Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  14 Şubat 2006 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Bugünkü Radikal
 Ana Sayfa
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Uşağım bile olsa, yanlışlarımı düzelten efendim olur.
Goethe
Tarihte Bugün
Takvimler 14 şubat tarihini gösterdiği zaman...

1967 yılında,
Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye'ye 27 milyon dolar (243 milyon lira) kredi açtı.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla | Arşive Ekle Ekonomi 

Korkmaz İlkorur Finansal hizmetler sektörü gelişmeleri

Korkmaz İlkorur

14/02/2006 (814 kişi okudu)

Kim ne dersin desin, başından ne maceralar geçmiş olsa da tüm finansal hizmetler sektörümüz yaklaşık son 25 sene ekonomideki birçok değişime liderlik etmiş olan bir sektörümüzdür. Tabii, bu liderlik rolü çerçevesinde, bankacılık alt sektörünü daha farklı ve ön bir konuma koymak gerekir. Ne de olsa, bankacılık sektörü gerek sermaye, gerekse mevduat kanalıyla tüm finansal hizmetler sektördeki kaynaklara çok daha fazla sahiptir. Finansal işlem ve hizmetlerdeki aracılığı diğerlerine göre daha fazladır. Diğerlerine kıyasla çok daha fazla bir düzenleyici ve düzenleme çerçevesi vardır. Sermayesi, Türkiye'deki genel eğilime uygun olarak, aile veya holding ağırlıklıdır; ama, birçok sektör ve kuruluşlara kıyasla sermaye sahipliği daha yaygındır. Dışa açıklık ve kurumsallaşma, kesinlikle ekonominin diğer alanlarına görece çok daha fazladır. Tüm bu nedenler dolayısı ile, bankacılık sektörümüz şimdi yabancı bankaların ilgi alanındadır. Bu, çok badireler atlatmış ve hor muamele görmüş ve hırpalanmış bankacılık sektörümüz açısından sevinilecek bir durumdur.
Ancak, bu sütunda daha evvelce de üstünde durduğumuz gibi bankalarımıza olan bu ilgi yalnızca bankacılık sektörümüzde izlenmekte olan iyileşmeden kaynaklanmamaktadır. Gelişmiş ülkelerde, özellikle de büyük kaynaklara sahip olan bankaların, kârlılık ve bilhassa hisse senedi değer artışı konusunda son yıllarda karşı karşıya oldukları sıkıntılar da her 'yükselen piyasalar' ülkesine olduğu gibi bizim bankacılık sektörümüze olan ilgiyi de artırmıştır. Diğer bir deyişle, Türkiye ekonomisindeki genel iyileşmeye paralel bankacılık sektörümüzdeki gelişme ile kalkınmış ülkelerdeki bankacılık sektörlerinin kâr ve hisse senedi performansındaki durağanlıktaki eşzamanlılık bizim işimize yaramıştır.
Yalnızca finansal hizmetler alanında strateji ve risk yönetimi konularında danışmanlık hizmetleri vermekte olan Mercer Oliver Wyman'ın (MOW) yeni yayımladığı 'State of the Financial Services Industry 2006' adlı raporu da bu gözlemimizi doğruluyor. MOW, her yıl bu raporundaki bulguları, çok geniş bir bilgi ve analitiğin desteklediği Hissedeğeri Performans Indeksi (SPI) ve CEO Büyüme Indeksi (CGI) ile destekleyerek açıklıyor. SPI, dünyada halka açık ve toplam piyasa değeri 7 trilyon dolar (ki bu toplam değer olan 8.7 trilyon doların dörtte üçünü temsil ediyor) olan 400 kadar finansal hizmet şirketinin hisse değerindeki orta vadeli performansın ölçütü. CGI ise küresel finansal hizmetler sektöründeki önemli CEO'ların kısa vadedeki değer artışlarına ilişkin tahminlerinden çıkartılmış bir ölçüt.
MOW'nın raporuna göre küresel boyutta finansal hizmetler piyasaları büyümeye devam ediyor. Bunun sonucunda , araştırmaya katılan 400 civarında finansal hizmet kuruluşunun toplam piyasa değeri 2005 yılında yüzde 15 oranında artarak 8.7 trilyon dolara ulaştı. Burada dikkat çeken iki önemli husus var: Birincisi; bu artış yükselen piyasalarda yüzde 32 ile gelişmiş piyasalardakilerin büyüme oranı olan yüzde 13'ten çok daha yüksek. Ancak bu oranı yükselten ülkeler yalnızca Asya ve Latin Amerika ülkeleri. İkincisi ise, her ne kadar küresel finans piyasaları bir büyüme gösteriyor ve bu da finans kurumlarının piyasa değerini artmasına yol veriyor ise de değer artışı performansında oyuncular arasında çok önemli farklılıklar gözleniyor. Özellikle, 'en iyi oyuncular' olarak adlandırılan bir grup diğerlerinden çok daha iyi bir performans gösteriyorlar. Bunlar, küresel toplam piyasa değeri içindeki paylarını bir yıl içinde yüzde 6'dan yüzde 9'a çıkarmışlar.
Bunların üstünlükleri, diğerlerinden çok daha farklı ve başarılı olan üç uygulamada yatıyor. Birincisi, stratejik risklerini çok iyi yönetiyorlar; ikincisi, iş yapma modellerine çok disiplinli bir şekilde sarılıyorlar ve, üçüncüsü; özellikle yükselen piyasalarda ve yüksek büyüme alanlarında birleşme ve satınalmalarda bulunuyorlar.
Bu söylediklerimizden bizim finans sektörümüz ve oyuncuları için önemli mesajlar çıkıyor. Bu mesajların yalnızca bankalarımız için değil sırayla ve belirli bir zaman dilimi içinde hemen hemen tüm finansal alt sektörler için de geçerli olacağını söyleyebiliriz. Ekonomideki ve finansal sektördeki iyileşme ve gelişmeleri kesinlikle devam ettirmeliyiz. Hatta, tüm sektörde reformları hızlandırmalıyız. Örneğin, sigortacılık sektöründe yeniden yapılandırma bir an önce başlatılmalıdır. Öyle anlaşılmaktadır ki, gelişmiş piyasaların olgun finans kuruluşları büyümenin ve değer artışının önemli bir yolu olarak yükselen piyasalar ülkelerinin oyuncularını kendilerine partner olarak seçmektedirler. Bu ne kadar sürer? Bilinmez. Türkiye'ye yalnızca bankacılık sektöründe diğer yükselen ülkelere görece daha kısıtlı gelen iş birliği olanaklarını arttırmamız için küresel ortam müsait. Gerisi bize kalmış durumda.



(Bu haber için henüz hiçbir üyemiz puan vermemiştir)
Ekonomi sayfasındaki diğer haberler
ÖZLÜ SÖZ #367
"Türk futbolunun treni devrilmiştir, otobüsü devrilmiştir."
Spor yazarı Adnan Aybaba...

Haber Arama
Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.
ÇİZGİLER
Ofis cehennemine hoşgeldiniz... Dilbert
Kedilere güven olmaz... Garfield
Cathy'nin bitmeyen maceraları... Cathy
Babalar... Babalar
Günümüzün taş devrine bir bakış... Cilalı Taş Devri
İlişkiler ve tehlikeleri... Tehlikeli İlişkiler
Sizden, bizden ve onlardan... Ademler ve Havvalar

Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

© Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.