Radikal-çevrimiçi / Yaşam / Migrenle yaşamak (2)
Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  2 Ocak 2006 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Bugünkü Radikal
 Ana Sayfa
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Her zaman kalp kıran adam, ayakkabı içindeki taşa benzeyen bir arkadaştır.
Elbert Hubbard
Tarihte Bugün
Takvimler 02 ocak tarihini gösterdiği zaman...

1936 yılında,
Soyadı Kanunu yürürlüğe girdi.
1950 yılında,
Gelir Vergisi Kanunu'nun uygulanmasına başlandı.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla | Arşive Ekle Yaşam 

Migrenle yaşamak (2)

Migrenle yaşamak (2)
Ağrınız doktora gidecek kadar şiddetli mi? Ağrı sırasında mideniz de bulanıyor mu? Ağrı işten alıkoyuyor mu? İkisine evet dediyseniz, migren!

02/01/2006 (7383 kişi okudu)

ÖZGÜR GÖKMEN ÇELENK (Arşivi)

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Nörüoloji Kliniği Baş Ağrısı Polikliniği sorumlusu Prof. Dr. Mustafa Ertaş, migreni, "Tamamen baş ağrısıyla karakterize bir beyin hastalığıdır. Halk arasında bilindiği gibi sinirsel bir hastalık değil" diye özetliyor. Bu ağrıları çeken hastaların beyin ve sinir sistemlerinin daha hassas olduğunu söyleyen Prof. Dr. Ertaş'ın 'nedeni tam olarak bilinmeyen' migren hakkındaki sorulara yanıtları şöyle:
Migrene sık mı rastlanır?
Türkiye'de her beş kadından birinde ve her 10 erkekten birinde migren var. Sinirsel baş ağrılarına migrenden daha sık rastlarız. Her üç kişiden biri sinirlendiğinde, sıkıldığında baş ağrısı çekiyor. Fakat bu kadar sık karşılaşmamıza rağmen sinirsel ağrılar pek önemli değil. Çünkü bu tip baş ağrısı o kadar hafif olur ki, hastaların büyük çoğunluğu doktora gitmeye ihtiyaç duymaz. Ağrıları 15-20 dakika ya da birkaç saat sonra kesilir. Ancak baş ağrıları içinde kişinin hayatını en çok engelleyen hastalık migren.
Migren hastanın yaşamını nasıl etkiliyor?
Migren çoğunlukla şiddetli bir baş ağrısı yapar. Öyle ki şiddetli ya da orta şiddette baş ağrısı çekmemiş hastaların oranı sadece yüzde 1.
Bu, şu anlama geliyor: Migrenlilerin yüzde 99'u ya işini gücünü engelleyen bir ağrıyla karşılaşıyor ya da hiç iş yapamaz hale geliyor.
Migrenli insanlar çok fazla fırsat kaçırabiliyor. Örneğin üniversite sınavı var, ama o gün migren krizi geldi. Migren bu kişi için hayatında dönüşü olmayan bir fırsat kaybına yol açar. Ya da önemli bir iş görüşmesi yapacaksınız ve o gün migreniniz tuttu. Bu sizin ekonomik kaybınıza neden olur. Bazı hastalarım migren krizi döneminde işini kaybettiğininden ya da krizi yüzünden iş yaşamında önemli kayıplar yaşadığından bahseder.
Risk grubunda kimler var?
Migren için risk grubu yok. Herkeste ortaya çıkabilir. Ancak kadınlarda daha sık görülür. Yine gecesi gündüzü belli olmayan ya da uzun uykusuzluk gerektiren işlerde çalışmak bir etken. Yemek düzeninin bozuk olması da bir sebep olabilir.
Neden kadınlarda daha sık?
Kadınlarda östrojen hormonunun varlığı buna etken. Âdet görmeye başladıktan sonra migrene daha yatkın olurlar. Menopozdan sonra kadın-erkek oranı eşitlenir.
Kişi migren olduğunu doktora gitmeden anlayabilir mi?
Evet, bu konuda bir fikir edinebilir. Yeni bir testimiz var. Çalışan kişilere bu testi uyguladık. Ekim 2005'te yapılan Dünya Baş Ağrısı Kongresi'nde bu çalışmayı sunduk. Oldukça ses getirdi. Bu testte hastaya sorduğumuz üç tane soru var.
Bir, zaman zaman bir doktora başvurabilecek düzeyde baş ağrıları çekiyor musunuz? İki, bu ağrılar sırasında mideniz bulanıyor mu veya ışık sizi rahatsız ediyor mu? Üç, ağrı sizi en az bir gün işinizden gücünüzden alıkoyuyor mu? Eğer bu sorulardan en az iki tanesine evet yanıtını verdiyseniz migren olma ihtimaliniz yüzde 93. Ancak sorulara yanıtlar negatif çıktıysa bu, o kişide migren olmayacağı anlamına gelmez. Ya da bu sorular pozitif çıksa bile kişi migren değil de başka bir hastalıktan mustarip olabilir.
Peki migrenden kuşkulanan birinin ne yapması gerekiyor?
Doğru tanı koyabilecek bir hekime başvurmalı. Hastalığını teyit ettirip hayatına nasıl devam edeceğini öğrenmeli.
Migrenin belirtileri neler?
