Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  31 Temmuz 2006 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Bugünkü Radikal
 Ana Sayfa
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Adalet, haksız olana zalim gelir. Çünkü, her insan kendi gözünde suçsuzdur.
Daniel Defoe
Tarihte Bugün
Takvimler 31 temmuz tarihini gösterdiği zaman...

1959 yılında,
Türkiye ortak üyelik için AET'ye başvurdu.
1970 yılında,
Askeri ve Sivil Personel Kanun Tasarısı ile Kadro Kanunu Tasarısı Millet Meclisi'nde kabul edildi.
1980 yılında,
Türkiye'nin Atina Büyükelçiliği İdari Ateşesi Galip Özmen ile 14 yaşındaki kızı Neslihan Özmen bir teröristin silahlı saldırısı sonucu katledildiler.Saldırıyı ASALA üstlendi.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla | Arşive Ekle Dış Haberler 

Kana'da çoluk çocuk katliamı

Kana'da çoluk çocuk katliamı
İsrail savaştan kaçan Lübnanlı sivillerin sığındığı Kana kasabasına ağır bombardıman düzenledi. 37'si çocuk en az 60 sivil uykularında öldü. İsrail, kasabanın Hizbullah üssü olduğunu iddia etti. Enkazdan kurtulanlar: Burada Hizbullah değil, sadece siviller var

31/07/2006 (1838 kişi okudu)

AYŞE KARABAT (Arşivi)

KANA - Lübnan'a 12 Temmuz'dan beri savaş, yıkım ve ölüm getiren İsrail, son 20 günün en kanlı katliamına güneydeki Kana kasabasında imza attı. İsrail'in önceki gece insanların derin uykuda olduğu saatte düzenlediği hava saldırısında 37'si çocuk en az 60 sivil öldürüldü. Dün kurtarma ekipleri yerle bir olan evlerin enkazında kalanları çıkarmaya çabalarken, yine bombardıman başladı. İsrail ordusu, katliamla ilgili sorumluluk kabul etmeyerek, "Hizbullah, kasabayı roket atma üssü olarak kullanıyordu. Biz burasının savaş alanı olduğu ve sivillerin terk etmesi gerektiği yönünde uyarmıştık" dedi. Kurtulanlar kasabada Hizbullah gerillası bulunmadığını söylerken, İsrail'in BM'nin 72 saatlik insani ateşkes talebini reddetmesi nedeniyle sivillerin güvenli kaçışı imkânsız.
Kana'da sivillerin toplu halde saklandığı binalar hedef olurken, en büyük yıkım 100'den fazla kişinin bulunduğu üç katlı binada yaşandı. El Cezire televizyonu, enkazdan çoğu bebek, çocuk, kadın ve yaşlılara ait gecelikli cesetlerin çıkarılmasını iki saatten uzun süre naklen yayımladı. Birçok ev ve cami de tümüyle yerle bir oldu. Cesetler caddeye yan yana dizilirken, enkaza gömülenlerin kolları-bacakları görülüyordu.

'Tanrım çocuklara merhamet et'
Kurtulanlardan İbrahim Şalhub, "Bombardıman o kadar yoğundu ki, yerimizden kıpırdayamıyorduk. Tam kendimi dışarı attım ki, her şey yıkıldı. İçeride ailemin pek çok üyesi vardı. Hiçbirinin kurtulduğunu sanmıyorum" dedi. Muhammed Samay, "Niye bir-iki yaşındaki çocuklara, savunmasız kadınlara saldırırlar? Onların suçu ne?" diye isyan etti. Samay'ın bayılmadan önceki sözleri ise "Sadece İsrail değil, saldırıyı destekleyen Amerika ve Arap devletleri de sorumlu. İsrail direnişçilerle yüz yüze çarpışsın" oldu. Enkazdan ceset çıkaran Muhammed İsmail, "Tanrım çocuklara merhamet et. Savaşçılara diz çöktürmek için çocukları vuruyorlar" diyordu. Kurtulanlardan Muhammed Şalub, binadaki 55 kişiden sadece sekizinin kurtulduğunu belirtti. 13 yaşındaki Nuur Haşim ise binadakilerin yaklaşık 30'unun çocuk olduğunu söyledi.

