Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  1 Mayıs 2007 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Bugünkü Radikal
 Ana Sayfa
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Haksızca edinilmiş servet, üzerine sıcak su dökülmüş kara benzer
Çin Atasözü
Tarihte Bugün
Takvimler 01 mayıs tarihini gösterdiği zaman...

1948 yılında,
Hürriyet Gazetesi Sedat Simavi yönetiminde yayın hayatına girdi. Kuruluş, 20 Aralık 1960 tarihinde anonim şirket oldu.
1938 yılında,
İstanbul Borsası üç yıl süreyle kapatıldı. Ankara'da 'Kambiyo Esham ve Tahvilat Borsası' açıldı.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla | Arşive Ekle Ekonomi 

Korkmaz İlkorur Türkiye'de iktisat öldü mü?

Korkmaz İlkorur

01/05/2007 (1078 kişi okudu)

Sayın Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanlığına adaylığının açıklanmasını takip eden günlerde gazetelerin ekonomi sayfalarında yer alan ortak bir haber, daha doğrusu bir değerlendirme şöyle idi: 'Piyasalar Gül'ü olumlu karşıladı'. Tabii, bir ülkede, devlet katında bir toplantıda, cumhurbaşkanı, başbakan yardımcısına 'anayasa kitabı' atıyor diye kriz çıkabiliyor ise veya bu millete bu gerekçe, eninde sonunda iktisadi nedenler ile çıkması nerede ise Allah'ın emri olan bir krizin nedeni olarak yutturuluyor ise, elbette 'sayın piyasalar' sayın Gül'ün adaylığından memnun olacaklar. Zira, artık biliyoruz ki Sayın Gül sinirlerine hâkim, dudaklarından tebessüm eksilmeyen ve uzlaşmacı niteliğe sahip bir kişidir ve kesinlikle başbakan yardımcısına anayasa kitabı falan fırlatıp kriz çıkarmayacaktır veya piyasaların keyfini kaçıracak herhangi bir falsolu durumu olmayacaktır. Yeter ki, o günden sonra gelen GenelKurmay Başkanlığı uyarısı ve ortaya çıkan erken seçim olasılığı piyasaların keyfini kaçırmasın.
Biz iktisatçıyız. Dolayısı ile piyasaların önemine kesinlikle inanırız. Ama, iktisadi olayların oluştuğu piyasaların yorumunun doğru yapılması gereğine de inanırız. Bu bağlamda, her türlü değerin ve iktisadın temel hedeflerinin önüne geçmiş bir piyasa yorumuna kesinlikle inanmıyoruz. Böyle bir yorum, iktisat bilimini, onun temel hedefi olan optimum kaynak tahsisi ve piyasalarda denge arayışlarından uzaklaştırmaktadır. İktisatta sözü edilen o piyasaların da, yalnızca para piyasalarından ibaret olmadığını; işgücü, mal ve hizmet piyasalarının da var olduğunu hatırlatalım. Bunları hatırlatınca da iktisatta yatırım, istihdam, kalkınma, gelir ve refahın adil dağılımı gibi bir sürü, Türkiye'nin unuttuğu iktisadi alan olduğunu da hatırlatmaya gerek yok sanırız. Zira, geniş halk kesiminin önündeki medya da, siyaset de ve hatta akademik dünyanın geniş bir kesimi de, varsa yoksa, işi gücü Türkiye'nin sunduğu geniş net faiz kazancından faydalanmak olan parasal piyasaları ve onun 'sinirlenip sinirlenmeyeceğini' konuşuyor. Siyasi kişilerin ve onların ülkenin yönetim kadrolarındaki yerleri, orta ve uzun vadede Türkiye'nin kalkınmasının hızlanması, insanların refahının arttırılması için ne gibi bir program ve fikre sahip olduğundan çok kısa vadede piyasalardaki düzeni bozup bozmayacağı ile değerlendiriliyor.
İktisat bilimi ortaya çıktığından beri 'İktisat öldü mü?' sorusu sık sık gündeme gelmiştir. Birçok akademisyen zaman zaman iktisadın öldüğünü iddia etmiştir. Ama, onların tartıştıkları iktisat ilminin bütünü ile ölüp ölmediği değildir. Bunu tartışmaları demek, iktisat biliminin hedeflerinin tartışılması anlamına gelir. Onların, bu soru ile tartıştıkları, hedeflere ulaşma varsayım ve teorileri ile ilgilidir. Zira, iktisat bilimi kadar az siyah ve beyaza, ama arada çok sayıda gri tonlara sahip bir bilim olamaz. Bu, iktisadi hayattaki hızlı değişimden, bırakınız çok sayıda varsayımı bir tarafa, çok sayıda faktör ve bu faktörler arasındaki dinamiklerden kaynaklanmaktadır. O nedenle, iktisadi düşünce tarihi kendi geliştirmiş oldukları teorileri zamanla değiştiren ve geliştiren çok sayıda meşhur iktisatçı ile doludur. Nasıl, bugün bize basit bir aygıt gibi görünen ve 'makine' denilen şey iktisat teorisine önemli bir şok yaratmış ve etkileri iktisadi düşünceye yansıtılmış ise, elbette, bugün, gelişen bilişim ve ulaşım teknolojisi nedeni ile dünyayı fır dönen para nedeni ile finansal piyasalar da iktisadi düşünceyi etkileyecektir. Ama, unutmayınız ki küreyi fır dönen yalnızca para değildir; mal ve hizmet de fır dönüyor ve yarın daha da hızlı dönecek. O zaman emek, mal ve hizmet piyasaları da, istihdam, kalkınma ve refah üzerindeki etkileri nedeni ile iktisadi düşüncede daha farklı bir yer alacaklar.
İktisat bir analiz bilimidir. Talebelerini analitik düşünmek için eğitir. Çünkü, iktisadi yaşam bin bir faktör içerir. Analiz ise tek faktör üzerine yapılmaz. İşi gücü para piyasalarını konuşmak olan bir medya, siyaset, halk ve hatta akademik ortam çoğu zaman bize ister istemez 'Türkiye'de iktisat öldü mü?' diye sorduruyor. (1)
(1) Geçen Cuma sabahı bir TV ekonomi programında eski TCMB Başkan Yardımcısı Güven Sak ile eski Hazine Müsteşarı Faik Öztrak'ı dinledik de Türkiye'de iktisadın hâlâ yaşatmaya niyetli olanların varlığına şahit olduk. Sağ olsunlar.



Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 4 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
puan
9
Ekonomi sayfasındaki diğer haberler
ÖZLÜ SÖZ #531
"Hem fizik olarak, hem de ses olarak Avrupa standartlarında olduğumu anlamış oldum."
Of Of Gülşen Avrupa'ya açılacakmış, kendisiyle gurur duymuş. Bir de zihniyet itibarıyla Antarktika standartlarını yakaladı mı bu iş tamamdır...

Haber Arama
Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.
ÇİZGİLER
Ofis cehennemine hoşgeldiniz... Dilbert
Kedilere güven olmaz... Garfield
Cathy'nin bitmeyen maceraları... Cathy
Babalar... Babalar
Günümüzün taş devrine bir bakış... Cilalı Taş Devri
İlişkiler ve tehlikeleri... Tehlikeli İlişkiler
Sizden, bizden ve onlardan... Ademler ve Havvalar

Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

© Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.