Bir kere migren her hastada aynı belirtilerle seyretmiyor. Mesela hastalar bize şunu çok sık söyler: "Benim annemin migreni var, ama bendeki ağrı migren değil" Neden böyle düşündüklerini sorunca şöyle cevap verirler: "Annemin migren krizi sırasında midesi bulanıyor, kusuyor, migreni uyumadan geçmiyor ve üç gün sürüyor. Halbuki benim baş ağrım yarım gün sürüyor ve kusturmuyor." Bu, yanlış bir inanış. Çünkü migren çok farklı şekillerde seyredebilir. Belirtiler hastadan hastaya çok değişik görünebilir.
Ama ortak karakteristiği tekrarlayıcı olması. Ağrının belli koşullarda, belli uyaranlarla ortaya çıkması gerekir. Yoksa bize hayatında ilk defa migren tipi bir ağrıyla başvurmuş bir hastaya biz migren tanısı koymayız. Pekâlâ onun altından bir sürü hastalık da çıkabilir.
Migren tekrarlayıcı ataklar şeklinde giden bir hastalık. Ağrı geçtiğinde hastanın hiçbir şeyi kalmaz.
Ağrılar çok uzun sürer mi?
Ağrının en önemli özelliği ataklar (kriz) halinde ortaya çıkması. Migren ağrısı hafif de, şiddetli de olsa genellikle belirli bir süre devam eder. Haftalarca süren bir ağrıdan söz edemeyiz ama en az dört saat, en fazla üç gün devam eder.
Hastalar uyuduklarında çoğunlukla ağrıları da azalır.
Migren ağrısı tek taraflı mı?
Çoğu kez ağrı tek taraflıdır. Ya da bir tarafta daha yoğun hissedilir. Ağrı sıklıkla göze vurur. Hasta ağrı sırasında sesten, ışıktan rahatsız olur; karanlık bir yere gitmek ister. Ağrı sırasında bulantı görülebilir.
Bazı hastalarda migren ağrısına kusma eşlik eder. Hatta çoğu hasta kusunca ağrının geçtiğini söyler. Migrende başın hareketi ağrıyı artırır. Öyle ki hasta başını oynatmak istemez. Kadınların çoğunda âdet dönemiyle ilinti gösterir. Âdetten bir-iki gün önce ortaya çıkabilir ya da atak âdetle başlayabilir.
Neler tetikler migreni?
Kişiden kişiye değişir. Eğer hasta, 'Parfüm kokusu baş ağrımı artırıyor' diyorsa ya da rüzgârda ağrıları fazlalaşıyorsa bu büyük olasılıkla migrendir. Islak saçla dışarı çıkıp başı ağrıyanların büyük çoğunluğu da migren hastasıdır, ama maalesef sinizüt yanlış teşhisi alırlar.
Migreni tetikleyen bir başka faktör aydınlık ortamdır. Mesela çok güneşe çıkmak ya da floresanla aydınlatılmış çok parlak bir işyeri ortamı migren ağrısını tetikleyebilir. Ayrıca mevsimsel değişiklikler de migrenin tetikleyicisidir.
Sigara içmek de migren ağrısına neden olur mu?
Sigara dumanı migreni oluşturabilir. Lodos, rüzgâr, klima önemli faktörler. Ayrıca kırmızı şarap, mayalı içkiler migreni çok etkiler.
Bunun dışında migrene özgü olmayan, diğer baş ağrılarında da görülen tetikleyiciler var. Açlık, öğün atlamak, az ya da fazla uyku bunlar arasında. Uyku konusunu özellikle vurgulamak istiyorum.
Migrenli biri bir-iki saat daha geç uyanırsa o gün migren ağrısı çekme ihtimali yüksektir. Ya da kişi sabah kahvaltısını atlarsa migren gelme olasılığı fazladır. Stres, heyecan da migreni getirebilir.
Çikolatanın migreni tetiklediği söyleniyor, doğru mu?
Yakın zamanlarda okuduğum bir çalışmada çikolatayı keçiboynuzuyla karşılaştırmışlar. Ve araştırma sonucunda migreni tetikleme ihtimalinin ikisinde de aynı olduğu görülmüş. Yani keçiboynuzu ne kadar migren yapıyorsa, çikolata da o kadar yapıyor! Ama hasta öykülerine baktığımızda hastaların önemli bir kısmı çikolatanın migren ağrısını getirdiğini söylüyor. Fakat işin gerçeği şu: Migren ağrısı ortaya çıkmadan önce hastalarda birtakım belirtiler ortaya çıkabilir. Bu dönem birkaç saatten bir güne kadar uzayabilir. İşte bu aralıkta kimi tatlı bir şey yeme ihtiyacı hisseder, kimi dikkatsizleşir, kimi esner...
Bazı hastalarda tatlı yeme ihtiyacını en kolay karşılayan şey çikolatadır. Bu insanlar çikolata yedikten sonra baş ağrıları gelir. Halbuki o insan çikolata yemese de baş ağrısı gelecektir. Çünkü migren aslında başlamıştır. Burada ayırıcı nokta şu:
Eğer hasta kendine ikram edilen bir çikolatadan sonra baş ağrısı gelmişse, çikolata baş ağrısı yapıyor olabilir. Ama çoğu kez hastalar düşündüklerinde şunu göreceklerdir: Canları çikolata çeker, çikolata yerler ve baş ağrıları gelir. Dolayısıyla burada baş ağrısını çikolata yapmıyor, aslında başlamış olan migren krizi onlara çikolata yedirtiyor.
Ya kahve?
Kafein baş ağrısına iyi de gelebilir, ama aşırı tüketildiğinde tetikleyebilir de. Kafein içeren ilaçlar, kolalı içecekler de migren krizi ihtimalini artıran faktörler arasında.
Egzersiz artırır mı?
Strese bağlı baş ağrılarına egzersiz yapmak iyi gelirken bir yandan da çok yorucu bedensel aktiviteler migren ataklarını tetikleyebilir.

