Günün Sözü
Ýþ adamýn en çok ihtiyacý olduðu þey, her an yardýma hazýr bir belleðe sahip olmasýdýr. E.B. Gown
Tarihte Bugün
Takvimler 30 nisan tarihini gösterdiði zaman...1945 yýlýnda, Adolf Hitler intihar etti. 1975 yýlýnda, Kuzey ve Güney Vietnam birleþti. 1984 yýlýnda, Büyük Ýstanbul gazetelerinin fiyatýna zam yapýldý. Fiyatý 50 lira oldu.
|
 |
 |
 |
|
30 yýl sonra kanlý 1 Mayýs (2)
DÝSK Genel Baþkaný Kemal Türkler, "1 Mayýs 1977 ile ilgili hukuki sorumluluðumuzun olmadýðýný biliyorum. Ama bütün bu yaralananlar, ölenler bizim, DÝSK'in gücüne, örgütlülüðüne güvenerek buraya geldiler. O yüzden onlarýn baþýna gelenlerden manevi sorumluluðumuz var" dedi
30/04/2007 (7345 kiþi okudu)
ERTUÐRUL MAVÝOÐLU (E-mektup | ArÅŸivi) RUHÝ SANYER (ArÅŸivi) Taksim Meydaný'nda DÝSK tarafýndan düzenlenen 1 Mayýs 1977'in tertip komitesi üyesi ve DÝSK Hukuk Dairesi Baþkaný avukat Müþir Kaya Canpolat katliam arifesini ve sonrasýný anlattý:
1 Mayýs 1977'e giden süreç nasýldý?
Tertip komitesi olarak hem vilayetle, hem de Emniyet Müdürlüðü'yle görüþtük. DÝSK'in iç disiplini saðlayacaðýný ancak dýþardan bir müdahale olursa diye Emniyet'in de gerekli tedbirleri almasýný söyledik. Uzun tartýþmalardan sonra yine Taksim'de karar kýlýndý, merkezi bir yer olduðu
için. Hem þehir içinden, hem de þehir dýþýndan gelecekler için kolay ulaþýlabilecek bir mekân diye düþündük. 1 Mayýs'a DÝSK'in kitle sendikacýlýðýna, politik görüþlerine katýlmayan ve DÝSK'i revizyonist bulan bir takým gruplar ve örgütler de katýlmak istiyordu. Bunlarla, DÝSK'teki görevli arkadaþlar arasýnda herhangi bir sorun çýkmamasý için gerekli tedbirler alýndý. Ancak bunlarýn arasýnda katýldýklarý zaman muhakkak olay çýkaracak olanlar da vardý. Bu arada onlarýn da mitinge katýlýmýna izin verilmesi için DÝSK'e bir takým talepler geliyordu. Dolayýsýyla her kesim, bu 1 Mayýs toplantýsýna katýlacak duruma gelmiþti.
Onlarýn da katýlmasýný kabul ettiniz mi?
Aslýnda biz, DÝSK'in disiplinine uymayacak olan kesimlerin katýlmasýný istemedik. Çünkü iþimizi güçleþtirecekler ve olay çýkaracaklardý. Ama onlar zorla da olsa geleceklerini beyan ettiler.
Yani siz dediniz ki gelecekseniz bizim disiplinimize uyacaksýnýz ve kafanýza göre slogan atmayacaksýnýz...
Evet, yani DÝSK'in ilkeleriyle baðdaþmayan dövizlere ve sloganlara razý deðildik. Dolayýsýyla 'disiplinimiz dahilinde hareket edecek insanlar katýlabilir ama onun dýþýndakileri kabul etmiyoruz' dedik. Ama aydýn kesimden bazýlarýyla dirsek temasýnda olan bazý gruplar, bunu kullanarak DÝSK'e baský yaptýlar katýlabilmek için.
Polisin tavrý nasýldý? Temaslarýnýzda sizi tedirgin eden bir þey hissettiniz mi?
Aslýnda birtakým þüphelerimiz vardý. Bir þekilde menfi sayýlabilecek olaylar çýkabilir diye endiþe ediyorduk. Çünkü daha büyük bir olayýn ancak merkezi bir güçle olabileceðini düþünüyorduk.
Hakkýnýzda dava açýldý mý?
