Radikal-çevrimiçi / Ekonomi / Başmüfettişin suçu bakanın huzurunu kaçırmak
Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  27 Ocak 2007 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Bugünkü Radikal
 Ana Sayfa
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Sevgiye ve tutkuya açık bir kalp kadar dünyada değerli bir şey yoktur.
Goethe
Tarihte Bugün
Takvimler 27 ocak tarihini gösterdiği zaman...

1956 yılında,
Yabancı petrol şirketi MOBİL, Türkiye'de ilk petrol arama ruhsatını alan ilk firma oldu.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla | Arşive Ekle Ekonomi 

Funda Özkan Başmüfettişin suçu bakanın huzurunu kaçırmak

Funda Özkan

27/01/2007 (2332 kişi okudu)

Maliye Başmüfettişi Hamza Kaçar, görevden niye uzaklaştırıldı? 'Maliye Teftiş Kurulu'nun vergi sorgulama sistemine usulsüz giriş yaptı' diye açıklandı ama görevden alınma yazısına baktığınızda böyle bir cümleye rastlayamıyorsunuz.
Hamza Kaçar kim?
Başbakan Erdoğan'ın "Ben kefilim" diye sahip çıktığı, Başdanışmanı Cüneyd Zapsu'nun her fırsatta savunduğu Yasin el Kadı ile ilgili incelemeyi yürüten Maliye Başmüfettişi.
Yasin el Kadı ile ilgili raporunda Hamza Kaçar, 'çalışmam sarasında siyasi ve bürokratik engellerlerle karşılaştım' ifadesini kullanmıştı.
Dün ve önceki gün gazetelerde yer alan haberlere göre bakıyoruz ki, Maliye Bakanlığı Teftiş Kurulu'nun siyasiler, devlet görevlileri, işadamları ve gazetecilere yönelik kanundışı 'malvarlığı ve vergi incelemesine' tabi tutulduğu ortaya çıkarması üzerine, görevden alınan beş kişi var. Biri Hamza Kaçar, diğer dört kişi 'sendikal faaliyetlerle' ilgilenen memurlar.
İddia şu, 'usulsüz olarak malvarlığı ve vergi incelendi' iddiasıyla beş 'sorunlu' memurdan kurtulunmuş oldu.
Nitekim, görevden uzaklaştırma yazısında Hamza Kaçar'a hitaben "Birlikte hareket ettiğiniz bazı kişilerle eşgüdüm içersinde kurumun, huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozduğunuz, Maliye Müfettişliği sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede önemli suiistimaller içeren utanç verici davranışlarda bulunduğunuz' ibareleri yer alıyor. Yazıya imza atan Maliye müfettişleri M.Ali İslamoğlu, Nurettin Köse ile birlikte Teftiş Kurulu Başkanı Cemal Boyalı.
Yasin el Kadı dosyasında Hamza Kaçar birilerini çok, çok sinirlendirmişti. Bu köşede de yer vermiştim, CHP'li Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Sümenaltı mı ettiniz?" sorusuna Maliye Bakanı Kemal Unakıtan "Gelsin sümenin altını göstereyim" gibi çok 'anlamlı' laf etmişti.
İşin ilginci Hamza Kaçar hakkında görevden uzaklaştırma kararının verildiği inceleme de neredeyse jet hızıyla yapılmış. 11 Ocak'ta soruşturma başlatılıyor, 23 Ocak'ta Hamza Kaçar'a 'görevden alındınız' yazısı gönderiliyor.
Birileri işleri arapsaçına çevirmekte maharetli. Açıklamaya göre Hamza Kaçar ve arkadaşları VEDOP (Vergi Daireleri Otomasyon Projeleri) sistemine girip usulsüz 'malvarlığı ve vergi' sorgulaması yaptı. VEDOP'ta mükellefin vergi ve taşınmaz bilgileri bulunuyor. Banka hesabını öğrenmek mümkün değil ki!

'En büyük sermaye beyin'
Microsoft'un hem Türkiye'de hem de ABD'deki merkezinde yıllarca çalışıp, Turkcell'in genel müdürlüğüne transferi Süreyya Ciliv ile hafta başındaki yemekli sohbetimizi size aktarmıştım. Salı günü yerim kalmadığından yazamadığım önemli bir bölüm vardı. Süreyya Ciliv, Ankara Fen Lisesi'ndeyken dört kişilik yatakhaneyi paylaştığı arkadaşlarını anlattı.
Biri Onat Menzilcioğlu, kendi şirketini kurar ve üç ortağıyla birlikte şirketi büyütür, halka açar, yedi yıl sonra da iletişim şirketini 4 milyar dolara İngilizler satın alır. Onat Menzilcioğlu, Antalya'daki Hillside Su Oteli'nin de sahibidir.
Diğeri Bürhan Bakoğlu. IBM mühendislerin kullanımına özel bilgisayar geliştirmekte zorlanıyordur. Bürhan Bakoğlu, IMB'de çalışırken bilgisayar ve chip geliştirir. Bir özelliği daha var Bakoğlu'nun, son yılların en popüler markası Sony Vaio'yu yaratır.
Üçüncüsü Prof. Dr. Erdal Arıkan. Süreyya Ciliv'in anlatımıyla yatakhanenin en zekisi. 1976'da üniversite sınavlarında Türkiye birincisi olmuş. (Bu arada Bürhan Bakoğlu da üçüncüymüş. Diğer ikisi de ilk 100'deymiş.) Prof.Dr. Erdal Arıkan Bilkent'te öğretim üyesi.
Bunları niye mi anlattı Süreyya Ciliv? "En büyük sermaye beyin. Hayat şartları zor olabilir, para olmayabilir yeter ki insan yılmadan, çalışsın" diyordu. Bir de şunu söylüyordu: "Gözlerinden görüyorum, Türkiye'de gençler yorgun, ümitsiz, nereye gideceklerini bilmiyorlar. Nasıl birleşiriz de, gençlere örnek oluruz?"
Doğru değil mi? İnsanın geleceğe dair ümidi yoksa neyi başarabilir ki!

Biz 'Beyaz Gölge' ile büyümüştük
Siyah-beyaz TRT günlerinde en sevdiğim dizilerdendi 'Beyaz Gölge'. Biraz da onun sayesinde ortaokul yıllarında okul ve kulüp takımlarında oynadım. Yıllardır basketbol maçına gidemiyorum, fırsat da olmuyor, özdisiplin de. Ülker'in davetiyle önceki akşam Fenerbahçe Ülker-Eldo Napoli maçındaydım. Holding İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Orhan Özokur ve Kurumsal İletişim Koordinatörü Ali Doğan başta olmak üzere Ülker yöneticileriyle birlikte maçı izledik. Abdi İpekçi tıklım tıklımdı, tam bir karnaval havası vardı. Şunu da belirteyim maça giderken, gerilerde polis arabası bir otobüse yol açıyordu. Meğerse İtalyan basketbolcular salona gelmeye çalışıyormuş. Acaba aynı sahne bir futbol maçı öncesinde yaşansaydı, sporcuları taşıyan otobüs o kadar rahat hareket eder miydi? Yaşasın basketbol ve severleri.



Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 5 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
puan
7
Ekonomi sayfasındaki diğer haberler
ÖZLÜ SÖZ #8

"- Bayan yabancıymış. Hem de yengenin memleketindenmiş!
- Hangi yenge?
- Hangi yenge olacak, Cathy Yenge!"
Catherine Derviş'i çeviren iki polis aralarında konuşuyorlar.

Haber Arama
Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

© Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.