Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  2 Eylül 2006 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Bugünkü Radikal
 Ana Sayfa
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
En güzel savaş, insanın kendi öz varlığı ve tutkularına karşı giriştiği uğraştır.
Napoleon
Tarihte Bugün
Takvimler 02 eylül tarihini gösterdiği zaman...

1925 yılında,
Şapka kanunu ve tekkelerin kapatılması üzerine Sivas’ta ayaklanma oldu. Kurulan İstiklal Mahkemesi, pek çok kişiyi cezalandırdı.
1929 yılında,
Kütahya-Emirler demiryolu hattı işletmeye açıldı.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla | Arşive Ekle Politika 

Murat Yetkin 'Çatışmaya sürükleniyoruz'

Murat Yetkin

Erdoğan'ı 'İhanet lafını çok kullanma' diye uyaran Baykal: Çatışma ortamına gidiyoruz

02/09/2006 (1758 kişi okudu)

CHP lideri Deniz Baykal, hükümetin TBMM'ye sevk ettiği Lübnan'a asker gönderme tezkeresi üzerinde Silahlı Kuvvetler ile hükümetin görüş birliği içinde olmadığını söyledi. Silahlı Kuvvetler'in ve bir ölçüde Dışişleri'nin tezkerenin Meclis'ten geçmesi durumunda deniz kuvvetleri ağırlıklı ve kara birliği göndermenin riskini azaltan bir tutumda olduğu bilgisine sahip olduğunu söyleyen Baykal, "Hükümet ise, nereye çağırılırsa oraya gitme yanlısı görünüyor" dedi.
Baykal'a göre, daha şimdiden hükümet-cumhurbaşkanı, hükümet-asker gibi çatışma eksenleri ortaya çıkaran Lübnan krizi, asker gönderildiği takdirde, daha ciddi kutuplaşmalara yol açabilir.
Baykal'ın Radikal'in sorularına yanıtları şöyle:

