Radikal-çevrimiçi / Türkiye / 30 yýl sonra kanlý 1 Mayýs (4)
Radikal-çevrimiçi
<  Ý N T E R N E T  B A S K I S I  >  2 Mayıs 2007 
 Kodunuz: Åžifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Bugünkü Radikal
 Ana Sayfa
 Yazarlar
 YaÅŸam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Milletin en kýymetli unsuru, onu yükselten neþriyatýdýr.
Naci KASIM
Tarihte Bugün
Takvimler 02 mayýs tarihini gösterdiði zaman...

1989 yýlýnda,
Yaser Arafat, Filistin Ulusal Kurtuluþ Bildirgesi'nin geçersiz olduðunu ilan etti.
1920 yýlýnda,
TBMM'nde "Büyük Millet Meclisi Ýcra Vekillerinin Suret-i Ýntihabýna Dair Kanun" kabul edildi.
1954 yýlýnda,
Genel seçimler yapýldý. DP ikinci kez iktidara geldi.

Haberi YazdýrYazdýr Haberi YollaYolla | Arþive Ekle Türkiye 

30 yýl sonra kanlý 1 Mayýs (4)

30 yýl sonra kanlý 1 Mayýs (4)
Emniyet, Sular Ýdaresi'nin üzerindeki otomatik tüfekli kiþilerin 'arama yapan polisler' olduðunda ýsrarlýydý. Oysa alanýn bu binadan tarandýðýný belirleyen jandarmalar, Sular Ýdaresi'nin üzerinden 20 kiþiyi yakalayýp tutanakla polise teslim etti. Ama bu kiþileri yargýlananlar arasýnda gören olmadý

02/05/2007 (4555 kiþi okudu)

ERTUÐRUL MAVÝOÐLU (E-mektup | ArÅŸivi)

RUHÝ SANYER (ArÅŸivi)

Taksim Meydaný'nda görev yapan askerlerin ifadeleri, Sular Ýdaresi'nin üstünden kitlenin tarandýðý iddialarýný destekler nitelikteydi. Jandarma Komando Birlik Komutaný Üsteðmen Abdullah Erim savcýlýða verdiði ifadede, "Su deposunun üzerinden silah seslerinin geldiðini ve dinamit atýldýðýný, el bombasý, taþ sopa fýrlattýklarýný görerek bölüðümle deponun üzerine koþtum" diyordu. Astsubay Üstçavuþ Mehmet Çaðlar'ýn ifadesi de farklý deðildi. Nitekim ortaya çýkan fotoðraf ve kamera görüntüleri, Sular Ýdaresi üzerinden kitleye ateþ açan uzun namlulu silahlý sivillerin varlýðýný inkâra yer býrakmayacak somutlukta gösterdi. Ýstanbul Belediye Baþkaný Ahmet Ýsvan da olaylarýn ardýndan gazetecilerin sorularýný yanýtlarken, "Herkes kaçarken sular idaresinin üzerinde gezinenler vardý" diyerek yine ayný silahlý kiþilere iþaret ediyordu.

