Günün Sözü
Özgür bir ülkede yaygara çok ıstırap az, baskı altındaki bir ülkede ise yakınma az, keder çoktur. Carnot
Tarihte Bugün
Takvimler 06 şubat tarihini gösterdiği zaman...1979 yılında, İstanbul'un eski siyasi polis müdürü Ilgız Aykutlu, evinin önünde otomobilinden çıkarken vuruldu.
|
 |
 |
 |
Türk işi 'sivilleşme'
Murat Belge
06/02/2007 (3991 kişi okudu)
Dünyada 'sivil toplum' ne zamandan beridir bir 'yükselen değer' halinde. Türkiye'nin günlük söyleminde de sık sık karşımıza çıkıyor -aslında söylem'de, gerçek hayat'ta olduğundan çok daha sık çıktığını söyleyebiliriz.
Nedir, 'sivil toplumun meziyetleri'?
Niçin böyle bir yükselen değer?
Batı'da geçirdiği evrimle 'sivil toplum', 'sorumlu yurttaş' kavramını ve buna uygun insan tipini ön-gerektirir. Yaşadığı çevrede, kendi üstünde yer aldığı varsayılan bir 'merkez'den talimat almadan, kendi aklını, bilgi ve deneyimlerini seferber ederek aksaklıkları, eksiklikleri tespit eden bir 'insan tipi'dir bu. Ama 'tespit etmek'le de kalmaz, üstesinden gelmek üzere, 'harekete geçer'. Örgütlü davranma yeteneği ve alışkanlığı vardır. Bunu dediğimiz anda tek başına davranan bir birey kavramını bırakıp çoğul 'bireyler' anlayışına geliyoruz. Bunlar hepsi 'merkez'den bir 'talimat' gelmesini beklemeden bir araya gelebilen kişiler olduklarına göre, kendi aralarında gerçekleştirecekleri örgütlenmenin de hiyerarşiden mümkün mertebe uzak tutulacağını varsayabiliriz. Bu, herkesin 'inisiyatif' üstlenebildiği bir toplum tipini anlatıyor; bu da, yeni elektronik ve yüksek teknoloji çağının genel gidişine, genel anlayışına uygun. En temel iki örgütlenme alanında, üretimin örgütlenmesinde ve askerliğin örgütlenmesinde, ileri dünya, iki yüzyıldır oluşan biçimlerin ötesine geçti. Bu iki alanda da gitgide artan bir bireysel inisiyatifle hareket eden özerk birimlerin rolü, kapsayıcı bir ortak disiplin içinde birlikte ve mekanik bir biçimde hareket eden büyük gövdelerin önüne geçmeye başladı. Bunlara çok öncelerden beri değiniyorum, yeniden ayrıntılara girmemizin şimdilik gereği yok.
Merkeziyetçi yöntemler hâlâ geçerliyken Amerika ile yeterince rekabet edebilen merkeziyetçi Sovyet modeli, bilgisayar egemenliği karşısında dayanamadı ve göçtü.
Peki, her zaman merkeziyetçi olmuş Türkiye'de durum ne? Bu global gelişmeler Türkiye'ye yansıyor mu? 'Sivil toplum' dediğimiz oluşum ne kadar yol aldı?
Doğrusu, henüz çok yansıdığı ve belirleyici olduğu da söylenemez, hiçbir şekilde ufukta doğmadığı da. İyi kavrayarak, eksik kavrayarak, neyse ne, ama herkesin bu global gelişmelere ayak uydurması zorunlu, o ölçüde Türkiye'de de bir şeyler oluyor, yanılmıyorsam daha çok da ekonomik üretim alanında, 'dünya kapitalizmi'nin yeni gelişmeleri karşılığını buluyor (olumlu ve olumsuz sonuçlarıyla).
Ama 'sivil toplum', 'merkezden talimat almadan hareket eden birey' gibi, toplumun genel örgütlenmesine ilişkin değişimin çok ağır yürüdüğünü söylemek gerekiyor. Büyük paradoks şurada ki, bu anlattıklarıma en çok benzeyen gelişme sanki 'lümpen-faşist' örgütlenmede karşımıza çıkıyor (burada olmazsa olmaz hiyerarşinin birtakım 'abi'lerde cisimleşmesi gibi küçük bir istisna dışında). Bu tabii sadece bir varsayım, eldeki verilerle sınırlı bir varsayım. Büyük bir ihtimalle, öyle talimatlar veren bir, belki birkaç, merkez vardır. Ama sanırım bunlar da en azından 'geleneksel' merkezlerin dışında ve tabandaki gidişat da önceki dönemlerden farklı.
'Sivilleşme'yi ancak bu alanda gerçekleştirmeye yaklaşabilmemiz, üstüne ciltler yazılacak bir paradoks!
|
Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 31 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
|
puan 8 |
Yorum sayfasındaki diğer haberler
|
 |
 |
 |
ÖZLÜ SÖZ #400
"Merhaba Güzin Abla, 20 yaşında daha hayatının baharında bir genç kızım. Benim şu anda iki ilişkim var. Biri çok saf ve temiz kalpli, diğeri hukuk okuyor." Güzin Abla'ya "Beni aldatanı seviyorum," diye dert yanan genç kızımız... Hukuk okuyanların potansiyel 'aldatıcı' olduğuna dikkat çekeriz.
Haber Arama
Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.
|