Radikal-çevrimiçi / Yaşam / O mutlu Hollandalı!
Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  31 Ocak 2006 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Bugünkü Radikal
 Ana Sayfa
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
İnsanlığın başına ne geldiyse eşitlik olmaması yüzünden geldi.
Pierre Leroux
Tarihte Bugün
Takvimler 31 ocak tarihini gösterdiği zaman...

1932 yılında,
İstanbul’da toplanan Balkan Konferansı kapandı.
2001 yılında,
TBMM'de ,MHP'lilerle tartışan DYP'li Fevzi Şıhanlıoğlu geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla | Arşive Ekle Yaşam 

O mutlu Hollandalı!

O mutlu Hollandalı!
Hollandalı psikologun (üstte), en çok etkilendiği yerlerin başında Doğubeyazıt geliyor: "Orada yeşilin birçok tonuna şahit oldum."
Hollandalı psikolog Dick Osseman, 35 yıl önce, bir 'hippi turu' ile uğradığı Türkiye'ye her yıl dört kez geliyor. Yüzlerce fotoğrafı için, bir sitesi bile var

31/01/2006 (2449 kişi okudu)

DUYGU UÇKUN (Arşivi)

İSTANBUL - Hollandalı psikolog Dick Osseman'ın adını hiç duymamış olabilirsiniz. Ancak İnebolu yakınlarındaki bir köydeki bir grup çocuk onu çok iyi tanıyor. Her gördüklerinde "Turist geldi" diye bağırarak onu karşılayan bu çocuklar için Dick Osseman, sürekli bir ziyaretçi. Diğer turistlerden farklı olarak Osseman, Doğubeyazıt dağlarında koyun sürüleriyle yürüyor, köy çocuklarının fotoğraflarını çekiyor, köy evlerinde kadınlarla sohbet edip çay içiyor.
57 yaşındaki Dick Osseman'ın hali, bir zamanların 'Düşünün Antalya'da mutlu bir Hollandalı' diye başlayan meşhur slogan şarkısını hatırlatıyor. Şu an Hollanda'da bağımlı insanlara bakım sağlayan Jellinek adlı bir kuruluşta çalışan psikoloğun bizim için ilgi çekici özelliği ise Türkiye'ye yaptığı sık geziler sırasında hemen hemen her bölgede, 100'e yakın yerde çektiği fotoğraflar. Osseman, çektiği fotoğraflarn bir köşede durmasına da razı olamamış ve bir internet sitesi açmış (www.pbase.com/dosseman).

Hippilerin favorisi Türkiye
Osseman sitesi için olumsuz eleştiriler de aldığını da belirtiyor. En çok eleştiri, Türkiye'nin şehirlerini olduğu gibi yansıtmadığı yönünde. Oysa o, böyle bir misyon üstlenmediğini, sadece fotoğraf çekmeyi sevdiğini ve bunları insanlarla paylaşmak istediğini ısrarla vurguluyor.
Türkiye'ye ilk defa ne zaman ve neden geldiniz?
İlk defa neden geldiğimi gerçekten açıklayamam, çünkü 35 yıl önce bu sadece bir hippi gezisinden ibaretti. Türkiye o zamanlar favori olan birkaç yerden biriydi. Bazıları Hindistan'a gitti, bir arkadaşımla ben de kendimizi İstanbul, Bursa ve İzmir'i gezerken bulduk. Arkadaşım ayrıldıktan sonra, ben biraz daha kalarak Malatya'ya uçtum. Oradan Erzurum ve Erzincan'a geçtim, bunun da nedenini bilmiyorum. Doğu ekspresi ile üç gün süren berbat bir yolculuğun ardından İstanbul'a döndüm. Sonraki 13 yıl boyunca favori ülkem İtalya oldu. Sonra bir gün Venedik'teyken, bir arkadaşım orada bir haftada harcadığı para ile Türkiye'yi dört hafta gezdiğini söyledi. İstanbul'dan Hatay'a kadar gitmiş. Ayrıca Türkiye'nin fevkalade ulaşım sistemi ile, İtalya'dakinden çok daha rahat gezebileceğimi fark ettim. Tekrar Türkiye gezilerim başladı. Dört-beş ziyaretten sonra da Türkçe ile ilgilenmeye başladım.

