Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  20 Nisan 2006 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Bugünkü Radikal
 Ana Sayfa
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Doğa, dilsiz hayvanlara bile özgürlük vermiştir.
Tacitus
Tarihte Bugün
Takvimler 20 nisan tarihini gösterdiği zaman...

1924 yılında,
1924 Anayasası kabul edildi.
1975 yılında,
Türkiye'nin Beyrut Basın Danışmanı'nın otomobili Ermeni teröristlerce havaya uçuruldu.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla | Arşive Ekle Kültür/Sanat 

Fatih Özgüven Sinema öğrencisi nedir?

Fatih Özgüven

20/04/2006 (1513 kişi okudu)

Bu hafta bir film dolayısıyla yapabileceğiniz en iyi şey bir yazar keşfetmek; Robert Towne'nin hafif zarif 'Aşka Sor'u, kült yazar ('yeterince değerlendirilmemiş' diye okuyunuz) John Fante'nin 'Toza Sor'undan uyarlama ve Fante Türkçede yıllardır Parantez Yayınları tarafından sadakatle ve Avi Pardo'nun mükemmel çevirisiyle yayımlanıyor. Fante, daha 'cool' bir Chandler, kendini çok ciddiye almayan bir Auster'dir ve Bukowski de onun kitaplarına el basar, tabir caizse. Rüya senaryo; bütün John Fante'leri alıp tatile çıkmak. O mırıl mırıl yazarlardandır, bütün kitapları bitirince keşke daha fazlası olsaydı dersiniz. Parantez Yayınları deyince, Fante'lerin yanına Osman Cavcı'nın 'Yanlış Anlaşılmış Filmler'ini de katınız. Yeşilçam'ın en tuhaf filmleri (özellikle pornolar) hakkında takıntılı bir üslupla denemeler var bu kitapta da.
Böyle şeyleri sevenler tadına varacaktır.
Araya festival girdi, Togan Gökbakar hakkında yazamadım. Oysa Togan Gökbakar, benim için bir ilk. Bilgi Üniversitesi'nin Sinema Televizyon Bölümü'nde tanıdığım ve okuldan çıkar çıkmaz büyük bir film yapma şansına kavuşan ilk öğrenci. Okulda kendi ilgileri, bilgileri ve özellikle de tepkileri (bu çok önemli) olan bir öğrenciydi. O ve iki arkadaşı (ve birinin babaannesi!) sinema okullarında çok abartıldığını düşündükleri Godard'a kızıp 'Godard'la bir Akşamüstü' diye bir kısa film yaptılardı. Eğlenceli bir çete filmi parodisiydi ve sonuçta, az gidip uz gidip Godard'ı yeniden keşfediyordu. Diğer kısa filmlerinde de akıllıca şeyler, en önemlisi de muğlak fikirler yerine tek bir fikrin izini sonuna kadar sürme eğilimi vardı. 'Gen'de ise, şu yıllarda bir sinema okulundan mezun olan bir sürü genç insanın yapmak isteyeceğini tahmin ettiğim bir şey yapmış ve eteğindeki bütün taşları, yani sevdiği bütün filmleri birer birer sayıp dökmüş. 'Shining'den 'Suspiria'ya, kukuletalı katilden 'Hannibal'lere kadar küçük bir antoloji olmuş 'Gen'.
Aynı zamanda özellikle 'distorte' açıları, eğri, yamuk, asimetrik olmayı özellikle seven çerçeve içi düzenlemeleri, mümkün olan herşeyi denemeye çalışan kamerası ile de genç bir sinemaseverin 'Fırsat varken yapayım!'lardan oluşan güncesi gibi olmuş. Fena da olmamış. Ona ilk filmini yapan bir Amenabar muamelesi yapacak kadar malzeme var filmde. Bir yerlerde Togan'ın 'Türk sinemasıyla alakası olmayan' bir korku filmi çekmeyi amaçladığı yolunda bir beyanatını gördüğümü de hatırlıyorum. Halbuki tam da öyle değil. Bence 'Gen'deki en iyi çizilmiş karakterler Başkomiser Halil'le Komiser 'Cemil', ve 'Gen'in keşfettiği korkular arasında en otantik, en buralı olanlardan birisi de muhtemelen 'polis korkusu'. Filmden favori diyaloğum; Başkomiser Halil: 'Şu andan itibaren bu hastanede sıkıyönetim ilan edilmiştir!' Başhekim: 'Emredersiniz amirim!' 'Gen'de genç yönetmeninin daha sonra geliştireceğini umduğum böyle küçük küçük bir sürü şey var.
İstanbul Film Festivali'nin yöneticiliğine Azize Tan'ın gelmesi de son günlerde sevindiğim kan değişimlerinden biri oldu. Festivalin eski yöneticisi Hülya Uçansu, böyle işlere baş koymuş birinin, Onat Kutlar'ın izinden giderek, sineması ülke siyasetinin iki dudağı arasında olan bir ülkede varolmayan bir formatı oluşturmak ve yerleştirmek için yıllardır uğraştı ve bunu başardı. Ben Azize Tan'ın bunu daha da ileri götüreceğine inanıyorum.



Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 5 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
puan
8
Kültür/Sanat sayfasındaki diğer haberler
ÖZLÜ SÖZ #56
"Orman köylüleri."
Bekir Coşkun Ayşe Arman'ın "Doğadaki bir şeyi şişeleyebilseydiniz, o ne olurdu?" sorusuna yanıt veriyor.

Haber Arama
Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.
ÇİZGİLER
Ofis cehennemine hoşgeldiniz... Dilbert
Kedilere güven olmaz... Garfield
Cathy'nin bitmeyen maceraları... Cathy
Babalar... Babalar
Günümüzün taş devrine bir bakış... Cilalı Taş Devri
İlişkiler ve tehlikeleri... Tehlikeli İlişkiler
Sizden, bizden ve onlardan... Ademler ve Havvalar

Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

© Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.