Gözaltýna alýnanlar nerede?
Ýfadelere göre, komando bölüðü derhal Sular Ýdaresi'ne giderek bomba atanlara müdahale etti ve burada bulunanlardan yaklaþýk 20 kiþiyi gözaltýna aldý. Ama önemli olan bundan sonrasý ne olduðu. Jandarmalar gözaltýna aldýklarý bu kiþileri polise teslim ettiklerini söylüyorlar, bunu Sular Ýdaresi'nin bekçileri de doðruluyordu. Fakat gözaltýna alýndýklarý tutanaklarla tespit edilen bu kiþiler yargýlamamýn hiçbir aþamasýnda ortaya çýkmadý. Jandarma komandolar tarafýndan gözaltýna alýnan bu kiþilerin hemen býrakýldýðý anlaþýlýyordu. Olaylar sýrasýnda Ýstanbul Emniyet Müdürlüðü 1. Þube'de baþkomiser olan ve Emniyet içindeki hýzlý týrmanýþýyla tanýnan Mete Altan, Sular Ýdaresi üzerindeki silahlý sivil kiþilerin 'arama' yapan polisler olduðu iddiasýndaydý. Altan, 20-25 dakika sonra Sular Ýdaresi'nin üstüne çýktýklarýný belirtiyor ve þöyle diyordu:
"Ben ve arkadaþlarým dama çýktýðýmýzda dip tarafta uçta birkaç þahýs gördük. Ellerimizdeki tomsonlarla atýþa hazýr vaziyette onlara doðru yürüdük, ayaða kalkmalarýný söyledim. Ayaða kalktýklarýnda 15 kiþi olduklarýný gördüm. Arama yaptýk, bir silah bulamadýk."

Fotoðrafa raðmen inkâr sürdü
Sular Ýdaresi'nin üzerindeki silahlý kiþilerin fotoðraflarý Halkýn Yolu adlý dergide yayýmlanmýþ olmasýna karþýn Altan gibi Emniyet Müdürü Nihat Kaner de Sular Ýdaresi'nden 'ateþ açýlmadýðý' konusunda ýsrarlýydý. Kaner, onca görgü tanýðýnýn aksine, Sular Ýdaresi'nde boþ mermi kovanlarý bile bulunmadýðýný söylüyordu. Kaner'e göre de fotoðraftaki silahlý kiþiler 'arama yapan sivil polisler'di. Kaner aradan 10 yýl geçtikten sonra da 1 Mayýs katliamýyla ilgili sorularý benzer bir dille yanýtlayacaktý. Kaner, kýsa bir süre 1 Mayýs davasýnda savcý olarak görev yapan Çetin Yetkin'e, "Ben öyle inanýyorum ki, polisin çok güçlü ve büyük tertibatý ile çok daha müessif olaylarýn meydana gelmesi önlenmiþ, polis güvenlik güçleri duruma hâkim olmuþtur. Benim bu konudaki görüþüm, polisin çalýþtýðý ve vazifesini yaptýðý merkezindedir" diyecekti.

Otelin ölüm odalarý
Tanýklarýn ifadelerine göre, katliam sýrasýnda kitlenin üzerine ateþ açýlan merkezlerden birisi de Intercontinental Oteli'ydi. Otelin güvenlik amiri eski emniyet müdürlerinden Mehmet Akzambak'ýn, 1 Mayýs'tan bir-iki gün önce 'olaylar çýkacaðý' gerekçesiyle otelin alana bakan yüzündeki bütün odalarý boþalttýðý sýr deðil. Dahasý, Akzambak'ýn olaylardan sonra, "Ben bir þey görmedim, terasta denizi seyrediyorum" dediði de biliniyor.
Otelin personel müdürü Timuçin Alganer'e göre otelin 215 ve 216 numaralý odalarýna gazeteciler, 213 ve 713 numaralý odalarýna güvenlik güçleri, 310 numaralý odasýna da MÝT görevlileri yerleþmiþti. Savcý Muhittin Cenkdað, 512 ve 613 numaralý odalarda yaptýðý incelemede içeriden dýþarýya atýlan mermilerin deliklerini saptamýþtý. Dönemin Oleyis Sendikasý Ýstanbul Þube Baþkaný Ali Kocaman'ýn otel çalýþanlarýndan edindiði bilgiye göre de, askerlerin ve kameramanlarýn görev yaptýðý dördüncü katýn dýþýnda kalan, 'yetkililerin' yerleþtiði hemen her odadan dýþarý doðru ateþ edilmiþti.
Otelin alana bakan yüzündeki kurþun delikleri, göstericilerin de ateþe karþýlýk verdiklerini gösteriyordu. Savcý Muhittin Cenkdað beþinci kattaki 512 numaralý oda ile altýncý kattaki 613 numaralý odalarda bulunan kurþun deliklerini þu sözlerle deðerlendiriyordu:
"Bu katlarda camlarda delikler bulundu. Dýþarýdan ateþ edildiði gibi o demektir ki buradan da oraya ateþ edilmiþ. Durup dururken o meydandakiler niye o binaya ateþ ediyorlar?"
1 Mayýs katliamý sonrasýnda ortaya atýlan bir baþka iddia da, sahte pasaportlu dört ABD'li ile ilgiliydi. Kanýtlanamamýþ olan bu iddiaya göre, muhtemelen CIA mensubu olan bu ABD'liler, provokasyonda üzerlerine düþen görevi yerine getirdikten sonra pasaport kontrolüne bile girmeden Türkiye'yi terk etmiþlerdi.

