Günün Sözü
Çocuklarınıza erdemli olmayı öğretin, onları mutlu edecek olan para değil erdemdir. Beethoven
Tarihte Bugün
Takvimler 27 aralık tarihini gösterdiği zaman...1933 yılında, TBMM Şehit Kubilay'ın annesine maaş bağlayan kanunu kabul etti. 1937 yılında, Denizbank Kuruluş Kanunu kabul edildi.
|
 |
 |
 |
Aralık gündeminden kalanlar
Uğur Gürses
27/12/2006 (875 kişi okudu)
Türk Hava Yolları'nın kurumsal itibarı, bakım sorumlusunun apronda deve kesmesiyle yıprandı. Asıl ilginç olanı, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın 'THY yetkilisinin görevden alınması yeterli mi?' sorusuna verdiği yanıt idi: 'Daha ne yapalım? Asalım mı?'. Bu da, 'sözün bittiği' yerdi!
Doğrusu, şöyle bir yanıt gelseydi; 'Bundan sonra, kurumun işe alma süreçlerindeki kriterler daha objektif hale getirilecek, atamalarda
liyakat ve uzmanlık unsuruna dikkat edilecek', bu da 'sözün bittiği yer' olurdu!
Eğer 'Kamu işletmeleri ucuza satılıyor' diyenler varsa, 'ucuza satıştan' daha vahim olanının 'şirketi değerini ucuzlatmak' olduğunu söyleyelim. Bu olan bitenler de, bir nevi 'ucuzlatmaktır' şirketi. Hem de havacılıkta rekabetin 'tavan yaptığı' bir yılda!
***
Tayland'da sermaye hareketlerine sınır getirmek için merkez bankası tarafından atılan adım tam anlamıyla 'ele yüze bulaştı'. Sermaye blokajı açıklandı, sonra borsa için olan bölümü kaldırıldı. Tabii döviz kuru zıpladı, mali piyasalar sarsıldı. Tayland Merkez Bankası, 'Tamam başka bir şey yapmayacağım, sakin olun' tarzı açıklamalar yaptı. Ancak iş işten geçti.
Bu girişim ve başarısızlık Türkiye'de, 'sıcak paraya vergi koyalım, istikrarsızlık yaratmasın' düşüncesinin taraftarlarını da hayal kırıklığına uğrattı.
***
Eski, dünyayı ve değişimi izleyemeyen, ezberci iktisatçıları mı okuyorsunuz? Bizim önerimiz, genç, eğitimli, dinamik ekonomi blogları olacak. Ya da Orhan Karaca gibi gizli kalmış iktisatçılar.
Orhan Karaca, haftalık Ekonomist dergisinde 'Gösterge', aylık Capital dergisinde de 'Konjonktür' başlıklı köşeleri hazırlıyor. Bu köşelerde 'sorgulayıcı' analizler yapıyor. Bunların dışında, köşeye sığmayan geniş analiz ve güncel ekonomik yorumlarını, internet ortamında hazırladığı blogunda (orhankaraca.blogspot.com) yazıyor.
***
2001 yılından bu yana, hafif bir mali piyasa dalgalanması yaşandığında, 'acaba krize mi giriyoruz?' korkusu kafalara giriyor. Geride kalan yıl da görece büyük bir dalgalanma yaşandı. İşin ilginç tarafı, böyle dalgalanmalar sırasında IMF ve Dünya Bankası'nın Ankara'da mukim temsilcileri çıkarlar ve 'kriz olmaz' derler. Tamam biz de 'kriz olmayacağını' düşünüyoruz. Ancak, gerçekten de olumsuz bir durumun olasılığı bile ortaya çıktığında IMF ve Dünya Bankası temsilcileri hiç konuşmazlar. Konuşanın itibarı, riskin her iki tarafına doğru zamanda işaret etmesi ile artar. 'Programa mali bakımdan da destek veren kuruluşlar ve de onların temsilcileri, programın riskleri hakkında konuşurlar mı hiç?' denilebilir. O zaman, olumlu konuşmaları da çok anlam ifade etmez. Öyle değil mi?
***
Türkiye'de firmalar son dönemde 'akım' olduğunu düşündükleri, ancak zaten var olması beklenen bir kavrama sarıldılar: Sosyal sorumluluk! Gazetelere ürünü için ilan veren bir zincir firması, 'Bu ilanı sosyal sorumluluk çerçevesinde bilgilendirmek için verdik' diyordu! 'Evlere şenlik' örnekler dışında, firmalar okul yaptırma ve eğitime katkı gibi faaliyetlere maddi destek veriyorlar. Hâttâ bunun duyurusuna (reklamına!), faaliyete harcanandan daha fazla para harcayan kuruluşlara bile tanık olduk. Tamam, eğitime destek vermek çok iyi de, aynı kuruluşların şiddet içeren TV dizileri içinde reklam vermeleri 'sosyal sorumlulukları' ile ne kadar uyumlu?
|
Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 2 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
|
puan 6 |
Ekonomi sayfasındaki diğer haberler
|
 |
 |
 |
ÖZLÜ SÖZ #215
"Turgut Özal, ABD'de boyunu 1.80'e uzatacaktı. Fakat Semra Hanım izin vermedi." Hasan Celal Güzel anlatıyor.
Haber Arama
Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.
|