Günün Sözü
İyi kalpli insan, başkalarını haset ettirmemek için, kendisinde birkaç kusur bırakır. Benjamin Franklin
Tarihte Bugün
Takvimler 13 ekim tarihini gösterdiği zaman...1923 yılında, Ankara'nın Başkent olmasına ilişkin önerge Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi. 1935 yılında, Türkiye’de faaliyet gösteren Mason Locaları, İçişleri Bakanlığı’nca kapatıldı.
|
 |
 |
 |
Fransa üzdü, Orhan Pamuk sevindirdi
Murat Yetkin
Fransız Parlamentosu öfkeye yol açtı ama bir saat sonra gelen Orhan Pamuk haberi sevindirdi
13/10/2006 (3220 kişi okudu)
Fransız Parlamentosu'nun Ermeni soykırımı iddialarının inkârını hapislik suç sayması dün BBC Dünya servisi tarafından birinci haber olarak 'tartışmalı karar' olarak duyuruldu. BBC'nin ikinci haberi, yazar Orhan Pamuk'un 2006 Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülmesiydi. BBC bu haberi de, Fransa'daki oylama ile bağını kurarak 'tuhaf bir rastlantı' tanımıyla duyurdu. Pamuk'un bir röportajında Birinci Dünya Savaşı sırasında 1 milyon Ermeni'nin öldürülmüş olduğunu söylediğini de hatırlattı. Dünyaya ve olaylara hâlâ küresel bakabilen bir güç olan İngilizlerin yayın kurumuna göre bu iki gelişme, Kore'nin nükleer denemesi nedeniyle Birleşmiş Milletler'de yaşanan gerilimden daha önemliydi. Üçüncü haber oydu.
Orhan Pamuk'un Nobel aldığının açıklandığı saatlerde, Ankara'da, Paris Caddesi'ndeki Fransa Büyükelçiliği'nin önü protestocularla dolmaya başlamıştı. Dışişleri Bakanlığı, eşine az rastlanır uzunlukta ve sertlikte bir açıklama ile Türk-Fransız ilişkilerinin Fransız ulusal meclisinin bu kararıyla 'ağır bir darbe' aldığını duyurmuştu. darbe ağırdı, çünkü Fransa'da hükümeti elinde tutan Halk Hareketi Birliği (UMP), muhalefetteki Sosyalist Parti tarafından verilen yasa tasarısının oylanmasını engelleyebilecek güç ve imkâna sahipken bunu kullanmamıştı. Şimdi yasa tasarısını Senato'nun onayına sunmak yetkisi hükümetin elindeydi. UMP lideri ve İçişleri Bakanı Nicholas Sarkozy'nin onayı ile Senato'ya sunulur ve geçerse, yasa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın onayına sunulacaktı.
Türk Dışişleri, henüz her şeyin sonu olmadığına dikkat çekiyor ve insanlık tarihini hür düşünceyle tanıştıran Fransa için karanlık bir sayfa olarak tanımladığı bu girişimin yasalaşmaması için girişimlerin her düzeyde sürdürüleceğini söylüyor. Oysa Mayıs 2007'de yapılacak Fransa Cumhurbaşkanlığı seçiminde Sarkozy'nin gözü, Chirac'ın koltuğunda. Daha çok Marsilya ve Lyon'da yoğunlaşmış 380 bin Ermeni asıllı seçmenin oyunu alabilmek için Türkiye ile yüzyıllar boyunca oluşmuş ilişkisini böylece harcamayı göze alan Fransız iç siyasi dengeleri için, Türk hükümetinin, muhalefetinin ve iş dünyasının çabaları yeterli olacak mı acaba?
Bir başka soruyla devam edelim: Fransa'da alınan dünkü kararda acaba yalnızca Ermeni asıllı oylar için yaşanan rekabet mi rol oynadı? Yoksa Fransa'da ve Avrupa'nın diğer yerlerinde 11 Eylül 2001 sonrasının etkisiyle giderek artan, neredeyse ırkçılık eğilimleri göstermeye başlayan kültürel ayrımcılık, kendisini böyle mi gösteriyor? Avrupa'nın ayrıma ve şiddete uğrayacak yeni Yahudileri, Müslüman Türkler mi? Fransızlar, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girişine somut gerekçeler üretmek yerine böyle belden aşağı vurarak Ankara'yı yıldırmaya mı çalışıyorlar?
Oysa bu yasanın yasalaşması durumunda Fransa, binlerce Türk vatandaşının, ki bunların içinde Hrant Dink gibi Türkiye Ermenileri de var, sırf ceza almak için "Ermeni sorykırımı yoktur" beyanı verip, kendilerini polise, savcıya ihbar edip Fransa'da hapishane kuyruğuna gireceklerini hesap edemiyor mu? O davaların İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi'ne (İHAM) gideceğini ve oradan döneceğini, bunun da Fransa'nın başına nasıl bir sorun açacağını kestiremiyorlar mı?
Madalyonun başka yüzüne dönelim: Bu iş Türkiye karşıtı Ermeni gruplar için ne kadar zafer sayılabilir?
Evet, biraz sancılı oldu ama, son dönemde Orhan Pamuk'un da katılmasıyla Ermeni meselesi Türkiye'de her boyutuyla, evet ceza davaları boyutuyla da apaçık tartışılır hale geldi. Siz bakmayın şimdi Fransa'da yapılanın acıttığı canlarla; Orhan Pamuk'un aldığı ödüle "Ermeni konusunu açtı, ondan verdiler" diye öfkelenenlere, sevinemeyenlere. Sel gider, kum kalır.
Bu tartışmalar durulduğunda, geride kalan bir Türk yazarın Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldığı kaydı olacaktır. Bugün, haklı hayal kırıklıkları nedeniyle sevinemeyenler de o gün sevineceklerdir. Orhan Pamuk'un iyi bir yazar olarak tescili için Nobel'e ihtiyacı yoktu bence. Nobel'in siyasileşmesi yeni bir şey değil çünkü.
Pamuk, Nobel olmadan da iyi bir yazardı, dünyada okunan bir yazardı. Şimdi, edebiyat tarihi kaydına da girmiş oldu.
Dün Fransa'nın üzdüğü yüreklerimize serin bir su serpti Pamuk.
|
Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 15 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
|
puan 6 |
Politika sayfasındaki diğer haberler
|
 |
 |
 |
ÖZLÜ SÖZ #444
"Gevreğe süt döküp yiyemezdim, canım sıkılırdı. Ben de bourbon dökerek yerdim." 1970'li yılların unutulmaz dizisi Dallas'ın J.R. Ewing'i Larry Hagman 1992'de Hagman'a siroz teşhisi konulduğunu ve üç yıl sonra da karaciğer nakli yapıldığını hatırlatalım. Ama alışmış kudurmuştan beterdir, yine içkiye başlamış kendisi.
Haber Arama
Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.
|