* * * * *

Alanda iddianameye göre 34, DÝSK'e göre 36 ölü var
1 Mayýs 1977 katliamýný soruþturan savcýlýk, ölü sayýsýný 34 olarak belirledi. Buna göre, öldürülenlerin 9'u öðrenci, 7'si öðretmen, 6'sý memur, 3'ü iþçi, 9'u ise serbest meslek sahibiydi. Savcýlýk tespitlerine göre ölenlerden 35 yaþýndaki bir erkeðin kimliði ise belirlenememiþti. Ýddianamede kimliði belirlenenlerin isimleri þöyleydi:
Meral Özkol, Mültezim Oltulu, Ahmet Gözükara, Ziya Baki, Bayram Eði, Diran Nigiz, Ramazan Sarý, Hacer Ýpek Saman, Hamdi Toka, Nazan Ünaldý, Jale Yeþilnil, Bayram Çatak, Rasim Elmaz, Mahmut Atilla Özbelen, Leyla Altýparmak, Ercüment Gürkut, Kenan Çatak, Mustafa Elmas, Hatice Altun, Kahraman Alsancak, Kadriye Duman, Aleksandros Konteas, Hüseyin Kýrgýn, Mehmet Ali Gençe, Ali Sýdal, Ömer Narman, Sibel Açýkalýn, Garabet Ahyan, Hikmet Özkürkçü, Nazmi Arý, Kadir Balcý, Niyazi Darý.
Ancak DÝSK'in Basýn Danýþmaný Fahrettin Erdoðan þimdiye kadar üzerinde kimsenin pek fazla düþünmediði önemli bir noktaya dikkat çekti. Erdoðan, katliam sonrasý sendikalarýn yapmýþ olduklarý tespitleri savcýlýk soruþturmasýyla karþýlaþtýrarak gerçek ölü sayýsýnýn 42 olduðu sonucuna vardý. Erdoðan öncelikle DÝSK'in katliamdan tam bir yýl sonra hazýrladýðý 'Anýlarý Yaþayacak' baþlýklý afiþle savcýlýðýn iddianamesinde yer alan isimleri karþýlaþtýrdý. DÝSK'in afiþinde adý geçen 36 kiþiden Ali Yeþilgül, Mustafa Ertan, Yücel Elbistanlý, Tevfik Beysoy, Bayram Sürücü, Özcan Gürkan ve Hülya Emecan isimleri savcýlýk iddianamesinde yer almýyordu. Buna karþýlýk iddanamede yer alan kimliði belirsiz bir kiþi ile Ali Sidal, Hatice Altun, Ramazan Sarý, Mürtezim Ortulu isimleri de DÝSK'in hazýrladýðý listede yer almýyordu. Erdoðan saptamalarýný þöyle sürdürüyor:
"DÝSK'in listesinden 7 kiþi iddianamede, iddianamedeki 5 kiþi de DÝSK'in listesinde yok. Bunlar karþýlýklý toplandýðýnda her iki listede ölü sayýsý 41 kiþiye yükseliyor. 1 Mayýs 1977'den 15 gün sonra yayýnlanan Devrimci Yol dergisinin 2. sayýsýnda 'Bir Mayýs Þehitlerinin Kanlarý Yerde Kalmayacak' baþlýklý yazýda 27 kiþilik bir isim listesi yer alýyor. 26 kiþinin yukarýdaki her iki listede de adý geçen Devrimci Yol listesinde bir isim daha veriliyor ki, bu isim diðer iki listede de bulunmuyor: Mehmet Ali Kol. Yani, eldeki listelerin tamamýný doðru kabul edecek olursak, 1 Mayýs 1977 Katliamý'nda 42 kiþinin öldürüldüðü sonucu çýkýyor karþýmýza."