Tertip Komitesi olarak bizim aleyhimize dava açýldý. 1977'nin 1 Mayýs'ýnda sanýklar, Tertip Komitesi'nden ben, Mehmet Ertürk ve Mehmet Karaca'ydý. Üçümüzdük ve Ýstanbul 5. Aðýr Ceza Mahkemesi delil yetersizliðinden beraatimize karar verdi. 2 Mayýs günü biz, ifademiz alýnmak üzere Emniyet Müdürlüðü'ne gönderildik. Orda Cumhuriyet Savcýsý Muhittin bey (Cenkdað) ilk ifademizi aldý. Ýfade vermeye giderken Kemal bey bana hukuki durumu sordu. Dedim ki 'Kemal bey hukuki bakýmdan hiçbir noksanýmýz yok. Hukuki sorumluluðumuzun olmadýðý ortaya çýkacaktýr.' Kemal Bey de 'Evet biliyorum hukuki sorumluluðumuzun olmadýðýný ama bütün bu yaralananlar, ölenler bizim, DÝSK'in gücüne, örgütlülüðüne güvenerek buraya geldiler. O yüzden onlarýn baþýna gelenlerden manevi sorumluluðumuz var' dedi. Bunu ilk kez burada size söylüyorum.
O gün ne oldu? Silah ilk nerede patladý, bir diyorlar Sular Ýdaresi Binasý, bir Tarlabaþý...
Kürsünün hemen yanýndaydým. Yanýmda Emniyet'ten biri vardý, ayný zamanda Fadýl Alev de yanýmdaydý. Ýlk silah sesi Sular Ýdaresi'nden geldi. Silah sesi geldiðinde bir çalkalanma baþladý. Arkasýndan baþka bir taraftan, Intercontinental Oteli tarafýndan, silah sesleri gelmeye baþladý.
Emniyetin adamý yanýnýzda mýydý?
Evet oradaydý. O, görevli bir polis memuruydu. Panzerlerin ses bombalarýyla giriþi o paniði çok artýrdý. Yani o, çare miydi? Daha mantýklý bir çözüm bulunabilirdi. Oradaki yüz binlerce insan geriye doðru kaçmaya baþladý. Ben de kürsünün arkasýndan ordaki parka doðru gittim. Derken daðýldýk ama Sýtký (Coþkun) hâlâ kürsüdeydi ve paniði mümkün olduðu kadar önlemeye çalýþýyordu.
Emniyet'in ne hata yapýlmýþ diye bir rapor tuttuðuna dair bir bilginiz var mý?
Yok öyle bir rapor görmedim ama onlarýn tahkikatlarýna göre yakaladýklarý, sorumlu saydýklarý kiþilerin aleyhine dava açýldý 3. Aðýr Ceza Mahkemesinde. Biz de davaya, DÝSK'i temsilen katýldýk. Sanýk olarak, üzerlerinden silah çýkan birkaç kiþi vardý. Ama orada hiçbir þey ispat edilemedi, yani davadan hiçbir þey çýkmadý. Davaya esas olan tahkikat þekli bir tahkikattý, iþin özünü, esasýný ortaya çýkarýcý bir tahkikat deðildi.
Asýl amaç DÝSK'i zayýflatmaktý
Sizce niye doðru düzgün bir tahkikat yapýlmadý? Bu olay, yýllardan beridir devleti büyük bir þüphe altýnda býraktý. 34 kiþinin ölümü bu kadar kolay geçiþtirilebilir mi?
Kendi görüþümü söyleyeyim size. Kitleler 1 Mayýslarý her yýl düzenli olarak kendi aralarýnda kutlamayý sürdürdüler. Ancak ilk defa kitlesel olarak kutlanmasý 1 Mayýs 1976'da oldu. Bu, iþçi ve emekçi sýnýfýnýn karþýsýndaki sermaye sýnýfýnýn ve yandaþlarýnýn gözünü açmaya yetti. Bunu hazmetmiþ gibi göründüler, halbuki hazmedemediler. Taksim gibi
bir yerde, 1 Mayýs 1976 ilk defa kitlesel olarak kutlanýyor. Bunun önemli bir aþama olduðunu, arkasýnýn kitlesel gösterilere ve genel greve dönüþeceðini hesaba kattýlar. Ve 1 Mayýs 1977'de bu olayý, DÝSK'in baþýna gelebilecek en büyük felaketi, tertip ettiler. Bana göre DÝSK'in etkinliðini bitirmenin bir tek yolu buydu ve bunu buldular. Bunun dýþýnda DÝSK'in etkinliðini hiçbir þekilde kýrmak mümkün deðildi. Çünkü iþçi sýnýfý o gün, Türkiye ölçeðinde 500 bin kiþiyi, Ýstanbul'daki ortak bir gösteriye, eyleme getirme gücünü elde etmiþti. DÝSK'in parlayan yýldýzý Türk-Ýþ'in yýldýzýný söndürmüþtü ve de Türkiye'de, DÝSK'in toparladýðý bu gücü aþan baþka bir güç yoktu. Bu güç giderek etkinliðini her kesimde yaygýnlaþtýrýyordu. Baþbakan Bülent Ecevit'in, CHP'nin ya da Süleyman Demirel'in kurduðu Milliyetçi Cephe'nin böylesine sivil bir gücü yoktu.