Özel bir diyet doğru değil
Hangi yiyecekler migren ağrısını tetikler?
Şu yiyecekler migren atağına neden olur diye bir şey söylemek mümkün değil. Ancak konserve gibi daha çok koruyucu madde içeren yiyecekler, baklagiller, peynir, tavuk, balık migreni dürtükleyebilir. Ama bu konuda önemli olan hastanın deneyimi. 'Ben beyazpeynir çok tüketirim ama hiç başım ağrımaz' diyen birine bu yiyeceği kısıtlamanın bir anlamı yok. Mesela benim sadece üzüm yediği için migren krizi gelen hastam var. Bu nedenle migrenlilere bir diyet listesi vermek çok doğru değil. Hastalar şuna dikkat etmeli: Ağrınız özellikle belirlediğiniz bir yiyecekten sonra geliyor mu? Eğer böyleyse o yiyecekleri tüketmemeye çalışın. Ya da ikram veya davetteki bir yemek sonrasında baş ağrınız çıkıyorsa bu yiyeceklerden kuşkulanın ve bunları diyetinizden çıkarın.

Ağrıyı azaltan yöntemler

  • Uykunuzu düzene sokun. Her zaman aynı saatte yatın ve kalkın.
  • Ağrı kesicileri çok sık kullanmayın. Türkiye'de 100 kişiden dördü aşırı ilaç kullandığı için her gün ağrıyla karşılaşır.
  • Sigara içmeyin.
  • Karanlık, loş, sessiz bir odada dinlenin.
  • Ağrının olduğu tarafa soğuk kompres yapın.
  • Duş alın.
  • Önce şakaklara, sonra da gözlerin dışa bakan tarafına hafif bastırarak başınıza masaj yapın.
  • Migreniniz varsa doğum kontrol hapı almayın.
  • El ve ayaklarınızı sıcak suya sokun.
  • Ağrınız tekrarlıyorsa, mutlaka hekime başvurun.

    YARIN: Migren çeşitleri

  • Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 6 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
    puan
    9
    Yaşam sayfasındaki diğer haberler
    ÖZLÜ SÖZ #43
    "Aa bu tavşan kürkü mü? Vallahi bilmiyordum, siz söyleyince fark ettim."
    Allah'tan burada kürk giyenlere boya fırlatan eylemciler filan yok. Aksi takdirde Şenay Akay, üzerindeki kürkün tavşan mı, tilki mi, kaç bucak olduğunu hemen fark ederdi.

    Haber Arama
    Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

    Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

    © Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.