Radikal-çevrimiçi / Yaşam / Bel, boyun, sırt ağrılarına son (3)
Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  22 Kasım 2005 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Bugünkü Radikal
 Ana Sayfa
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Yaşayan insanların zekası, ölmüş insanlarla en iyi ilişkiyi kitaplar yoluyla kurar.
Bovee
Tarihte Bugün
Takvimler 22 kasım tarihini gösterdiği zaman...

1948 yılında,
II.Türkiye İktisat Kongresi toplandı.
1963 yılında,
ABD Başkanı Kennedy, öldürüldü.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla | Arşive Ekle Yaşam 

Bel, boyun, sırt ağrılarına son (3)

Bel, boyun, sırt ağrılarına son (3)
Hastalar kimi zaman doktordan önce kendine fıtık teşhisi koyuyor. Oysa bel ağrısı çekenlerin sadece yüzde 5'inde bel fıtığı var. Belde veya sırtta ortaya çıkan fıtık, kimi zaman da yayılarak dokuları harap ediyor ama bu süreçte ağrı hissedilmiyor

22/11/2005 (14680 kişi okudu)

HATİCE YAŞAR (Arşivi)

Bel ve boyun fıtığı, yaşam tarzına bağlı olarak günümüzde karşımıza en çok çıkan sorunlardan. Özellikle 30 yaşlarından sonra bel ve boyun şikâyetlerinde ciddi bir artış gözleniyor. Ama her 100 kişiden 70-85'i bel ağrılarından şikâyet ederken, bu kişilerin yalnızca beşinde gerçekten bel fıtığına rastlanıyor. Hayat tarzı, travmalar, zorlamalar, kazalar bel ve boyun fıtıklarının başlıca nedeni. Genetik faktörler pek çok hastalıkta olduğu gibi bel fıtığının oluşumunda da önemli bir etken.
Bel ve sırt ağrılarının toplumda görülme sıklığı yüzde 5 olmasına karşın bunların sadece yüzde 1'i sinirlerde belirti veriyor. Yani bacağa giden sinirler sıkışıyor ve acı yaratıyor. Ancak sinirlerde kendini belli eden her ağrı da bel fıtığı değil. Toplumda sanıldığı kadar yaygın olmayan bel fıtığına yanlış teşhis konduğu da oluyor.
45 yaş altı erişkin nüfusun günlük faaliyetlerini kısıtlayan bel ağrılarından biri olan bel fıtığı ile ilgili merak edilenleri Kozyatağı Acıbadem Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü'nden Beyin Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Müfit Kalelioğlu'na sorduk.
Bel fıtığı denince, ameliyat olup da sağlığına kavuşamayan hastalar akla geliyor. Bel fıtığı konusunda yanlış tanıyla sık sık karşılaşıyor musunuz?
Evet, çok karşılaşıyoruz. Tedavide başarı oranı için de yanlış tanı çok önemli. Çünkü yanlış tanı yanlış tedavi demek. Doktordan, hasta ve hasta çevresinden de kaynaklanabilir yanlış tanı ve tedavi. Bazen hasta yeni öğrendiği bir yöntemden medet umarak deneyebiliyor. Burada hastanın yanı sıra yakın çevresi ve doktorların yaklaşımı da etkili oluyor.
Bel fıtığı nasıl ortaya çıkıyor?
Boyundan bele kadar 33 omur ve bunların arasında diskler vardır. Normalde disk bir zarla kaplıdır ve içinde de jelimsi bir sıvı varıdır. Bazı mikro çatlaklar diskte zayıflığa yol açarak içindeki materyalin dışarı çıkmasına izin verecek hale gelir. Bu disk yüklenme ve hastanın aktivitesi sonucu arkaya doğru hareket eder. İçindeki sıvının bir bölümü zayıflamış bölümden çıkar kökü sıkıştırır. Böylece fıtık oluşur.