* * * * *

'Bu büyük tezgâhý sezmiþ olsaydýk alana gitmezdik'
Ahmet Sami Bölek, 1 Mayýs katliamý öncesi ve sonrasýnda çok tartýþýlan, 'Maocu' diye adlandýrýlan Halkýn Kurtuluþu grubunun gençlik örgütü Yurtsever Devrimci Gençlik Derneði'ndendi. Þimdi Evrensel gazetesinin sahibi olan Bölek'e göre, Halkýn Kurtuluþu, Halkýn Yolu ve Halkýn Birliði üçlü ittifaký, kimi gazetelerin iddialarýnýn aksine býrakýn provokasyon yaratmayý, olaylar baþladýðýnda henüz alana yaklaþmýþ bile deðildi. Bölek o gün yaþadýklarýný þöyle anlatýyor:
Þiþli Siyasal Bilimler Yüksek Okulu'nda öðrenciydim ve Yurtsever Devrimci Gençlik Derneði'nin (YDGD) Beþiktaþ Þubesi'ne üyeydim. 1 Mayýs öncesinde, 'Maocu bozkurtlar olay çýkaracak, o yüzden alana girmesinler' þeklinde bir hava yaratýlmýþtý. Biz de bunun karþýsýnda "1 Mayýs kimsenin tekelinde deðildir. Ýþçi sýnýfýndan yana olan herkes alanda yer almalýdýr, biz de alanda yerimizi alacaðýz" diyorduk. Bizim gruplar, üç koldan Taksim'e doðru yürüyüþe gidecekti. Bunlardan birincisi Beþiktaþ'tan, ikincisi Þiþli'den ve üçüncüsü Saraçhane'den Taksim'e harekete geçecekti.
Ben Saraçhane'de toplanan gruptaydým. Önümüzde de birkaç sendikanýn korteji vardý. Daha önce ittifak halinde olduðumuz Halkýn Sesi-Aydýnlýk grubuyla o aralar aramýz açýktý. Zaten onlar 'provokasyon olacak' diyerek 1 Mayýs'a katýlmama kararý aldýklarýný açýklamýþtý. Sabah saatlerinden itibaren yürüyüþ baþladý. Üçlü ittifak kortejinin en önünde Halkýn Kurtuluþu olarak biz yürüyorduk. Daha ilk anlardan itibaren önümüzdeki sendika kortejlerinin yürüyüþü aðýrlaþtýrmasý ve bize karþý tehditkâr tutumlarý dikkatimizi çekti.

Henüz alana girmemiþtik ki...
Akþam 18.00 sýralarýnda bizim kortej Tarlabaþý'ný geçip tam alana girecekken bir anda silahlar patlamaya baþladý. Ben en ön sýralardaydým ve henüz alaný görememiþtik. Bir anda silahlar atýlmaya baþladý. Baþlangýçta bu kurþunlarýn nereden atýldýðýný kestiremedik. Bizim üzerimize de ateþ edildiðini fark edince önce bir daðýnýklýk yaþandý ama hemen toparlandýk. Bulunduðumuz yerden alanda neler olduðunu göremediðimiz için olayýn vehametini saatler sonra evlerimize gittikten sonra öðrendik. Ýlk kurþunun bizim bulunduðumuz Tarlabaþý yönünden atýldýðýna iliþkin iddialar da var ama ben bunu ne doðrulayabilirim, ne de yalanlayabilirim. Çünkü ortalýðýn karýþmasýyla polisler bizim de üzerimize panzerlerle saldýrdýlar. Her taraftan ateþ ediliyordu. Geriye gidemiyorduk, arkadan gelen kortejler öne doðru müthiþ bir basýnç yapýyordu. Biz de mecburen Talimhane'ye doðru yöneldik.

