Radikal-çevrimiçi / Yaşam / Elveda sigara (2)
Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  17 Temmuz 2006 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Bugünkü Radikal
 Ana Sayfa
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Dünyada insana yardım eden şey raslantı değil, azim ve sebattır.
Samuel Smiles
Tarihte Bugün
Takvimler 17 temmuz tarihini gösterdiği zaman...

1963 yılında,
Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) kuruldu.
1967 yılında,
1967 ABD'li caz saksofoncusu ve bestecisi John (William) Coltrane öldü.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla | Arşive Ekle Yaşam 

Elveda sigara (2)

Elveda sigara (2)
1990'lardaki sigara reklamı furyası, bugünün 25-35 yaş grubunu sigaraya başlattı. Şoförler ve gazetecilerin baş dostu sigara. Günde bir sigara bile kalp krizine yol açabiliyor

17/07/2006 (10497 kişi okudu)

HATİCE YAŞAR (Arşivi)

Gençlerde sigara içimi çok yüksek. Özellikle 25-35 yaş grubundakilerde bu oran fazla. Çünkü onlar, 1990'lardaki sigara reklam furyasından etkilendiler. 23 milyon içicinin yüzde 40'ını de bu yaş grubu oluşturuyor. Erkekler hâlâ kadınlardan daha fazla içiyor. 1980'li yıllarda kadınlarda içme oranı yüzde 20, erkeklerde yüzde 60'tı. Şimdi kadınların yüzde 27'si sigara içiyor. Kırsal kesimdeki kadınlarda içme oranında ciddi bir artış var. Sigarayla Savaşanlar Vakfı Genel Başkanı Ubeyd Korbey, "Buna bir dizi neden oldu: 'Asmalı Konak'. Dizideki Dicle karakteri içtiği sigarayla kadınları bu konuda etkiledi. Kırsaldaki kadında oran yüzde 18'den yüzde 27'ye çıktı. Bu, 2002-2003 yıllarının mirası" diyor.
Peki meslek gruplarına göre en fazla içici olanlar kimler? Korbey, hiç tereddütsüz kamyon şoförleri diyor. Kamyon şoförlerinin yüzde 98'i sigara bağımlısı. Ardından otobüs şoförleri geliyor. Listenin üçüncü sırasında ise gazeteciler var. Doktorların yarıya yakını sigara içiyor. Ubeyd Korbey, doktorların sigara bağımlılığına dair ilginç bir anekdot anlatıyor:
"1995 öncesi, yıllarca İstanbul Tıp Fakültesi'nin balolarını Marlboro düzenliyordu. Mezun oldukları gün mecburi hizmete gidecekleri için beş-altı karton sigara verilirdi. Eskiden, kışlaların acemi birliklerine bedava sigara dağıtılırdı. 1999 depremi sonrası bölgede dağıtılan bedava sigara oranları katladı. Depremden kurtulup sigara yüzünden ölenler var."

'Tiryaki eşini boşar, sigarayı bırakmaz'
Sigara içimi öğretmenler arasında da yaygın; üçte ikisi bağımlı. Genç kadın öğretmenlerin de yüzde 50'si içici. Genel genç nüfusta ise sigaraya başlama oranında yarı yarıya azalma var. Sigara karşıtı kampanyaların etkisiyle artık gençler sigaraya başlamıyor. Korbey'e göre bu azalma devam edecek. İnsanların yüzde 90'ının 20 yaşın altında, yüzde 9'unun ise 25 yaşına kadar sigaraya başladığını anlatan Korbey, şöyle konuşuyor:
"25 yaşından sonra başlama oranı yüzde 1. Görme engelli Lokman Ayva, görme özürlülerde sigara içiminin çok az olduğunu söyledi. Çünkü sigara görüp özenmeyle başlıyor. Sigara fiziksel bağımlılığa yol açıyor. Alışkanlık bunun ikinci ayağıdır. Alışkanlık 21 günde kaybolur. Psikolojik boyutu kişiye göre değişiyor. İnsanlar çok sevdiklerini söylerler. Görücü usulüyle evlendirilenlere, "Eşimi seviyorum, eşimi seviyorum diye tekrarlamaları söylenirmiş. Sigara da böyle bir şey. Sevdiğinizi söylerseniz bırakamazsınız. Bir ankette 'Eşiniz, 'ya ben ya sigara' derse ne yaparsınız?' diye sorulmuş. Katılımcıların yüzde 50'si 'Eşimi boşardım' demiş."
Peki sigarayı az içmek de zararlı mı? Korbey, sigara tiryakilerini rahatlatacak bir cevap vermiyor:
"Günde bir tane sigara içilirse kalp krizi geçirme riski altı katına çıkıyor. Bir paket içerseniz dokuz kat oluyor. İki pakette 15 kata çıkıyor. Hiç sigara içmeyen birinin bile sigara içilen ortamda yarım saat bulunması kalp krizi riskini yüzde 25 artırıyor."

