Günün Sözü
Kavramak için görmek, görmek için de dikkatle bakmak gerek. Pitigrilli
Tarihte Bugün
Takvimler 28 mart tarihini gösterdiği zaman...1966 yılında, Cevdet Sunay Türkiye'nin 5.Cumhurbaşkanı oldu.Görevi 28 Mart 1973'te sona erdi.
|
 |
 |
 |
Beklenti yönetimi ve sıcak para
Uğur Civelek
28/03/2005 (2096 kişi okudu)
Beklenti yönetimiyle sıcak para ilişkisi açısından yeni bir döneme girdiğimiz söylenebilir. Son iki yıl içinde sıcak para akımlarıyla desteklenen beklenti yönetimi kısmen etkili olmuştu. Uluslararası sermaye piyasalarındaki beklentilerin değişmesi doğal olarak sıcak para akımlarını da etkileyecek; beklenti yönetiminin etkinliği de kaçınılmaz olarak azalacak. Beklentileri şekillendirenlerin söylemi değişmezse inandırıcılıkları gerileyecek. Döviz kuru ile enflasyon arasındaki ilişkinin iyice zayıfladığı, finanse edilebildiği sürece cari açığın sorun yaratmayacağı gibi ifadeleri her fırsatta kullananlar ciddi bir güven kaybına uğrayacak.
Evet son iki yılda reel kesimin durumu hızla kötüye giderken, sıcak para destekli beklenti yönetimi sayesinde mali kesim ciddi bir sıkıntı yaşamamış, kamu borçları çevrilebilmişti. Bu durum uygulanan programın başarısı olarak kamuoyuna aktarılmıştı. Uluslararası kurumlar, kredi değerlendirme şirketleri ve yabancı bankalar içerideki koroya eşlik ederek yaşananları alkışlamıştı. AB ve IMF çıpalarının bu sonuçta etkili olduğu iddia edilmişti. Küresel düzeyde etkisini hissettiren aşırı gevşek para politikaları, giderek olumsuzlaşan rekabet koşulları nedeniyle azalan getiri ve tasarrufların sabit getirili menkul kıymetlerde oluşturduğu balon ihmal edilmişti. Söz konusu ilginin son yaşanan gelişmeler sonucunda yön değiştirmesi ülkemizi de etkileyecek, bazı gerçekler açığa çıkacak.
Bu aşamada bir hatırlatma yapmakta yarar var. Türkiye gibi IMF ve AB çıpası olmayan diğer gelişmekte olan ekonomiler de sıcak para akımlarından yararlanmıştı. Sabit getirili menkul kıymetler dünyanın her yerinde prim yapmış, uzun vadeli faizlerle reel faizler gerilemişti. Eğer ilgi sadece ülkemize yönelik olsaydı, bunun iddia edilen sebeplerden kaynaklandığını kabul edebilirdik; son bir ay içinde piyasalarımızda yaşanan gelişmeleri dikkate alırsak, durumun beklenti yönetiminin ifade ettiğinden çok farklı olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Ayrıca sıcak paraya ilişkin tartışmalardan hareketle açığa çıkması gereken bir konu var: AB ve IMF yolunda ilerlendiği ve mevcut program uygulamalarına devam edildiği sürece sıcak paranın denetimi veya vergilendirilmesi mümkün değil. Başka bir deyişle sıcak parayı denetleme veya vergilendirme yoluyla olumsuz etkinin sınırlandırılması demek mevcut rotanın değiştirilmesi anlamına gelir. Hal böyle olduğu için belli kesimler mevcut gidişatın alternatifi olmadığını düşünüyor, daha radikal alternatifler elbetteki var fakat bu durumda bugünkü başrol oyuncuları oyun dışı kalıyor...
Sonuçta AB ve IMF çıpalarıyla destekli program ve beklenti yönetimi, sıcak para desteğinden mahrum olursa nelerin yaşanacağı yalnız ülkemiz açısından değil, bölgemiz ve küresel dengeler açısından da büyük önem taşıyor. Türk Lirası'nın bugünkü ölçüde aşırı değerlenmesi, enflasyon ve faizlerin seri bir şekilde gerilemesi, cari açıktaki kontrolsüz büyümeye rağmen kamu borcunun çevrilebilmesi büyük ölçüde sıcak para sayesinde mümkün olabildi. Sıcak para ise AB ve IMF çıpalarından çok sabit getirili menkul kıymetlere yönelik ilgiyi olağandışı boyutlara çıkaran küresel koşullardan kaynaklandı. Bugün dışsal koşulların değişmiş, sabit getirili menkul kıymetlere olan ilginin azalma eğilimine girmiş olması, sıcak paradaki eğilimi etkileyecek. Çıkış en iyi ihtimalle sınırlı kalsa bile, artık net giriş olamayacak. İç piyasalarımızdaki rüzgârların yön değiştirmesi ihtimaliyse giderek büyüyecek. Net dış borç ödemesi, kısa vadeli borçların kontrolsüz bir şekilde artması, ekonomi durgunlaşması ve net iç borçlanmaya yüklenmenin karşılıklı olarak birbirini olumsuz etkilemesi gibi ihtimaller belirsizliği önemli ölçüde artıracak. Gerek bu durum, gerekse olumsuz dış koşullar net doğrudan yatırım girişini de etkileyecek!..
Geçtiğimiz hafta içinde finansal piyasalarda yaşanan olumsuzluğun durulması her şeyin eski rotasında gideceği anlamına gelmiyor. AB ve IMF konularındaki telaşlı çaba da kısa vadeden öteye durumu değiştirmiyor; durum iki yıl öncesine göre çok farklı. Döviz kuru, enflasyon ve faizlerde son iki yılın eğilimleri, ömrünü tamamladı. Artık, oldukça sıkıntılı geçmeye aday yeni bir dönem başlıyor. Eski beklenti yönetimi çerçevesindeki nakaratlaşmış söylemse tepkileri artırmaktan başka bir işe yaramayabilir...
|
Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 19 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
|
puan 6 |
Ekonomi sayfasındaki diğer haberler
Sıcak Haber
17:30:00 - Serbest piyasada dolar 1.3870 YTL
|
 |
 |
 |
ÖZLÜ SÖZ #18
"Tostunuzu yiyin, 6 Kasım'da geliyoruz." Galatasaraylı taraftarlar, 6 Kasım'daki Fenerbahçe maçı öncesinde pankart açıyorlar.
Haber Arama
Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.
|