  • Tezkere Meclis'e sevk edildi. Başbakan Tayyip Erdoğan ise, Barış Gücü'ne katkıya karşı çıkmayı ihanet olarak niteledi. Sizce ihanet mi?
  • Başbakan, Irak ve PKK konusundaki ezikliğini, Lübnan konusunda ona buna ihanet suçlamasıyla kapatmaya kalkmasın. İhanet lafını da çok kullanmamasını tavsiye ederim. Tezkere konusuna gelince; TBMM'nin salı günü kararı isteniyor, ama kamuoyu hâlâ tam aydınlatılmadı. Asker gönderilirse bir silahlı çatışma riski var mı, yok mu? BM'nin üzerinde çalıştığı çatışma kuralları ilk taslağına göre, BM gücü komutanı karar verirse süngü savaşı dahil çatışma riski var. Taslak, güneyde Lübnan Silahlı Kuvvetleri dışında silahlı grup kalmaması mantığıyla yazılmış. Bu mantığa göre asker gönderilecekse, hükümet hâlâ nasıl çatışma riski yok diyor? Başka ciddi sorunlar da var. Örneğin kurumlar arası görüş birliği yok. Cumhurbaşkanı ile hükümetin görüş ayrılığı biliniyor. Ne tür birliğin, nereye gönderileceği konusunda Silahlı Kuvvetler ile hükümet arasında görüş birliği sağlanabilmiş değil.
  • Bu konuda size gelen bilgi var mı?
  • Bize gelen bilgilere göre, Silahlı Kuvvetler ve bir ölçüde Dışişleri, eğer gönderilecekse deniz kuvvetleri ağırlıklı bir katılımdan yana. Oysa hükümet, nereye çağrılırsa oraya gitme yanlısı görünüyor. Kara birliği göndermenin riskini azaltmak istiyor. Asker, BM'nin çatışma kuralları kesinleştiğinde değerlendirmesini tamamlayabileceğini söylüyor. Silahlı kuvvetlerin tam pozisyonunu henüz bilmiyoruz.
  • Başbakan Erdoğan da, Dışişleri Bakanı Gül de, Hizbullah'ı silahsızlandırmaya, çatışmaya gitmiyoruz diyor. Bu kayıt, bir garanti sağlamaz mı?
  • Başbakan ve Dışişleri Bakanı'nın bu açıklamalarının bir anlamı yok. Çünkü askeri gönderince, oradaki güç komutanının yetkisi altında hareket edeceksiniz. Bakın, BM Genel Sekreteri Kofi Annan, 'İsrail ablukayı kaldırsın' diyor, İsrail'in hanım Dışişleri Bakanı, 'Ancak Lübnan'ın güneyi silahsızlandırılırsa düşünebiliriz'. Hizbullah'ın bölgeyi çatışmadan boşaltacağı ve İsrail'e saldırmayacağına garanti verilebilir mi? İyimser olmaya neden göremiyorum. Çatışma ortamına sürükleniyoruz.
  • Lübnan Barış Gücü'ne katılmanın Türkiye'ye siyasi getirileri olacağını söylüyor hükümet. Sizce uluslararası topluluktan kopmanın riskleri yok mu?
  • Ne getirisi? ABD ve AB'nin taleplerini ciddi fedakârlıklarla yerine getirilmesi söz konusu. İnsani yardıma elbette karşı olamayız. Böylece asker eliyle insani yardım gidecek demekse bir aldatmaca. Biz, uzak duralım derken izolasyonist dış politika savunuyor değiliz. Türkiye örneğin, Bosna'ya, Kosova'ya müdahil olmalıydı ve oldu. Biz Lübnan'a müdahil olmaya karşıyız. Dünya ile ters düşmemenin yolu asker göndermek mi? Mısır, Suudi Arabistan asker göndermeyerek ters mi düşüyor? Acaba 'medeniyetler çatışması' görüntüsünü kamufle etmek için mi Türkiye'nin katkısı isteniyor? Orada etnik ve dinsel kökenli bir çatışma yaşanıyor. Barış gücünden İsrail ve Hizbullah'ın beklentileri farklı. Hizbullah, İran'ın kontrolünde. İran bu anlaşmalara taraf değil.
  • İran BM'nin Lübnan planını bozabilir mi?
  • İran bu tabloda olmadan, o anlaşmaya güvenilebilir mi? Yarın nükleer kriz nedeniyle BM yaptırımları gündeme gelirse, İran bir cephe daha açmaya karar verir, Hizbullah saldırmaya başlarsa çatışma çıkmayacak mı? Türkiye o çatışmaya taraf durumunda kalmayacak mı? Hürriyet'te Ertuğrul Özkök, birilerinin 'Bu güç İsrail'i korumak için mi?' dediğini yazarak bir kaygıyı aktarıyor. Akşam'da Serdar Turgut, 'Hizbullah'ı kormak için mi?' kaygısını aktarıyor. Türk Musevi cemaati, daha dün tırmanan Yahudi düşmanlığından söz etti. Bu durum ülkedeki İsrail karşıtı havayı da tırmandırabilir. Daha asker göndererek müdahil olmadan Lübnan nedeniyle hükümet-Cumhurbaşkanı, hükümet-asker gerilim eksenleri ortaya çıktı. Asker gönderilirse, içeride ciddi yansımaları olması endişesini taşıyorum.

  • Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 3 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
    puan
    7
    Politika sayfasındaki diğer haberler
    ÖZLÜ SÖZ #396
    "Ben öyle gördüm gibi geldi bana sanki."
    Yine Erman Toroğlu...

    Haber Arama
    Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.
    ÇİZGİLER
    Ofis cehennemine hoşgeldiniz... Dilbert
    Kedilere güven olmaz... Garfield
    Cathy'nin bitmeyen maceraları... Cathy
    Babalar... Babalar
    Günümüzün taş devrine bir bakış... Cilalı Taş Devri
    İlişkiler ve tehlikeleri... Tehlikeli İlişkiler
    Sizden, bizden ve onlardan... Ademler ve Havvalar

    Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

    © Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.