Radikal-çevrimiçi / Türkiye / 30 yýl sonra kanlý 1 Mayýs (7)
Radikal-çevrimiçi
<  Ý N T E R N E T  B A S K I S I  >  5 Mayıs 2007 
 Kodunuz: Åžifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Bugünkü Radikal
 Ana Sayfa
 Yazarlar
 YaÅŸam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Önce doðruyu bilmek gerekir; doðru bilinirse yanlýþ da bilinir, ama önce yalnýþ bilinirse doðruya ulaþýlamaz.
Farabi
Tarihte Bugün
Takvimler 05 mayýs tarihini gösterdiði zaman...

1818 yýlýnda,
Karl Marx doðdu
1912 yýlýnda,
Stokholm Olimpiyatlarýnda stadyumlarda ilk kez Türk Bayraðý dalgalandý.
1920 yýlýnda,
TBMM ilk toplantýsýný yaptý.

Haberi YazdýrYazdýr Haberi YollaYolla | Arþive Ekle Türkiye 

30 yýl sonra kanlý 1 Mayýs (7)

30 yýl sonra kanlý 1 Mayýs (7)
1 Mayýs katliamýnýn üzerinden henüz bir ay bile geçmeden açýlan davada, gerçek suçlularýn yargýç karþýsýna çýkarýlmasý mümkün olmadý. Dosya þimdilik kaydýyla da olsa kapanmýþ görünüyor

05/05/2007 (1959 kiþi okudu)

ERTUÐRUL MAVÝOÐLU (E-mektup | ArÅŸivi)

RUHÝ SANYER (ArÅŸivi)

1 Mayýs 1977 katliamýndan sonra alaný kana bulayanlar yerine olayýn maðdurlarýna dava açýlmýþ olmasý, benzer örneklerin çok sýk yaþandýðý bu ülkede büyük bir tepki görmedi. 36 ölüye, yüzlerce yaralýya raðmen, 1 Mayýs 1977 dosyasýnýn açýk kalmasýnýn bir nedeni bu davanýn izini sürenlerin neredeyse bir avuçtan ibaret olmasýnda aranmalý. 1 Mayýs davasýnda gerçekte maðdur olan sanýklarýn avukatý Rasim Öz, yýllardan beri, mahkemenin emniyete göndermiþ olduðu sayýsýz yazýnýn yanýtsýz kaldýðýna dikkat çekerek, suç delillerinin ýsrarla gizlendiðini söylüyor. Rasim Öz, gerçek faillerin yakalanmamasý durumunda, 1 Mayýs dosyasýnýn kapanmayacaðý konusunda da ýsrarlý. Çünkü bu bir insanlýk suçu ve uluslararasý sözleþmelere göre insanlýk suçlarýnda zamanaþýmý olmaz. Rasim Öz ile 1 Mayýs 1977'yi konuþtuk.
O gün alanda neler yaþandý?
Yürüyüþ de dahil olmak üzere baþýndan sonuna kadar mitingi elimdeki 8 mm kamerayla filme aldým. Çýkan olaylarý bizzat gördüm, bizzat çektim ve savcýlýða verdim. Sular idaresinin üzerinde çelik yelekli, ellerinde uzun namlulu silahlarý olan polisler vardý. Bu filmi daha sonra emniyette kaybettiklerini öðrendik. Filmin baþka bir kopyasý da yoktu. Günler öncesinden alaný gören bütün binalar boþaltýlmýþtý. Sonradan öðrendik ki, polisler, MÝT mensuplarý hatta kimliði belirsiz Amerikalýlar Intercontinental otelinde farklý odalara yerleþtirilmiþ. Polisler, ateþ edilen binalarýn altýnda görevliydi. Ama bu polisler ateþ edenlerden birini bile yakalamadý.

Silahlarýn hedefi kürsüydü
Ateþ açýldýðý sýrada kürsüdeydiniz, tavrýnýz ne oldu?
Kemal Türkler konuþurken ben de kürsüde hemen yanýndaydým. Ateþ edilmeye baþlanýnca kurþunlardan korunsun diye omuzlarýndan tutarak aþaðý doðru bastýrdým. Daha sonra baþka arkadaþlar gelip Türkler'i götürdü. Kurþunlar kürsüyü de hedef alýyordu. Daha sonra tespit yaptýrdýk. Intercontinental Oteli'nin beþ, altý ve yedinci katlarýndan ateþ edilmiþ ve kurþun izlerinin ivmesi de içeriden dýþarýya ateþ edildiðini gösteriyor. Kendisi de otel çalýþaný olan Oleyis Sendikasý Baþkaný Ali Kocaman o gün Intercontinental'de polislerin ve Amerikalýlarýn bulunduðunu söyledi. Bir de Ýstiklal Caddesi tarafýndan gelen beyaz renkli bir Renault otomobil var. Kürsünün önüne doðru geldi, durdu. Aracýn içindekilerin elinde silahlar vardý. Polisler bu araca müdahale etmedi. Kürsüden gördüm. Panik yaratmak için ateþ açarak Gümüþsuyu istikametine doðru hýzla gözden kayboldu. Paniði artýracak bütün davranýþlar polisten geldi. Panzerlerle kitlenin üzerine su sýktýlar, ses bombalarý attýlar. Ölen 34 kiþiden 29'unun ezilerek ölmesi bu yüzden.

