Radikal-çevrimiçi / Türkiye / İngilizce nasıl öğretilir?
Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  30 Temmuz 2005 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Bugünkü Radikal
 Ana Sayfa
 Sıcak Haber
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Kendinizi yönetirken kafanızı, başkalarını yönetirken kalbinizi kullanın.
Bussy
Tarihte Bugün
Takvimler 30 temmuz tarihini gösterdiği zaman...

1952 yılında,
Sendikalar Birliği (Türk-İş) Ankara’da kuruldu.
1977 yılında,
Sakarya'da Genel-İş Sendikası üyesi 500 belediye işçisi toplu sözleşme anlaşmazlığı nedeniyle greve başladı.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla | Arşive Ekle Türkiye 

Haluk Şahin İngilizce nasıl öğretilir?

Haluk Şahin

30/07/2005 (4301 kişi okudu)

Gazetelerden, televizyon haberlerinden, internet sitelerinden kopuk bir 10 gün geçirdim. Doğanın seslerine ve sıradan hayatın kendi gündemine kulak vermeye çalıştım.
Bu gündemde dar anlamıyla siyasetin bulunmadığını bir kez daha gördüm. Parti kavgaları, seçim hesapları, diplomasi manevraları gibi şeylere ilgisizlik ileri aşamalarda...
Üniversite sınav sonuçlarının belli olduğu döneme denk geldiğinden olsa gerek, eğitim konusu fazlasıyla dillerdeydi. Üniversite sınavlarında kim ne puan almış, tercih olarak nereleri hangi sırayla yazacakmış gibi şeyler...
Heyhat! Çocuklarımız geleceğe korkuyla bakıyorlar. Onlar için inşa ettiğimiz dehşet verici labirentte kendilerine çıkış yolları arıyorlar. Çaresizlik söylemi egemen.
Onlarla gelecekleri konusunda konuşurken utançtan yüzüm kızarıyor...
Belli ki, eğitim konusunda çok farklı biçimlerde düşünmek, radikal adımlar atmak zorundayız. Hayır, beylik şeylerden, imam-hatiplilerin puanlarından, türbandan, YÖK'ten söz etmiyorum. Çok daha büyük bir soru var kafamda:
Çocuklarımızı içinde yaşayacakları yeni dünyaya nasıl hazırlayacağız? Onları mutlaka sahip olmaları gereken becerilerle nasıl donatacağız?
Örneğin, onlara İngilizceyi nasıl öğreteceğiz?
Kimse kendisini kandırmasın: Yarının dünyasında birazcık ağırlık taşımak isteyen herhangi bir kimsenin İngilizce bilmemek gibi bir lüksü yok, olamaz. İngilizce küreseleşşen dünyanın ortak dili haline geldi, ulusal dillerden bir kısım varlığını sürdürse de, İngilizceye ihtiyaç gittikçe artacak, çünkü kullananları çoğaldıkça İngilizcenin açtığı kapılar da çoğalmaya devam edecek.
Ne zamana kadar mı? En azından 2050'li yıllarda Çin dünyanın dominant gücü haline gelinceye kadar... Belki onlar da Çinceyi ikinci dil olarak tutmayı tercih ederler. Çin halkının hummaya tutulmuş gibi İngilizce öğrenmeye çalışması boşuna mı?
Ya biz? Ne yazık ki, normal eğitim süreçlerimizde çocuklarımıza doğru dürüst İngilizce öğretemiyoruz. Yöntemler deneniyor, özel okullar açılıyor, trilyonlar harcanıyor... Sonuç parlak değil. Sözümona sekiz yıl İngilizce öğrenim görmüş çocuk, İngiliz'in bulvar gazetesini okuyamadığı gibi, lokantaya girip yemek bile ısmarlayamıyor.
Uzun yıllardır durum böyle. Belli ki, bir şey yanlış ve o yanlışta diretmekteyiz.
Bence bu konuda çok farklı şeyler deneyebiliriz, nasıl olsa kaybedecek bir şey yok. Üstelik, örneğin benim önereceğim 'öğrenme istasyonu' formülü şimdikinden çok daha ucuza çıkar.
Öneri şu: Her okulda İngilizce öğretmeye çalışmak (ve başarısızlığa uğramak) yerine, okullardan İngilizceyi kaldıralım, belirli merkezlere İngilizce öğrenme istasyonları kuralım: Laboratuvarı, anadili İngilizce olan öğretmenleri, tüm diğer donanımlarıyla... Öğrenciler (ve hatta isteyen tüm yurttaşlar) bu istasyonlardan yararlanabilsinler. Kurslara yazılsınlar, pratik çalışsınlar. Bunu ister yazın, ister geceleyin, ister hafta sonları yapsınlar...
Amaçları, tıpkı lisan okullarında olduğu gibi belirli yeterlilik düzeylerine çıkarmak şeklinde tanımlansın: Örneğin TOEFL'da 500 puan gibi...
O noktaya ister iki yılda ister beş yılda ulaşan herkes dil sorununu çözmüş sayılsın.
Böyle bir uygulamayla okulların sırtından ne kadar büyük bir yükün kalkacağını düşünebiliyor musunuz? Okullar arasındaki olanak ve öğretmen eşitsizliğinin ortadan kalkması da cabası. Kolejlisi de, liselisi de, imam-hatiplisi de aynı istasyondan İngilizce dersi alıyor!
İstasyon sistemi sonucunda İngilizceyi şakır şakır konuşanların sayısının hızla artacağına iddiaya girerim.
Pilot olarak da olsa bir yerlerde denemeye değmez mi? O zaman belki sıra okul dışı başka bilgi ve beceri istasyonlarına da gelir.



Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 11 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
puan
7
Türkiye sayfasındaki diğer haberler
ÖZLÜ SÖZ #17
"Besim Tibuk: "Futbolda ofsaytı kaldıracağız. Türkiye'nin sahillerini, özellikle tarıma elverişsiz bölgeleri yabancı yatırımcılara peşkeş çekeceğiz."
İsmail Cem: "Herkesin tansiyonu bedava ölçülecek.""
Seçimler yaklaşırken, parti liderleri kimi nasıl etkileyeceğini şaşırdı.

Haber Arama
Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

© Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.