Sivillerin kaçış yolu vuruldu
Önceki gece Kana'ya 50'den fazla füze attığını ve pek çok evi yerle bir ettiğini belirten İsrail, Lübnan'ın ana uluslararası sınır geçişini de vurup sivillerin kaçışına ağır darbe indirdi. İsrail uçakları dün Lübnan'ın Suriye sınırındaki ana geçiş noktası Masna'yı bombalayınca sadece Arida geçişi kaldı. Birkaç saat mesafedeki Şam'a ulaşma süresi de beş saate çıktı.

Peretz'den soruşturma talimatı
İsrail Başbakanı Ehud Olmert kasabayı 'Hizbullah'ın güvenli sığınağı' diye nitelerken, önce ordu sözcüsü Jacob Dallal "Sorumlu, kasabayı kullanan Hizbullah'tır", sonra Genelkurmay Başkanı Dan Halutz "Köyde sivil olduğunu bilmiyorduk" dedi. En sonunda Savunma Bakanı Amir Peretz'ten, soruşturma açma talimatı geldi. Laik Meretz partisinin lideri Yossi Beilin, "İsrail ordusunun hiçbir açıklaması, masum sivillerin ölümünü kabul ettiremez" derken, Arap vekiller Muhammed Barake ile Ahmed Tibi, hükümetin ABD onayıyla kasten sivilleri katlettiğini söyledi.
Lübnan Savunma Bakanı Elias Murr ise Hizbullah'ın Kana'dan füze fattığı iddiasını yalanlayıp, "İsrail'in ne demesini bekliyorsunuz? 40 çocuğu ve kadınları öldürdüğünü mü söylesin" dedi. (Dış Haberler)



'İsrail din-le, Hiz-bul-lah ge-li-yor'
BM önündeki protesto her kesimden Lübnanlıyı Hizbullah bayrağı altında topladı. 100'den fazla sivilin sığındığı binadan sadece kadın, çocuk ve yaşlıların cesedi çıktı.
FOTOĞRAF: AP


"Allah yukarıda, Nasrallah aşağıda" diye bağırdı Beyrut'taki BM binası önünde toplanan kalabalık. Hem de avazları çıktığı kadar... Binlerce Beyrutlu dün Kana katliamından sonra, meydanda toplandı, Lübnan ve Hizbullah bayraklarını salladı. Meydan, Lübnan'ın genel yapısını yansıtıyordu, yaşlılar, gençler, makyajlı kızlar, başörtülüler, Müslümanlar, Hırıstiyanlar... BM binasının önüne dikilmiş Lübnan askerlerine, yaşlıca bir kadın, bağırıp durdu: "Neden bu Allahsızları koruyorsunuz?" Bazı askerler başlarını önüne eğdi, bazıları yalnızca bakmakla yetindi. Zafer işareti yapmak için elini ileri doğru uzatan ama üçünçü parmağını bir türlü yummayı başaramayan minik bir çocuğa babası, gülümseyerek baktı. Sonra baba oğul bağırmaya başladı: 'İsrail, din-le, Hiz-bul-lah ge-li-yor'.
Taş çatlasın 15 yaşında, gözlerinden açık yeşil ateşler çıkan bir kız, "Allah, Nasrallah" diye bağırırken, ayağını yere hırsla vuruyordu. Bir ara, bir BM bayrağı geçti eline, yakmaya çalıştı, olmadı, parça parça etti. Kalabalık da katıldı ona. Bayrağın neredeyse iplik iplik oluncaya kadar paralanması birkaç saniye sürdü.
'Kana'da ölenlerin çoğu çocuk' haberi geldiğinde Lübnan ve Suriye arasındaki Dabbusiye sınır kapısındaki keşmekeşteydik. Bir önceki akşama kadar, Lübnan'a geçmek için seçeneklerimiz vardı ve Dabbusiye son sıradaydı. Hizbullah'ın Afula'yı vururken kullandığı uzun menzilli füzelerin Suriye yapımı olduğunu iddia eden İsrail, Şam'a mesaj vermek için olsa gerek, Suriye-Lübnan ana geçişini yerle bir etti. Böylece normalde 120 km. olan yolu kullanamayıp epey dolanarak 360 km. gitmek zorunda kaldık. Yol ücretinin on katına çıktığını söylememe gerek yok!

