Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  11 Mart 2007 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Bugünkü Radikal
 Ana Sayfa
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Dinlerseniz, size her zaman doğru yolu gösteren bir sesin var olduğunu unutmazsınız.
Thomas Hughes
Tarihte Bugün
Takvimler 11 mart tarihini gösterdiği zaman...

1969 yılında,
Günlük haber trafiği 190 bin kelime olan Anadolu Ajansı 48 yıldan beri ilk defa sustu. Toplu sözleşme görüşmelerinde anlaşmaya varılamaması nedeniyle alınan grev kararı ajansın Ankara, İstanbul, İzmir ve Adana işyerlerinde uygulandı. Türk-İş grevi destekl

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla | Arşive Ekle Yorum 

Murat Belge 'Biyografi'den 'alıntı'lar

Murat Belge

11/03/2007 (3633 kişi okudu)

Bundan birkaç yıl önce, Tuba Çandar'la birlikte, 'nehir söyleşi' diye adlandırılan yöntemle bir biyografik çalışmaya başlamıştık. İkimizin de işi gücü çok, uzun sürdü, ama sonunda tamamlandı.
Milliyet'in 'Kitap Eki'nin editörü Filiz Aygündüz beni aradı ve benimle 'Pazar Eki'nde yayımlanacak bir mülâkat yapmak istediğini söyledi. Tuba ile birlikte konuşacaktık. Bu arada, kitabın, salı günkü (6 Mart) gazetede haber yapılacağını da duyurdu. Bunlar hepsi iyi.
Salı günü baktım ki gazetenin birinci sayfasında, gönlümün aslında Hıristiyanlık'ta yattığını dünyaya duyurmaktayım.
Şimdi bir an duralım ve medyada yaygın biçimde uygulanan bir teknikten söz edelim: 'cımbızlama'! Belirli bir konuyu, belirli bir bağlamı olan sözlü veya yazılı bir söylem içinde ele alıyorsunuz; biri geliyor,
o 'bağlam'dan cımbızla yoluyor o söylemi, bu örnekte olduğu gibi bir yere yerleştiriyor. Kelimeler sizin kelimeleriniz, bunlar çarpıtılmamış. Öyleyse söyleyecek söz yok. Oysa, hayır, söyleyecek söz var. Bu da, değindiğim, 'bağlam' sorunu.
Buradaki 'bağlam', bir 'dinler karşılaştırması'. İsa'nın hayatını anlatan dört İncil'de, özellikle de, 'Yuhanna'da karşıma çıkan derin insan sevgisi, dini değil dünyevi nedenlerle beni etkilemiştir. Öte yandan, soyut mantık düzeyinde bakıldığında insanın aklını zorlayan Hıristiyan mitolojisi, 'Allah'ın oğlu' gibi bir kavramla iç içe geçen, 'oğlunu kaybeden annenin acısı' gibi son derece insani temalar, insanların psikolojik ihtiyaçlarına çok iyi cevap verebiliyor- bir kere iman ederse.
Buna karşılık Uzakdoğu'nun dinleri, özellikle Taoizm ve Budizm, çok derin, çok karmaşık bir inanç/akıl karışımı sağlıyor ve gene bir hayli yüksek bir 'insanilik' standardı oluşturuyor.
Şimdi bunların konuşulduğu bir bölümden, gazeteci, "İncelediğim çeşitli dinler arasında, inanç ihtiyacı duyan bir insan olsam, muhtemelen Hıristiyanlığı veya Uzakdoğu dinlerinden birini seçerdim" cümlesini 'cımbız'layarak almış. Ayrıca, bundan başlık yaparken, Uzakdoğu faslını da fazlalık görmüşler anlaşılan: 'İnançlı olsam Hıristiyandım' olarak özetlenmiş konu.
Bir de bu işin yapıldığı ortam var tabii: Bir arkadaşım, 'Sanki milliyetçiler işlerini yapamazsa Müslümanlar tamamlasın diye yapılmış bir haber' diyerek değerlendirdi durumu. Başka dostlarımdan bunun internete yansıma biçiminden ve edilen küfürlerden haberdar edildim.
Tamam, bunlara da uzun boylu bir diyeceğim yok, kişisel bir çerçevede. Tuba'yla konuşurken ne söylemişsem öylece söylemişim, çünkü öyle düşünüyorum. Ama bu 'medya teknikleri', kendimle ilgili olmayan konularda da 'meyve verdikçe', bu tür eleştirilerde bulunuyorum. Bu sefer konunun benden ötürü gündeme gelmiş olması hiç önemli değil.
Başka bir konuya geçerek bitireyim: bu toplumun genel hayat tarzı, herkesi 'resmi görüş' sahibi olmaya zorlar. Hangi sözleri söyleyerek yaşamamız gerektiği önceden belirlenmiştir, senaryolarımız, diyaloglarımız önceden yazılmıştır. Onun için de 'bireysellik' denen olayla, eksantrik bireylerle karşılaşmak zordur Türkiye'de. Tabii bu, 'dış yüzey'den bakınca böyle; onun arkasına dolaşmayı başardığınızda, bireyselliğin, kuraldışılığın türlüsünü (her zaman 'sağlıklı'sını da değil) görürsünüz. Şu anlattığım çeşitten hikâyeler de, insanı, 'Aman, aykırı bir şey söylemeyeyim, cımbızlayıp başka kılığa sokarlar' diye düşünmeye koşullandırıyor. Bunlar aslında bu ülkenin kültürünün tamamını ilgilendiren köklü ve ciddi sorunlar.



Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 33 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
puan
9
Yorum sayfasındaki diğer haberler
ÖZLÜ SÖZ #310
"Hayatta tek isteğim bu gezegende barış ve mutluluğu görmek..."
Silah üreticisi Mikhail Kalashnikov...

Haber Arama
Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.
ÇİZGİLER
Ofis cehennemine hoşgeldiniz... Dilbert
Kedilere güven olmaz... Garfield
Cathy'nin bitmeyen maceraları... Cathy
Babalar... Babalar
Günümüzün taş devrine bir bakış... Cilalı Taş Devri
İlişkiler ve tehlikeleri... Tehlikeli İlişkiler
Sizden, bizden ve onlardan... Ademler ve Havvalar

Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

© Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.