Işınla üç günde sigaraya elveda
Sigarayla Savaşanlar Vakfı bugüne kadar 10 bin kişiye sigarayı bıraktırdı. Uygulanan ışın tedavisiyle sigarayı üç günde bıraktırılıyor. Korbey, yöntemi anlattı:
"Aslında karma bir tedavi.. Miliamper düzeyinde kızılötesi ışınlar yayan bir cihazımız var. TÜBİTAK'ta ölçüm yaptırdık ve insan sağlığına bir zararı olmadığını öğrendikten sonra kullanmaya başladık. Kulakta, bilekteki nabız atımı noktası, baş parmak veya işaret parmağı arasındaki çatal bölgesine üç gün boyunca 20'şer dakikalık seanslar halinde uygulanıyor. Nikotin bağımlılığında vücut 72 saat endorfin salgılayamaz. Endorfinsiz kalan kişide yeme bozukluğu, sinirlilik olur. Cihaz, nikotin bağımlıların yüzde 99'unda nikotin yokluğu belitilerini ortadan kaldırıyor. Çünkü endorfin salgısını maksimum düzeye çıkarıyor. Işın tedavisi alan kişi rahatlıyor, kimi seans sırasında bile uyuyabiliyor. İşlemin yan etkisi yok ancak uyku yaptığı için uzun yolculukları önermiyoruz.
İşlemden önce hazırlığa gerek yok. Başlamadan bir dakika önce bile sigara içebilirsiniz. Zaten gelenler son sigaralarını içip öyle seansa giriyor. Seans dışında grup terapileri de önemli. Emekli öğretmenlerden oluşan bir kadromuz var. Motivasyon için onlardan yararlanıyoruz. İyi motive olursanız bırakmamak için neden yok. Dünyada yılda 20-30 bin kişi bu yöntemle sigarayı bırakıyor. Yöntem pahallı değil, dört aylık sigara parasına eş ve bunu dört taksitte alıyoruz. Ayda 120 milyon ödeniyor. Profesyonel hayata başlayan gençler daha kolay bırakıyor. Bu iş gerçekten kafada bitiyor. Beyin disiplini çok önemli. Ünlü şirketlerden katılan 23-24 yaşındaki gençler çok başarılı oldu. Aile zoruyla gelenler başarılı olamıyor. En son Kenan İmirzalıoğlu'na bıraktırdık ve çok başarılı oldu. Arkadaşları da yararlandı."

'Sigarayı bıraktım, puro içiyorum'
'Asmalı Konak'ın Dicle'si Tuzcuoğlu, içerken sigaranın zararlarını bilmiyormuş.