Fıtığın yaşı var mı?
Tek neden yoktur burada. Yaş faktörü vardır örneğin. Fıtık 35 yaşından sonra da 20 yaşından önce de görülür. Ancak 20 yaşından önce görülen fıtıkların oranı yüzde 1'dir. Burada kişinin iskelet yapısı da etkilidir. İskelet sisteminde genetikten kaynaklı zafiyet olabilir. Düşme, yaralanma, zorlama, ters hareket, trafik kazası gibi büyük travma olabilir. Fıtık belde de sırtta da oluşabilir. Aslında genel kavram 'disk fıtığı'dır. Ama ağer belden söz ediyorsak buna bel fıtığı deniyor.
Fıtık bombe yaptığı gibi tamamen dışarı da çıkabilir, yer değiştirebilir. Ağrı önce gelen belirtidir. Ancak öyle fıtıklar var ki yayılıyor ve dokuları harap ediyor ancak hiç ağrı hissedilmiyor. Ayrıca fıtıkta tek sorun ağrı duyulması olmuyor. Ağrıyla birlikte nörolojik kayıp dediğimiz felç de meydana gelebiliyor. Felç illa vücudun bir tarafının felç olması demek değil. Belli bir adale grubunda güç kaybı varsa bunu da 'güç kaybı' (felç) olarak nitelendirebiliriz.
Hasta fıtık oluştuğunu hisseder mi?
Hisseder. Bel fıtıklarının neden olduğu etkenlerden biri de 'düşük ayak'tır. Normalde bir rahatsızlığımız yoksa iki topuğumuzun üzerinde durabiliriz. 'Düşük ayak'ta bu yapılamaz. Topuğa basamadığı için ayağını atarak yürür. Bunun farkında olmayanlar doktora gittiklerinde yürüyemediklerini, düştüklerini söylerler. Hasta bazen bize geliyor, ağrısı var ama farkında değil. Muayenede bellli oluyor. Ağrı genelde habercidir. Ancak ağrı kadar nörolojik kayıp da önemli. Pek çok hastalık ağrıdan teşhis edilebilir. Bu yüzden ağrı kesilmeden teşhis konmaya çalışılır. Nörolojik işlevler kaybında hızlı bir kötüleşme varsa bir an önce ortaya konmalı. Hastayla konuşup ayrıntıları öğrenmeye çalışıyoruz. Başka belirti var mı bakılır. Dört-beş teşhis konur.
Bel fıtığının belirtileri neler? Belirtiler hareketlere de yansır mı?
Hasta hareket edemez, çünkü ağrısı vardır. Öne doğru eğilemez, arkaya eğilemez. Yattığında bile ağrı duymaya devam eder. Ağrı nedeniyle ilaç alır. Ancak ne kadar geciktirilirse sorun da o kadar ilerler.
Ağrı, kuvvet kaybı, refleks kaybı, duyu kaybı ve idrarını tutamama durumlarında fıtıktan söz edilebilir. Hepsi aynı anda görülebileceği gibi sadece bazı belirtiler de görülür. Özellikle 'his kaybı' çok önemli bir belirtidir. Bir ata bindiğinizde eğere oturduğunuz bölgelerde his kaybı oluşur. İdrar kontrolü sağlayamaz hasta.

Bacakta hissedilen ağrı
Halk arasında ağrının sağ bacağa vurması durumunda bel fıtığından söz edilir. Ağrı sağ bacağa yayılıyorsa bu gerçekten fıtık mı demektir?
İlla sağ bacağa vurması gerekmez. Ağrı hem sağa hem sola yayılabilir. Bacak ağrısının nedeni omurdan çıkıp bacağa doğru giden sinirlerden kaynaklanır. Sinirin en büyüğü 'siyatik siniri'dir. Omurilikte sinirin çıktığı yerdeki proplemlere bağlı olarak bacak ağrır. O yüzden ikisinde de olur.
Bacağımız ağrıyor derken herkes uyluk bölgesini gösterir. Sadece burayı gösterdiğinden yanlış teşhise neden olabilir. Bacak derken diz altını kastetmeliyiz aslında. Hastanın ağrısını keşfetmesi, tanıması gerekiyor. Tam olarak neresinin ağrıdığını bilmesi lazım. Ağrının şiddetini tarif edebilmeli. Biz ağrıyı şiddetine göre 1'den 10'a kadar sınıflandırıyoruz.
Bel fıtığında hastalar sıklıkla hangi hataları yapıyor?
Hasta bize geldiğinde genellikle teşhisi kendisi koymuş oluyor. 'Benim bel fıtığım var' der. Çoğu zaman gerekmediği halde MR çektirir. Ona MR gerekmediğini söyleriz ama yine çektirir. Hatta çektirmediğinizde rahatsız olur ve 'Doktorumuz ilgilenmedi, MR dahi istemedi' der.