1996'da da çocuklar ölmüştü
Yol boyunca Kana'yı düşündüm.
Orada birbiri ardına tabut biçiminde yapılmış mezarlardan oluşan anıtı. İsrail 1996'da da Kana'daki mülteci kampını vumuş, 100'den fazla çoluk çocuk ölmüştü. O zaman bir BM askeri, bana mezarları gösterirken kendisini tutamayıp ağlamıştı: "Elime doğmuştu, ama parça parça oldu." O asker eminim dünyanın bir yerlerinde, o korkunç anıların tekrarlanıyor olmasının derin üzüntüsünü yaşıyordur.
Arapların bazıları, olan biteni tanımlamak için kullanılan, 'yok kriz, yok çatışma' gibi laflara inat, '6. savaş' diyorlar, 1948'de başlayan İsrail-Arap savaşlarına atfen... Yüzlerce ölü, keskinleşen politik duruşlar, ağır bir tedirginlik, can pazarı ve yüz binlerce mülteci. Bu savaş değilse nedir?
Sabah yola düştüğümüzde, Şam'da bir okulun önünden geçtik. Bahçesinde karton kutular yığılıydı. Okulun içi hortumlarla yıkanırken, savaşın yerinden ettiği mülteciler dışarıda boş gözlerle etrafa bakıyordu. Suriye'ye 200 binden fazla mülteci gelmiş, bir kısmı böyle okullarda kalıyor, bir kısmı akrabalarının yanında. Bazıları da daha önce tanımadıkları kişilerin evlerinde konuk oluyor. Nereye kadar? Bu sorunun cevabını kimse bilmiyor. Lübnan Başbakanı Sinyora'nın Rice'ı kabul etmemesi nasıl büyük çoşku yarattı. Bir Lübnanlıya Sinyora 'iyi yaptı mı, böyle demekle' diye sordum. Şöyle bir yanıt verdi: "İyi mi! İyi değil, çok iyi etti."


Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 6 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
puan
5
Dış Haberler sayfasındaki diğer haberler
ÖZLÜ SÖZ #381
"Futbolda artık duran toplar var, küçük cinlikler var. Çünkü herkes endüstriyel futbol oynuyor artık."
Deniz Gökçe, FB-GS maçında yorum yaparken, "Deniz Bey, bi sussanız da maçı izlesek," dedirtiyor.

Haber Arama
Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.
Günün Haberi
Türkiye onu çok sevmişti
Duygu Asena öldü
Asena için yarın iki ayrı tören yapılacak

'Kadının Adı Yok' romanıyla Türkiye'deki kadın hareketinin sembol ismi olan Duygu Asena, beynindeki tümör yüzünden tedavi gördüğü hastanede öldü. Asena'nın cenaze töreni yarın.

ÇİZGİLER
Ofis cehennemine hoşgeldiniz... Dilbert
Kedilere güven olmaz... Garfield
Cathy'nin bitmeyen maceraları... Cathy
Babalar... Babalar
Günümüzün taş devrine bir bakış... Cilalı Taş Devri
İlişkiler ve tehlikeleri... Tehlikeli İlişkiler
Sizden, bizden ve onlardan... Ademler ve Havvalar

Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

© Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.