Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  8 Ağustos 2006 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Bugünkü Radikal
 Ana Sayfa
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Ödül için kötü insanları övmek, iyilerini anlatan güzel şiirlerin altına sürülmüş bir lekedir.
William Shakespeare
Tarihte Bugün
Takvimler 08 ağustos tarihini gösterdiği zaman...

1964 yılında,
Türk jetleri Kıbrıs'ı bombaladılar; Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel, uçağı ile düşerek şehit oldu.
1988 yılında,
İran-Irak savaşında ateşkes yapıldı.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla | Arşive Ekle Politika 

Murat Yetkin Kürt sorunu, PKK sorunu ve ABD

Murat Yetkin

ABD'nin atayacağı koordinatör PKK ile görüşecekse bu diyalog değil mi? Öyleyse arada ABD'ye neden ihtiyaç var?

08/08/2006 (7013 kişi okudu)

Önceki gece Şırnak'ın Beytüşşebap ilçesinde meydana gelen saldırıyı son dönemde PKK sorunu üzerine yaşanan gelişmelerde bir dönüm noktası kabul etmek mümkün görünüyor. Birkaç açıdan bu saptamayı açmak gerekiyor.
Valilikçe yapılan açıklamaya göre, yasadışı PKK'ya bağlı iki terörist, ilçe merkezinde bir apartmana girmiş, jandarma astsubay Levent Çevik'in evini basmış, ateş açmış, açılan ateşle Çevik şehit olmuş, oğlu Mete de ağır yaralanmıştır. Yani, bu açıklamaya göre, yakın bir zamana dek 'artık elinde yetişmiş militan kalmadığı için, uzaktan kumandayla mayın ve plastik bomba patlatma' yolunu tercih eden PKK, geçtiğimiz hafta karakol bastıktan sonra, şimdi de ilçe merkezinde bir güvenlik görevlisinin evini basıp onu katletme yoluyla, terör kampanyasını tırmandırmıştır.
Bu kampanyanın tırmandırılmasını, son zamanlarda artan 'eyleme karışmayan teröriste af' yolundaki açıklama ve yorumlardan bağımsız düşünmek mümkün değil. PKK'nın yeniden olabildiğince militanını terör eylemlerine katmak ve böylece, eylemciyi dışında tutan muhtemel bir affın dışına düşürmeyi de taktiklerinin arasına kattığı anlaşılıyor. Ankara'da PKK militanlarını dağdan indirme seçenekleri tartışılmaya başladığından itibaren, PKK'nın da kurucusu 'Abdullah Öcalan'ı kapsamayan bir affı kabul etmeyeceği kampanyası başlattığı unutulmamalı.
Beytüşşebap saldırısının, Demokratik Toplum Partisi Genel Başkanı Ahmet Türk'ün, Türkiye'yi sınır ötesi askeri harekâta, "PKK'yı tasfiye etmekten vazgeçmeye", PKK'yı da yalnızca 'daha duyarlı olmaya' çağırdığı açıklamasından yalnızca birkaç saat sonra yapıldığı da bir olgu. DTP Genel Başkanı'nın 'ortak tabana sahip olduklarını' söylediği PKK'nın, duyarlılığı, saldırılarında bir nitelik sıçrama yapacak yönde değişmiş bulunuyor.
Aynı basın toplantısında Türk, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın yüzde 10 seçim barajının düşürüleceği haberini desteklerken, "Barajın halen Kürtlerin siyasal temsilleri önünde engel oluşturduğunu" söyledi. 2002 seçimlerinde seçmenlerin yüzde 46'sının temsil edilmediği halihazırdaki Meclis yapısının birinci sorumlusu olan yüzde 10 baraj uygulamasını bu haliyle savunmak da, ama yalnızca bir etnik nedene bağlamak da yanlış. Ama bu cümledeki tek hata o değil. PKK ve DTP ısrarla kendi söyledikleri partilerinin adına değil, 'Kürtler' adına söylediklerini vurguluyorlar. Oysa kendileri de biliyorlar ki, Türkiye'de yaşayan Kürt kökenli nüfusun tamamı PKK'lı, ya da DTP'li değil.
Oysa Türkiye'deki Kürt gerçeği ve PKK gerçeği, Kürt sorunu ve PKK sorunu birbirine bağlı, ama birbirinden o kadar da ayrı iki sorun. Birinin sosyal, siyasi, tarihi ve ekonomik yönleri var. Türkiye'nin mutlaka bu yönleriyle ele alınması gereken bir sorunu. Diğeri ise, evet siyasi ve sosyal bağlantıları olan, ama ağırlıkla bir güvenlik sorunu niteliği taşıyor.
ABD'nin, özellikle Irak'taki PKK varlığıyla ilgilenmek için bir koordinatör atayacağı haberlerini bu çerçevede dikkatle izlemek gerekiyor. Bu haberler, ABD'nin artık çok yakında PKK'ya karşı somut bir adım
atacağı haberleriyle ve PKK'nın şu andaki lideri Zübeyr Aydar'ın, 'Türk hava sahasını kullandı' haberlerinden de göreceğimiz şekilde her hareketinin yakından izlendiği bilgileriyle aynı dönemde ortaya çıkıyor.
Bu haberlerin ortaya çıkması, Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın 30 Ağustos itibarıyla Genelkurmay Başkanı olacağının kesinleşmesi ve PKK'ya af seçeneklerinin, deşifre edilen haberlerle çöpe atılmasının sağlanmasıyla da çakışıyor. (Büyükanıt, Başbuğ ve Koşaner'in, Türkiye'deki Kürt gerçeği ile PKK gerçeğini gayet iyi ayırabilen komutanlar oldukları biliniyor.)
Bu durumda ABD'nin atayacağı PKK koordinatörü ve bu gerçekleştiğinde ona
muhatap olarak atanacak kişiler ne yapacaktır? Eğer ABD'li koordinatörün PKK yönetimiyle görüşmesine Ankara onay vermişse ya da verecekse, Bu, PKK ile ABD üzerinden diyalog anlamına gelmeyecek mi? Neticede, eğer PKK
ile bir şekilde konuşulacaksa, araya ABD'yi sokmak mı gerekiyor?
Bu konulara açıklık getirilmeli.



Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 12 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
puan
9
Politika sayfasındaki diğer haberler
ÖZLÜ SÖZ #553
"Ses yükseltildiği zaman beynimde şişlikler çıkıyor."
Gelinim olur musun evinden kaynana adayı Nazime Hanım, evde yüksek sesle tartışılmasından şikâyetçi. Lasonil, Bengay falan da fayda etmiyormuş o şişlere...

Haber Arama
Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.
ÇİZGİLER
Ofis cehennemine hoşgeldiniz... Dilbert
Kedilere güven olmaz... Garfield
Cathy'nin bitmeyen maceraları... Cathy
Babalar... Babalar
Günümüzün taş devrine bir bakış... Cilalı Taş Devri
İlişkiler ve tehlikeleri... Tehlikeli İlişkiler
Sizden, bizden ve onlardan... Ademler ve Havvalar

Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

© Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.