Hatta Kemal Türkler'le biraraya geldiðimizde diyordu ki 'Müþir bey merak ediyorum, þimdi Süleyman Demirel bunu okuyunca ne düþünecek, Bülent Ecevit ne düþünecek?'
Düþünmek zorundaydýlar. Kemal Türkler'in aðzýndan çýkacak her sözcüðü düþünmek zorundaydýlar.
O kadar önemliydi. Bu 1 Mayýs'ýn arkasý genel grev olabilir ve birinci deðilse de, ikinci bir genel grevde siyasal iktidar kesin olarak el deðiþtirebilirdi. Böylesine önemli bir geliþmeyi 1 Mayýs 1977'de kýrdýlar ve bu bilinçli þekilde yapýlmýþ olabilir diye düþünüyorum. Yani bu tertibi yapanlar gerçekten de amaçlarýna ulaþtýlar, ki bunun arkasýndan yaþanan olaylar, estirilen terör ve 12 Eylül Darbesi'yle DÝSK'in meþruiyeti tümüyle tartýþýlýr hale geldi, kapatýldý. Kemal Türkler daha önce öldürüldüðü için, yöneticileri tutuklandý ve Davutpaþa'ya götürüldü. Yani hukuki bakýmdan da DÝSK'in dayanaklarý ortadan kaldýrýldý. 12 Eylül niçin yapýlmýþtýr denildiðinde de çok açýkça Evren'in aðzýndan da diðer birçok kesimden de bunun DÝSK'i ekarte etmek için yapýldýðý söyleniyor.
Dünyada 1 Mayýs, 'sekiz saatlik iþgünü' mücadelesinden doðdu
1 Mayýs'ýn iþçilerin birlik dayanýþma ve mücadele günü olarak adlandýrýlmasýnýn kökeninde, 19. yüzyýlýn ikinci yarýsýndaki sekiz saatlik iþ günü mücadelesi sýrasýnda dökülen kan ve yaþanan acýlar vardý. Her þey 1 Mayýs 1886'da ABD'de 10'dan fazla kentte 350 bin dolayýnda iþçinin katýldýðý gösterilerle baþladý. Ýþçiler on saat için aldýklarý ücretlerde herhangi bir indirim olmaksýzýn sekiz saat çalýþmak istiyorlardý. Chicago'daki 1 Mayýs gösterilerine 80 bin kiþi katýlmýþ ancak herhangi bir olay meydana gelmemiþti. The New York Times, 1 Mayýs 1886 gösterilerini "Batý Ýþçisi Yürüdü, 8 Saat Hareketi Chicago'da, Ýþçiler Yürüdü, Nutuklar dinledi ancak hiçbir þiddet giriþimi olmadý" baþlýðýyla vermiþti. Gösteriler olaysýz sonuçlansa da, sekiz saatlik iþ günü talebinin bu kazandýðý kitlesel nitelik iþverenleri huzursuz etmiþti ve bu yüzden yanýt vermekte gecikmediler.
3 Mayýs 1886 günü sekiz saatlik iþ günü mücadelesinin merkezi durumundaki Chicago'da Kurulu International Mc Cormick Harvester fabrikasýnda
þubat ayýndan beri süren grev kýrýlmak istendi. Ýþverenin getirdiði grev kýrýcýlarý fabrikaya almak istemeyenlerin üzerine ateþ açýlýnca 4 iþçi yaþamýný yitirdi.