Binalardan da siren sesi geldi
Sanki yaratýlan kargaþa önceden tasarlanmýþ gibiydi. Örneðin Taksim Ziraat Bankasý'ndan sirenler çalmaya baþladý, her tarafta canavar düdükleri, patlamalar, silah sesleri, tüm bunlar müthiþ bir hengame yaþandýðý hissi uyandýrýyordu. Görmediðimiz için alanda neler yaþandýðýný bilmiyorduk ama Tarlabaþý ile Talimhane arasýnda polis panzerleriyle aramýzda büyük bir çatýþma yaþandý. Bu sýrada yaralanan arkadaþlarýmýz oldu. Alanda yaþananlarý bilmediðimiz için eve giderken kendi aramýzda espriler bile yaptýðýmýzý anýmsýyorum, "Nasýl da polisin hakkýndan geldik" diye. Olaylarýn ne kadar vahim boyutta olduðunu ise ancak eve geldiðimizde anlayabildik.

Kontrgerillayý göz ardý ettik
Olaylar olmasa, alana girebilseydik, TKP'liler ya da DÝSK'lilerle çatýþma yapmak üzere herhangi bir hazýrlýk yapmýþ deðildik. Çok çok taþlý sopalý bir kavga çýkardý belki. Ama bizim 1 Mayýs'ý kitlesel biçimde kutlamak dýþýnda baþka bir amacýmýz ve hazýrlýðýmýz yoktu. Bu anlamda her iki taraf da durumu eksik deðerlendirerek devleti ve kontrgerillanýn hazýrladýðý tertibi gözardý etti. Böylesi büyük bir tezgâh olabileceði, yaþanan gerginliðin katliamý gerçekleþtirenler tarafýndan kullanýlabileceði hesaplanabilseydi, belki de doðru olan alana hiç gitmemekti. Ama sonra gerçek katilleri teþhir etmeyi baþardýðýmýzý düþünüyorum.

YARIN: DÝSK görevlileri hedefti


Þu ana kadar deðerlendirmeye katýlan 21 üyemizin puan ortalamasýný yanda görebilirsiniz. Puan verme iþleminden yalnýzca üyelerimiz faydalanabilir.
puan
10
Türkiye sayfasýndaki diðer haberler
ÖZLÜ SÖZ #189
"Diþi balýkçý Val Fletcher, evinin yakýnlarýndaki sahilde canavar büyüklüðünde bir kürek balýðý yakaladý. Val, hayvanýn yanlýþlýkla kendi rotasýndan çýktýðýný söylerken, bir yandan da yolunu þaþýran þaþkýn balýðý parçalara ayýrýp paketliyordu."
Yok yok, Val Nasýl Seri Katil Oldu isimli bir kitap ya da 10 Korku Öyküsü gibi bir derlemeden deðil. Sadece bir haberin resimaltý.

Haber Arama
Site içinde aradýðýnýz habere ait anahtar kelimeleri aþaðýya yazýp 'Ara' düðmesine basýnýz.

Künye | Reklam Tarifesi | Ýletiþim Sayfasý | Eski Sayýlar | Sýkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleþmesi | XML özetleri

© Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriÄŸin hakları DoÄŸan Gazetecilik A.Åž.'ye aittir. Hiçbir ÅŸekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.