Röntgen ne zaman gerekir?
Bel fıtığının tanısında hangi yöntemlerden yararlanılıyor?
Sadece belde değil, boyun ve sırt ağrılarında da tanı koyabilmek için yapılan çalışmalar, kişinin anatomik yapısını, hastalığı ve özelliklerini doğrulamaya yöneliktir. Kullanışlı strateji geliştirmek için, öncelikle sorunun kaynağı ve boyutu araştırılmalı. Böylece tanının konması ve uygun tedavi planının geliştirilmesi mümkün olur.
Eğer bir hastada nörolojik fonksiyonlarının kaybında hızlı bir artış varsa görüntüleme yöntemlerine acilen ihtiyaç vardır. Röntgen en ucuz ve en sık kullanılan görüntüleme yöntemidir. Giderek artan sayıda daha karmaşık görüntüleme yöntemleri ortaya konmakta ve bunlarla ağrının kaynağı, lezyon derecesi belirlenebilir.

Omurga düşmanları

  • Sigara içmek: Sigara içen insanlarda öksürme sık görülür. Öksürmek bel fıtığı riskinin ortaya çıkışını kolaylaştıran bir faktör. Araştırmalar sigara içenlerde daha fazla bel ağrısı görüldüğünü ortaya koyuyor. Sigara omurgadaki dolaşımı da olumsuz etkiliyor.
  • Kötü beslenme ve şişmanlık: Beslenmenin bel ağrısına direkt etkisi yok, ancak şişmanlığın var. Vücuda aşırı yük binmesi diskleri zayıflatıyor. Fazla kilo duruşu bozarak kas ve bağları zorluyor. Eklemlerde zorlanma da fıtık riskini artırıyor.
  • Yaşlanma: Yaşın ilerlemesi sonucu oluşan doğal biyokimyasal değişiklikler diskin giderek sıvı içeriğini kaybetmesine yol açar. Bu durum da diskin kuvvetinin ve esnekliğinin azalmasını beraberinde getirir.
  • Yanlış duruş: Sıklıkla karşılaşılan fıtık nedenleri. Yanlış ve aşırı yük taşımak bel çevresindeki yapının mekaniğini bozarak hastalığa davetiye çıkarıyor.
  • Hareketsiz yaşam: Daha çok oturarak çalışmak, hareketsiz bir iş ve yaşam tarzının yanı sıra mücadeleye dayalı sporlar, ısınmadan bedensel faaliyete başlamak da fıtık riski yaratır. Uzun süre otomobil kullanmak ve ağır şeyleri yanlış kaldırmak da birer risk faktörü.

    Adım adım fıtık
    Balonlaşma: Omurgadaki disk, zayıflamıştır ancak henüz fıtıklaşma söz konusu değildir.
    Çıkıntı (protrüzyon): Diskin şekli ve pozisyonu değişmiş ve buradan omurga kanalına doğru çıkıntı meydana gelmiştir.
    Fıtık (herni): Diskin içindeki jelimsi sıvı zayıflayan diskten çıkarak fıtıklaşmıştır.
    Akmış fıtık (sektre herni): Diskten dışarı çıkan sıvı omurga kanalının içine akmıştır.

    Sağlıklı beden için...

  • Bel ve kalça kaslarını esneten ve güçlendiren egzersizler veya düzenli spor yapın.
  • Ağır nesneleri nasıl kaldıracağımızı, doğru durma, oturma ve yatma pozisyonlarını uygulayın.
  • Yatakta, koltukta, iskemlede ve otomobilde bel ve boyun destekleyicisi (yastık vb) kullanın.
  • Şişmansanız kilo verin.
  • Stresli bir işiniz ve yaşamınız varsa yoga, meditasyon gibi gevşeme tekniklerini, stresle baş etme yöntemlerini etkin olarak kullanın.