Bu saldýrýyý protesto etmek isteyen iþçilerin bir gün sonra 'Samanpazarý' denilen yerde düzenledikleri gösterinin bitiminde hemen önce atýlan bomba ortalýðý karýþtýrdý. Polisler yine kitlenin üzerine ateþ açtý ve bu kez
ölü sayýsý 10'u buldu. Üstelik hiçbir ilgileri olmamasýna karþýn bomba attýklarý iddiasýyla sekiz sendikacý tutuklandý. Kýsa süren yargýlamada ne þahit ne de kanýt bulunmasýna raðmen sendikacýlardan yedisi idama mahkûm edildi. Bu sendikacýlarýn beþinin cezalarý onaylandý ikisinin cezalarý ise müebbet hapse çevrildi. Ýdamý onaylananlardan Louis Lingg tutulduðu cezaevinde devlete göre intihar etti, sendikacýlara göre ise öldürüldü. Diðer 4 sendikacý George Engel, Adolph Fischer, Albert Parsons ve August Spies 11 Kasým 1887 tarihinde idam edildiler. Amerikan Emek Federasyonu (AFL) 1888 Aralýk ayýnda yaptýðý kongrede 8 saatlik iþgünü için bir kampanya baþlatma kararý aldý. Kampanya 1 Mayýs 1890'da bir genel grevle tamamlanacaktý. Bu kararý 2. Enternasyonal Kongresi de destekledi. 1890'daki görkemli gösterilerin ardýndan 1 Mayýs daha sonraki yýllarda da iþçi sýnýfýnýn 8 saatlik iþ günü için eylem günü olmaya devam etti. Ve sonrasýnda da yer yer baskýcý yönetimler tarafýndan yasaklansa bile 1 Mayýs iþçi sýnýfýnýn birlik dayanýþma ve mücadele günü olarak tüm dünyada meþru kabul edildi..
30 yýldýr ilk kurþunun nereden atýldýðý tartýþýlýyor
Aradan geçen 30 yýla karþýn 1 Mayýs 1977 katliamýnýn baþlangýcý sayýlan ilk kurþunun nereden atýldýðý tartýþmasý kesin bir sonuca baðlanmýþ deðil. Çoðunluk, ilk silahýn Sular Ýdaresi'nin üzerinden atýldýðýnda hemfikir. Ama ilk silahýn Tarlabaþý'ndaki kortejlerden birinin içinden ya da Gümüþsuyu yönünden ateþlendiðini savunanlar da yok deðil. Keza bu 'ilk ateþ' meselesinin ayný zamanda bir 'alt metni' var. Aman dikkat,
bu tartýþma 'Maocular'ýn mý yoksa 'sosyal faþistler'in mi daha çok provokasyona geldiðini de ortaya çýkaracak!
Ýlk silah sesinin Tarlabaþý'ndan geldiðini söyleyenlerdenseniz 'Maocu' diye tanýmlanan Halkýn Kurtuluþu, Halkýn Yolu ve Halkýn Birliði ittifakýnýn katliamda payý olduðunu ima ediyor olabilirsiniz. Ya da tam tersine, ilk silah sesinin Gümüþsuyu'ndan geldiðini söylemekle, 'Maocu'larýn ekmeðine yað sürüp, 'sosyal faþist' TÝP, TSÝP, TKP gruplarýna yöneltilen "provokatör' suçlamasýný siz de paylaþtýnýz...
Zemin provokasyona uygundu
Yaþanan büyük katliamdan sonra bile bitmeyen bu tartýþmanýn bir de öncesi vardý ki, tüm bunlar provokatörlerin iþlerini kolaylaþtýrmýþtý. Bir yandan 1 Mayýs için miting hazýrlýklarý güle oynaya sürüyordu. Fabrikalarda iþçiler eðitiliyor, pankartlar yazýlýyordu. Diðer yandan ise alttan alta birbirine diþ bileyen gruplar, sanki savaþa hazýrlanýr gibiydi. DÝSK, çok açýk bir tavýrla, Halkýn Kurtuluþu, Halkýn Yolu ve Halkýn Birliði ittifakýný 1 Mayýs alanýna almayacaðýný ilan etmiþti. Maocu gruplar ise, "1 Mayýs kimsenin tekelinde deðil" diyerek alana gireceklerini kesin bir dille deklare etmiþlerdi.