İpek Tuzcuoğlu, 10 yıl önce sigarayı bırakmış. 'Dicle'nin sigara içmesi hakkında ise, "Sadece hayatı yansıttık" diyor
Ne zaman sigara içmeye başladınız?
16 yaşında. Arkadaşlarım içiyordu, ben de onlara özendim. Lise ikinci sınıftaydım. Mahalle arkadaşlarımla apartman arkasında içerdik. Okulda sadece bir defa içtim. Annem okul aile birliğindeydi. Kötü örnek olmamalıydım.
İlk içtiğinizde ne hissettiniz?
Bir arkadaşım nasıl içileceğini öğretti ancak bir nefes çekince başım döndü Ağabey dediğimiz biri, sigaranın tamamını içime çekmemi söyledi. Hiçbir zaman öyle derin derin içmedim. O zaman da sağlığıma dikkat ediyordum.
Ne zaman bıraktınız?
Sigarayı bıraktığım zaman BRT'de bir program yapıyordum. Bir programda sigara üzerine konuştuk. Sigaranın içindeki maddeler, yol açtığı zararlardan söz edildi. Zaten günde 10 taneye indimiştim. Açıkçası ben o kadar zararlı olduğunu bilmiyordum. Azaltarak bıraktım ve başardım.
Bir yöntemden yararlandınız mı?
Kendi kendime bıraktım. Yaptığım programdan çok etkilenmiştim. Bırakalı 10 yıl oluyor. Ancak dört senedir bitkisel puro içiyorum. Bazen kapalı ortamlarda herkes içtiğinde ben de yakıyorum. Çünkü pasif içici olmaktansa keyif alayım istiyorum. Kendimi içici olarak görmüyorum. Yemekten sonra veya bir kahveyle içebiliyorum. Bence dozunu ayarlarsanız zararlı diye bir şey yok. Açıkçası yaşlandığımda da sigara içmek istiyorum.
İçerken zararlarını görmediniz mi?
Fiziksel rahatsızlık yoktu. Bırakınca kondisyonum arttı. Şimdi daha rahat yürüyorum, merdiven çıkabiliyorum. Kendimi sağlıklı hissediyorum. Bırakınca dişler, cilt ve tırnaklar düzeliyor.
Bırakınca kilo aldınız mı?
Kilo almadım, ama bırakırken kendime yasak koymadım. Canım isterse içerim' diyerek açık kapı bıraktım. Yani üzerimde baskı kurmadım.
Dicle rolü, kadınlara kötü örnek olmuş...
Filmdeki karakterin içmesi gerekiyordu. 'Büyü' filminde bir ay içtim ve bıraktım. Dicle karakteri olarak sadece dizide içiyordum. O dönemde zorlandım. Ama tekrar içmemeyi başardım. İnsanlara kötü örnek olma kısmı ne kadar doğru bilmiyorum. Her şey insanın kendi elinde. Ben hayattaki bir karakterin yansımasıydım. Köylü bir kadındı Dicle. İnsanlar sigar içişini taklit etti ama bence özendirmedi.
Bunları kolaycı karalama olarak görüyorum.
Daha çok kırsaldaki kadınlar etkilenmiş.
Bilinç düzeyi düşük olanların etkilenmeleri doğal. Dicle de durduk yere içmiyordu. İçinde bulunduğu boşluktan, cehaletten içiyordu sigarayı. Bu tür negatif şeylerin desteklenmesi taraftarı değilim. Açıkçası karakter üzerinden mesajlar verilmesinden yanayım.
Çocuğunuz sigara içerse ne yaparsınız?
Özgür iradesine bırakacağım. Çocuğum da bana benzeyeceği için vereceğim eğitimle doğru yolu seçer. İçmesin isterim ama yasak koymam. Çünkü özenir.

YARIN: Orhan Baba nasıl bıraktı?


Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 5 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
puan
8
Yaşam sayfasındaki diğer haberler
ÖZLÜ SÖZ #6

"Hepimizin hayatında mutlaka bir 'havuz problemi' vardır. Hani bir tarafından dakikada iki metreküp su dolarken, öteki tarafından 1 metreküp su boşalan bir havuzun kaç saatte dolacağı meselesi. İtiraf edeyim, ben bu havuz problemlerinde fevkalade başarısız"
Yaşasın Ertuğrul Özkök de havuz problemi çözemiyor.

Haber Arama
Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

© Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.