    Kurbağalama yüzmeyin
    Fizik tedavi uzmanı Dr. Demet Parlar: Bel ağrısına karşı öncelikle önerdiğimiz spor yüzme. Ama kurbağalama yüzme de ağrıya yol açabilir. Çocuklar çantaları yüzünden risk altında

    Bel hastalıklarıyla ilgili bilgi veren International Hospital'dan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Demet Parlar, kötü duruşun ağrı oluşumunda en önemli risk faktörü olduğunu söyledi.
    Kötü duruş çok yaygın mı?
    Gerçekten çok yaygın. Hastalarımdan biri çok uzun boylu olduğu için kötü bir duruşa sahip. Çocukluğundan beri böyle olduğunu, utandığı için okuldayken de hep sıranın en arkasında kendini kastığını söylemişti. Dik durmak nedense mütevazılığa tersmiş gibi algılanıyor. 0ysa omurgayı korumak için bu gerekiyor. Bir de büyük göğüslü kadınlar da utandığı için veya başka bir nedenle kötü duruyor.
    Hastalarıma dik durmalarını söylediğimde 'Böyle çok kasıntı olmuyor mu?' diyorlar. Düzgün durduklarında yorulduklarını söylüyor hastalar. Oysa ki hiç yorucu değil. Ama eğer kötü duruşa bağlı olarak kaslar zayıflamaya başlamışsa o zaman yorucudur.

    Ağrının ilacı egzersiz
    Kötü duruş kolayca düzeltilebilir mi?
    Aşamalı bir egzersiz programıyla kasları güçlendirip esnetmeye çalışıyoruz. Birdenbire spor yapmalarını önermiyoruz. Özellikle ağır aktivitelerden kaçınmaları gerekiyor. Önce bizim verdiğimiz tedavi edici egzersizleri uygulamaları gerekiyor. Sürekli yan durmak, tek taraflı olarak ağırlık kaldırmak da riskli. Özellikle okul çocuklarında buna sık rastlıyoruz. Tek taraflı sırt çantası taşınıyor. Bazen yetişkinler de ağır bir poşeti tek taraflı taşıyor. Oysa her türlü ağırlık dengelenerek taşınmalı.
    Beslenmenin omurga ağrılarında etkisi var mı?
    Doğrudan değil ama dolaylı etkisi var. Örneğin yanlış beslenme kiloya yol açıyor. Obezite ciddi bir risk faktörü, çünkü omurgayı yani duruşu bozuyor. Aşırı yük nedeniyle kaslar, bağlar ve eklemler zorlandığından fıtık riski artıyor.
    Stres nasıl etki ediyor?
    Her insanın strese yanıtı farklı. Kimi insan kaslarını kasarak, özellikle boyun bölgesi kaslarını, yanıt verir. Üşümek, rüzgâra maruz kalmak gibi fiziksel stresler de var.
    Kötü pozisyonda çalışmak, ağır kaldırma, doğadan uzaklaşmak da bel ağrılarını artırıyor. Özellikle de uzun saatler boyunca bilgisayar başında çalışmak bel ağrılarının oluşumu için çok önemli bir etken.
    Bel ağrılarına karşı her sporu öneriyor musunuz?
    Her sporu önermiyoruz. Özellikle de ağır sporları. Öncelikle önerdiğimiz spor yüzme. Çünkü yüzme, bütün vücut kaslarını çalıştırır. Özellikle omurga ve bacak kaslarını. Ancak yüzerken de dikkat etmek gerekiyor. Örneğin kurbağalama yüzmeyi önermiyoruz. Daha çok sırt üstü ve serbest yüzülmeli. Yani bel çukuru çok açılmamalı. Bazı hastalar 'Yüzdüm bel ağrım arttı' diye gelirler. Nedeni yanlış stilde yüzmeleridir.

    YARIN: Bel fıtığında uygulanan tedavi yöntemleri


  • Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 6 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
    puan
    9
    Yaşam sayfasındaki diğer haberler
    ÖZLÜ SÖZ #328
    "Bir yılbaşı günü babam eve, elinde Kibariye'nin korsan kaseti ile geldi. O zamanlar korsan kasetin ne olduğunu bilmezdim. Kibariye kasetini hazırlarken birinin gizlice onun sesini kaydettiğini sandım. Tabii sonra benim başıma geldiğinde ne olduğunu çok iyi anladım. O günün benim için çok büyük önemi vardı."
    Emre Altuğ "Okuyucularımıza bir yılbaşı anınızı anlatabilir misiniz?" sorusunu yanıtlıyor. Yılbaşı anısını mı anlatıyor, 'korsan kötüdür' mesajı mı veriyor belli değil.

    Haber Arama
    Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

    Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

    © Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.