Radikal-çevrimiçi / Kültür/Sanat / 'Beowulf' gene revaçta
Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  15 Ağustos 2006 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Bugünkü Radikal
 Ana Sayfa
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Ne yazık ki, vücudun çökmesi, zekanın olgunluk zamanına rastlar.
Ahmet HAŞİM
Tarihte Bugün
Takvimler 15 ağustos tarihini gösterdiği zaman...

1921 yılında,
Milli Mücadeleyi destekleyen Türkoğlu gazetesi Bolu’da yayımlanmaya başladı.
1938 yılında,
Divriği-İliç demiryolu hizmete girdi.
1953 yılında,
Türkiye ile Mısır arasında Ticaret Antlaşması imzalandı.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla | Arşive Ekle Kültür/Sanat 

Sevin Okyay 'Beowulf' gene revaçta

Sevin Okyay

15/08/2006 (2441 kişi okudu)

Büyük bir ihtimalle 'Beowulf'u okumamışsınızdır. Okudunuzsa da, yıllardır elinize almamışsınızdır. Aklınıza gelmez, gelse de hatıralar elvermez. Ne de olsa, lisede kapsamlı bir şekilde İngiliz edebiyatı okuyan herkes,
'Beowulf'u da okumaya mahkûmdur. Hayatının en hoş tecrübesi olmaz, doğrusu. Boyuna kelime anlamlarına bakar, son derece farklı ve yabancı olan dünyasını kavramaya çalışırsın. Danimarkalıların büyük kahramanı Beowulf, İngilizlerin ve İngiliz edebiyatı okuyan yabancı çocukların da başına dert olmuştur. Genelde bir sonraki yıl da sıra, aynı şekilde her kelimesine baktığın 'Caterbury Tales/ Canterbury Hikâyeleri'ne gelir ama onun hiç değilse yazarı bellidir (Geoffrey Chaucer), kendisi de çok daha eğlencelidir.
'Beowulf'u okumamış olabilirsiniz, ama belki, '13th Warrior'ı görmüşsünüzdürü.
'ER'ı da yaratan doktor Michael Crichton 'Beowulf'tan esinlenerek 'Eaters of the Dead' diye bir kitap yazmıştı. Kitabın bibliyografisinde, Ahmet Tusi Elyazması diye bir şeyden söz ediyordu. Sözde kitabının kaynağıymış da Oslo Üniversitesi'ndeymiş. Çeviren de Fraus Dolus diye biriymiş.
Sonra bu adın iki kelimesinin de Latince 'sahte' anlamına geldiği anlaşıldı. Oslo Üniversitesi de elyazmasına ilişkin başvurulara, bir aldatmaca kurbanı olduğu yolunda cevaplar göndermekten bitkin düştü. Filmin yapımcısı olan Crichton, isimleri de biraz değiştirdi: Beowulf Bliwyf, Hygelac Hyglak,-Grendel Wendol, vs. Ciddiye almadık.
Beowulf, Grendel adlı insan yiyen canavarı öldürmek için ülkesi Geatland'dan (İsveç) Danimarka'ya giden bir savaşçıdır. Sonra, Grendel'in annesi intikam almaya gelince, onu da öldürür. Çok daha sonra ise kendisi, hazine sahibi bir ejderha tarafından öldürülür. İskandinav izleri taşıyan, Danimarka'da geçen, hemen hemen kesinlikle şimdi İngiltere denen yerde yazılmış (çünkü başka hiçbir yerdi Eski İngilizce konuşulmuyordu) bir hikâye. Elyazması 2000 yılından kalmış, ama şiirin kendisinin birkaç yüzyıl daha eski olduğu söylenir.
Sonra bir baktık, 'Beowulf' çevremizi sarmış durumda, popüler kültürün bir parçası olup çıkmış. Her şey altı yıl önce, Nobelli İrlandalı şair Seamus Heaney metnin nefis bir yeni çevirisini yapınca başladı desek doğru olur. Heaney'nin çevirisi, onlarca yıldır mecburen 'Beowulf' okuyan bütün o nankör öğrencilerin kafasına kakılan gerçeği kanıtladı: 'Beowulf' yalnızca 3,182 dizelik eskiden kalma bir şiir, İngiliz edebiyatının ilk ürünü olmakla kalmıyordu, aynı zamanda iyi bir şiirdi. Zaten üstat Tolkien de bunu söyleyip durmuştu. Eski İngilizceye hâkim olan J.R.R. Tolkien, 'Beowulf'un edebi değerleri için okunması gerektiğini söylerdi.
İyi çeviriler metni tozlu ve sıkıcı bir edebi eser olmaktan kurtarıp heyecanlı bir hikâyeye dönüştürdü. Tolkien de 'Yüzüklerin Efendisi'ni Beowulf üslubunda Anglo-sakson mitolojisi ile bezemişti. Belki kitaptan uyarlanan Peter Jackson filmlerinin başarısının da etkisiyle, 'Beowulf'a da nur yağmıştır. Belki 'Troy/Truva' filminin de etkisi olmuştur.
Aslında 1998'de, kahramanı Joseph Fiennes'in konuştuğu bir TV animasyon filmi yapılmıştı. Derken yukarıda bahsi geçen John McTiernan filmi çekildi. Bir yıl sonra da, Heaney'nin çevirisi geldi. Kanada filmi
'Beowulf&Grendel' haziranda gösterime girdi, yönetmeni Vikinglerin soyundan gelen Kanadalı Sturla Gunnarsson. 'Titus' filminin yönetmeni Julie Taymor, 'Grendel: Transcendence of the Great Big Bad' operasını aynı anda sahneye koydu. Hikâyeyi canavar açısından anlatan opera çok ses getirdi. Emmy'li yönetmen Scott Wegener'in çektiği 'Beowulf: Prince of the Geats' önümüzdeki yıl gösterime girecek. Robert Zemeckis'in 'Polar Express' tekniğiyle gerçekleştireceği 'Beowulf' da öyle. Hadi hayırlısı, diyoruz. Bir ilk gençlik kâbusu da böylece popüler kültür malzemesi olup çıktı.



Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 1 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
puan
7
Kültür/Sanat sayfasındaki diğer haberler
ÖZLÜ SÖZ #274
"Çok mutlu oluyorum yaşlılarla birlikte olmaktan. İhtiyar demiyorum bakın."
Nadide Sultan'ın ortaokuldayken Türkçe dersleri boş geçti herhalde. Yoksa ihtiyar ve yaşlının aynı manaya geldiğini bilebilirdi.

Haber Arama
Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

© Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.