 Haziran 2004 tarihinde açýkladýðý raporda, Aslan'ýn kafatasýnda 8 milimetre çapýnda ateþli silah mermi çekirdeði giriþ deliði ile çýkýþ deliðinin tespit edildiði otopsinin dýþ muayenesinde, incelenen örneklerin iskeletleþmiþ olmasý nedeniyle atýþ mesafesinin tespitinin yapýlamadýðý kaydedildi. Biyoloji Ýhtisas Dairesi'nce, Aslan'ýn diþlerinden alýnan numunelerden yapýlan DNA testi de 9 Eylül 2004'te sonuçlandý. Raporda, "Bulunan ceset yüzde 99.99 Ýzzettin ve Güli Aslan çiftinin müþterek çocuklarýdýr" denildi.
30 kiþiye suç duyurusu
ÝHD Diyarbakýr Þubesi'nde, olayýn açýða çýkmasýnýn ardýndan dün yapýlan açýklamada þöyle denildi:
"Ýzzettin Aslan, baþvurmadýðý merci kalmamasýna raðmen, bir itirafçýnýn beyanlarý yayýmlanana kadar hiçbir bilgiye ulaþamadý. Abdülkadir Aygan'ýn beyanlarý üzerinde artýk ciddiyetle durulmasýný, ilgili savcýlýklarýn derhal harekete geçmesini bekliyoruz. Aygan'ýn itiraflarýnda belirttiði ve aralarýnda dönemin OHAL Valisi Hayri Kozakçýoðlu ile Ünal Erkan'ýn da bulunduðu jandarma yetkilileri ve JÝTEM mensubu 30 kiþi hakkýnda suç duyurusunda bulunacaðýz."
Aygan Avrupa'da
1985'e kadar PKK'lý olan Abdülkadir Aygan, bu tarihten sonra teslim oldu ve Diyarbakýr Cezaevi'nde 'Ýtirafcýlar Koðuþu'na kondu. Piþmanlýk Yasasý'yla 1990'da tahliye olan Aygan askere alýndý. Yeni kurulan JÝTEM'in ilk yedi kiþilik kadrosunda yer aldý. Askerlikten sonra itirafçýlara 'sivil memur' statüsü tanýndý. Bundan sonra 'Þerif Aslan' kod adýný kullanan Aygan'a itirafçý olmasý nedeniyle 'Aziz Turan' adýna resmi nüfus cüzdaný çýkarýldý. JÝTEM'de 10 yýl çalýþtý. Ülkede Özgür Gündem gazetesinde yayýmlanan itiraflarýndan sonra yurtdýþýna çýkan ve Avrupa'da yaþadýðý sanýlan Aygan 5 çocuk babasý.
29 cinayet daha var
Abdülkadir Aygan'ýn JÝTEM tarafýndan öldürüldüðünü söylediði 29 kiþi þunlar: Musa Anter, Vedat Aydýn, Musa Toprak, Mehmet Þen, Talat Akyýldýz, Zahit Turan, Necati Aydýn, Ramazan Keskin, Mehmet Ay, Murat Aslan, Ýdris Yýldýrým, Servet Aslan, Sýddýk Yetmez, Edip Aksoy, Ahmet Ceylan, Þahabettin Latifeci, Abdülkadir Çelikbilek, Mehmet Salih Dönen ve ismi öðrenilemeyen amcasý, Ýhsan Haran, Fethi Yýldýrým, Abdülkerim Zoðurlu, Zana Zoðurlu, Melle Ýzzettin ve ismi öðrenilemeyen þoförü, Hakký Kaya, Harbi Arman, Fikri Özgen ve Muhsin Göl.