|
Başbakanımız mürekkep yalamış
Başbakan, Danimarka'da ilginç konuştu: Bilene sorarsın, dinde yeri varsa saygı duyman gerekir. Ben de bu alanda biraz mürekkep yaladım, diyorum ki yeri var
16/11/2005 (1387 kişi okudu)
AA - KOPENHAG - Başbakan Tayyip Erdoğan, üniversitelerde türban yasağı konusunda söz söyleme hakkının mahkemede değil, din ulemasında olduğunu savundu. Erdoğan, "Ben diyorum ki dinde bunun yeri var. Biraz bu alanda mürekkep yaladık" dedi.
Dün, Danimarka Avrupa Hareketi tarafından düzenlenen 'Medeniyetler arası ittifak: Türkiye'nin rolü' konulu toplantıya katılan Başbakan Erdoğan, türban konusundaki soruları yanıtladı.
"Bu sekiz yıllık bir süreç. Bu süreç içinde üniversiteye giden kızlarımız, devlet ve vakıf üniversitelerinde başörtülü olarak derslere girememekte. Bu, din-vicdan ve eğitim özgürlüğünün kısıtlanmasıdır" diyen Başbakan, bu ülkede gerilimlerin ortadan kalkması için toplumsal ve kurumlar arası mutabakata gerek duyulduğunu ifade etti. Erdoğan, bunun sadece AKP'nin değil, Türkiye'nin sorunu olduğunu söylerken, "Şu anda toplumumuzun büyük bir çoğunluğunda bu konuyla ilgili mutabakat var, ama maalesef kurumlar arasında mutabakat yok. Parlamento için de, kuvvetler ayrılığı noktasında da" diye konuştu. Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
Muhtar-Başbakan: AİHM'nin son kararı var. Ben bu kararlara şaşıyorum. Bazı hukuki yorumlara, bazı köşe yazarlarına baktığımız zaman, bizim yaklaşım tarzımızı 'Bunların hukuka saygısı yok' diye değerlendiriyorlar. Bu bir dosya kararıdır. Benim de böyle bir yorumum var. Ben cezaevine girdiğim zaman gazeteler 'Artık muhtar bile olamaz' diyorlardı. Recep Tayyip Erdoğan TC'ye Başbakan oldu. Neyle oldu? Gene yargıyla, değişen, gelişen yasalarla oldu.
Mahkemelerin söz söylemeye hakkı yok: AİHM'nin verdiği bu karara ben yargı kararı olarak uyarım, ama haklar, özgürlükler noktasında doğru bakmam. Niye?
Çünkü nasıl olur da bir insan başını örtüyor diye eğitim, din ve vicdan özgürlüğü ortadan kalkar? 'İnanç hiçbir zaman yasanın önüne geçemez' diyor. Benim bu kızımın böyle bir iddiası yok ki. İnancı böyle olduğu için başını örtüyor, o halde saygı duymak lazım.
Mahkemenin de bu konuda söz söyleme hakkı yoktur. Söz söyleme hakkı din ulemasınındır. Açarsın o dinin mensubuna, Musevi ise o dinin mensubuna, Hıristiyan'sa o dinin mensubuna sorarsın, bunun dinde gerçekten emredici bir hükmü var mı? Varsa, saygı duymak zorundasınız. Yoksa ayrı bir konudur, o zaman siyasi, ideolojik olur. O farklı olay. Dinde bunun yeri varsa saygı duymak zorundasınız.
Dinde bunun yeri var: Ben diyorum ki dinde bunun yeri var. Biraz bu alanda mürekkep yaladık.
Bu alanda hiç alakası olmayanların, İslam dininin aydınlarına sormadan böyle bir kararı farklı bir yere çekmek suretiyle vermek yanlıştır diye düşünüyorum. Bu bizim önümüzde bir sorundur ve er veya geç çözülmelidir. Bu yüzden okula gidemeyen yüz binlerce kızımız var. Bu aşıldığı anda gidebilecekler.
İmkânı olanlar Avrupa'ya, Amerika'ya gidiyor, okuma fırsatını buluyor ama imkanı olmayan mecburen kaderiyle baş başa kalıyor. Buna hakkımız yok. Kurumlar arası mutabakat sağlandığı anda bu sorun aşılacaktır diye inanıyorum ve bu inancımı koruyorum.
|