Basýnda karþý kampanya
Tercüman baþta olmak üzere Milliyetçi Cephe hükümetinin destekçisi sað basýnda da 1 Mayýs öncesinde inanýlmaz bir karþý kam-panya baþlatýldý. Saðcý köþe yazarlarý büyük olaylarýn çýkacaðýndan neredeyse emin
gibiydiler. O günlerde Tercüman'da yazan Güneri Civaoðlu, 1976'nýn aksine 1 Mayýs'ta olay çýkabileceði iddiasýný ortaya atarken, Ahmet Kabaklý'nýn 30 Nisan tarihli yazýsýndaki þu cümleler hayli ilginçti:
"Yarýn 1 Mayýs... DÝSK, TÝP ve CHP militanlarý, yarýn Ýstanbul, Ankara ve bütün yurdu kana bulamasý mümkün kýþkýrtma ve tecavüz hareketlerine giriþebileceklerdir. (...) Polisle vuruþmalar muhtemeldir, cinayetler iþlenebilir, mallara canlara kýyabilirler. Taktik icabý, kendi aralarýnda dövüþebilirler, saf vatandaþlar bu arada ölebilir. Hiç þüphe yok Maocular, Leninci dedikleri DÝSK'lilere, TÝP'lilere, CHP aþýrýlarýna... Veya Leninciler "Sosyal Faþist" dedikleri Maoculara saldýracaklar ve Ecevit'in taktiði ile bunun da suçunu MHP'li, MSP'li, AP'li milliyetçilere yüklemeye kalkacaklardýr. Bu yalaný bahane edip halka saldýracaklardýr."
Rauf Tamer'in 1 Mayýs günü yayýmlanan yazýsý da diðerlerinden farklý deðildi. Tamer, "Arabalar tahrip edilecek. Camlar kýrýlacak. Ýnþallah aldanýrýz, ama kanlar akacak" diyordu. 30 Nisan tarihli Bayrak gazetesi DÝSK ile Maocu gruplar arasýnda çatýþma beklendiðini yazýyor, MHP'nin yayýn organý Ortadoðu ise, 1 Mayýs 1977 tarihli nüshasýnda "DÝSK bugün saldýrýda bulunacak" baþlýðýný atýyordu.
Duyum mu, rapor mu?
Ahmet Kabaklý ve Rauf Tamer'in bu tespitleri sadece bir öngörü müydü, yoksa 'duyum'muydu bilinmiyor. Fakat Senato'daki Milli Birlik Grubu'nun (MBG) açýklamasý doðruysa MÝT katliamý bir rapor hazýrlayarak MC hükümetinin baþbakaný Süleyman Demirel'e önceden bildirmiþti. Katliamýn hemen ardýndan yayýmlanan MBG bildirisinde "Kanlý olaylarýn çýkacaðýný MÝT'in rapor ettiði" belirtilerek þöyle deniliyordu:
"Hükümet ya gerçekten güçsüzdür, bu olaylarý önleyememektedir, ya da hükümet güçlüdür fakat siyasal çýkarlarýna uygun düþtüðü için bu olaylara göz yummaktadýr, hatta bizzat tertiplemektedir."
MBG Baþkanvekili Mucip Ataklý imzalý bildiride ayrýca, "hükümetin siyasi çýkarlarý için bu olaylarýn cereyanýný arzulamasýna raðmen amacýný gizlemek için suçu baþkalarýna yýkarak kamuoyunu yanýltmaya çalýþtýðý" da savunuluyordu.
'Bozkurtlar' mý yaptý?
Alman Stern dergisinin 1 Mayýs 1977 katliamýna iliþkin yorumu ise, olayýn 'dýþarýdan' görünümü konusunda bir fikir verebilir. Stern, "Bozkurtlar korku saçýyor" baþlýklý yazýda, iktidar ortaðý Milliyetçi Hareket Partisi'ne baðlý ülkücü bozkurtlarýn katliamda rolü olduðunu iddia ederek, "Türk basýný önce aþýrý solcu gruplarýn bu katliamdan sorumlu olduðunu sanmýþ, ancak kovuþturma ilerlediðinde solcu kýlýðýna bürünmüþ 'bozkurtlarýn' bu olaylarda da parmaðý olduðu yolundaki þüpheler artmýþtýr" diyordu.
YARIN: Resmi provokasyon
|
Þu ana kadar deðerlendirmeye katýlan 26 üyemizin puan ortalamasýný yanda görebilirsiniz. Puan verme iþleminden yalnýzca üyelerimiz faydalanabilir.
|
puan 10 |
Türkiye sayfasýndaki diðer haberler
|
 |
 |
 |
ÖZLÜ SÖZ #337
"Yýllarýn gazetecisi. O artýk insan psikolojisinin çok üzerinde bir insan." Ahu Tuðba, Savaþ Ay için...
Haber Arama
Site içinde aradýðýnýz habere ait anahtar kelimeleri aþaðýya yazýp 'Ara' düðmesine basýnýz.
|