Doğulu kadınlarla sohbet
Türkiye gezilerinizde, özellikle doğu bölgelerinde ilginç şeyler yaşadınız mı?
Doğubeyazıt'ın dağlarında Mustafa Paşa Sarayı'nın arkasında yükselen dağları gezerken karşılaştığım bir köpekten kameramdan ürkmesi ve verdiğim kekler sayesinde kurtulduğumu hatırlıyorum. Bir seferinde de yine Doğubeyazıt'ta karşılaştığım bir adama kıt Türkçemle PKK'nın hâlâ buralarda etkili olup olmadığını sormuş, hayır demesi üzerine "Harika!" demiştim. Daha sonra konuştuğum kişinin de bir PKK'lı da olabileceğini düşündüm. Artık yabancı biriyle konuşurken, özellikle de konu politika ise, daha dikkatliyim. Doğudaki kadınların yabancılardan daha az korkması, beni mutlu ediyor. Birçok aktivite ev dışında, açık havada yapıldığından sokakta yürürken birçok kadına rastlıyorum.
Yemek yapan ya da çamaşır yıkayan kadınlarla oturup konuşuyorum. Çoğu kadın beni gördüğünde yüzünü kapatıp kaçmaktansa konuşuyor, daha sonra bağırarak diğer kadınları da sohbete davet ediyor.
Batıdaki şehirlerdeki yaşam tarzından dolayı bu şekilde bir iletişim daha zor olsa da, Bursa, Edirne ve İznik'teki Çingenelerle harika anılarım var. Belki de bu zenginlikle ilgilidir. İnsanlar zenginleştikçe onlarla iletişime geçmek daha zorlaşıyor ve sizden daha çabuk sıkılıyorlar.

Ulaşım bir harika
Türkiye'de temel olarak sizi etkileyen şey ne?
Ben bir dünya gezgini değilim ama Türklerin misafirperverliği az rastlanır bir şey. Yabancılara karşı içten gelen bir ilgi var. Bunun bir kısmı, dış dünya ile ilgili fazla bilgiye sahip olmamalarından kaynaklanıyor. Benim ülkemde insanlar yabancılardan fazla bir şey öğrenemeyeceklerini düşünüyorlar.
Bu sıklıkta gelmemin bir nedeni de Türkçeye olan ilgim. Benim bildiğim Avrupa dil ailesine ait olmaması nedeniyle ilgimi çekiyor. Dilbilgisini önemli ölçüde öğrendim, ancak kelime bilgisinde hâlâ sıkıntılarım var. Ulaşım da harika. Bir otogarda, diğer bir şehre gitmek için bir saatten daha fazla beklediğimi hatırlamıyorum. Şehirlerde dolmuşlar var ve daha küçük yerleşimlerde de insanlar sizi gideceğiniz yere götürmeyi teklif ediyor.
Türkiye'ye dönmek, benim için eve dönmek gibi. Geçtiğimiz yıl dört kere Ankara'da Havaş otobüsünde oturdum. Beni tanıyan ve seven insanların olduğu otele gidip her zamanki odamda kalacağımı düşünerek mutlu oluyorum, evdeki ve işteki tüm sorunlar yok oluyor.

'Anormal' turist
Birçok yabancı doğu bölgelerine gitmeyi tercih etmiyor. Siz böyle bir kararsızlık yaşadınız mı?
Beni gittiğim ülkelerde tipik bir turistin sergilediği davranışları yaparken göremezsiniz. Yazın tüm turistler sahillere akın ederken ben doğuya ya da Karadeniz'e giderim. Tarihi görebileceğiniz, hayatın hâlâ biraz zor olduğu, insanların otomobilde oturmak yerine yürüdüğü yerleri seviyorum. Türkiye'nin doğusunda çok geniş alan var. Çit yok, kimseye rastlamadan kilometrelerce yürüyebilirsiniz. Doğubeyazıt'ta yeşilin birçok tonuna ve kardan sonra yeni çıkmaya başlayan çimlere şahit oldum.
Bir de Selçuk mimarisini seviyorum. Divriği Camii, Diyarbakır'daki Ulu Cami ve Kars yakınlarındaki Ani'deki Ermeni kalıntıları çok ilgimi çekiyor. İnsanların neden korktuğunu anlamıyorum. Birçok yer gezdim, fakir bölgelerde yürüdüm ancak Amsterdam'daki kadar probleme bile rastlamadım. Hollanda'da bavullarımı otobüs şirketindeki tanımadığım kişilere ya da yandaki dükkâna emanet etmeyi düşünmem bile, zaten kabul etmezler. Türkiye'de bunu yapabilirsiniz.


Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 2 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
puan
9
Yaşam sayfasındaki diğer haberler
ÖZLÜ SÖZ #4

"Ruhsal bütünlüğümü arayan bir kadınım. Yoga, meditasyon yapıyorum. Yaz tatilinde seminerlere katıldım. Kendi içsel yolculuğuma aldığım biletler var. Kendimle başbaşa kaldım. Geçmişimdeki odaları temizledim."
Asmalı Konak dizisinin Dicle'si İpek Tuzcuoğlu, dizide soyunmak için epey bir hazırlık yapmış.

Haber Arama
Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

© Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.