Polis soruþturmayý engelledi
Mahkeme bu ölümlerin sorumlularýnýn üzerine gitmedi mi?
Emniyet mensuplarýnýn olaylarý çýkaranlarý yakalamak yerine, paniði artýrarak ezilmelere yol açtýðý iddianamede açýkça yazýlý. Ezilmelerin artmasýnda sorumluluðu olan güvenlik güçlerinin tespit edilerek mahkemeye bildirilmesi de istendi. Mahkeme heyeti, Emniyet'e defalarca yazý yazarak sorumlu polislerin kimliðini sordu. Bu polislerin sadece kimliklerini deðil, ayný zamanda kullandýklarý silahlarýn balistik incelemesi de talep edildi. Basýndan alýnan ve bizim verdiðimiz fotoðraflardan ölümlerde rol oynayan görevlilerin kimlikleri net bir biçimde saptanabilirdi. Bu fotoðraflar büyütülerek Adli Týp'a ve emniyete gönderildi. Fakat emniyetten bir kez olsun mahkemeye yanýt gönderilmedi. Ben bu talepleri her yýl yineledim. O dönem ve sonrasýnda görev yapan emniyet müdürleri ile içiþleri bakanlarý hakkýnda da suç duyurusunda bulundum.
Açýlan dava kaç yýl sürdü?
Olayda 34 kiþi ölüp 126 kiþi de yaralanmýþ olduðu halde, bir saate kadar alandan tek kiþiyi bile emniyete almadýlar. Herkes daðýldý, Beþiktaþ'ta, Þiþli'de otobüslerle daðýlmakta olan iþçilerden 526'sýný araçlardan indirip gözaltýna alarak emniyete götürdüler. Gözaltýlar rastgele. Hiçbir delil yok. Amaç bu büyük olayla ilgili olarak sanýk üretmekti. Nitekim 98'ini sanýk yaptýlar. Bu kiþilerin haklarýnda dava açýlarak neden 1 Mayýs olaylarýnýn sanýðý olduklarýný anlamak pek mümkün deðildi. Ama mesela DÝSK'ten Murat Tokmak yaralýydý, o yüzden sanýk oldu. Birisinin üzerinde silah bulmuþlar, hemen sanýk yapmýþlar. Geri kalanlar sýradan iþçiler. Polislerin yalancý tanýklarý da vardý. Ahmet Güldüoðlu adlý bu polis ifadesinde, "AKM'de görevliydim. ilk atýþ sýrasýnda tuvaletteydim. Sonra çýkýp bahçe duvarýnýn arkasýndan olaylarý seyrettim" dedikten sonra, yok 'elinde silah vardý', yok 'þu renk kazaðý vardý' falan diyerek 49 kiþi aleyhinde tanýklýk yaptý. Hepsini teþhis ettiðini söyledi. Sonra mahkemeye çaðýrttýk. Huzurda hüngür hüngür aðladý. "Hiçbirini görmedim, kusura bakmayýn amirlerim emretti ben de ifade verdim" dedi. Yalancý tanýklarýn ifadesiyle tutuklananlar birkaç celse sonra serbest kalsa da, beraat da etseler, yargýlama süreci 13 yýl boyunca devam etti. Olayýn gerçek faillerinin yargýlanan kiþiler olmadýðý iddianamede de belirtiliyordu. Olayýn yurt ve insanlýk düþmaný kiþiler tarafýndan baþlatýldýðý belirtilirken, emniyet güçleri de suçlanýyordu. Asýl suçlulardan biri bile mahkeme huzuruna getirilmedi. 12 Eylül'den sonra bu olayýn da sorumlusu ilan edilmeye çalýþýlan DÝSK yöneticilerinin idamý istendi.

Balistik inceleme yok
Suçlularý saptamak için neler yapýldý?
Mahkeme olayda kullanýlan silahlarý tespit etmek için emniyete yazý yazdý. O gün mitingde güvenliði saðlamakla görevli olan polislerin alanýn hangi noktasýnda bulunduðunu ve üzerlerine kayýtlý olan silahlarýn bildirilmesini istedi. Yaralananlarýn, ölenlerin vücutlarýndan çýkarýlan ve alandan toplanan çok sayýda mermi çekirdeði vardý. Ne alanda bulunan kovanlarýn ne de eldeki mermilerin hangi silahlardan atýldýðý belirlenemedi.
1 Mayýs davasýna bakan savcý Çetin Yetkin ve Ýstanbul 2. Aðýr Ceza Mahkemesi yargýçlarý gerçekten dürüst hukukçulardý.Gerçek faillerin yakalanmasý için giriþimleri oldu. Tespit ettiðimiz sorumlu polisler vardý. Mehmet Akzambak, Mete Altan gibi isimleri mahkemeye bildirdik ama sonuç alamadýk.
Davanýn zamanaþýmýna uðradýðýný söyleyenlere ne yanýt verirsiniz?
Þimdi dosya Fatih Savcýlýðý'nda. En son aldýðýmýz yanýt geçtiðimiz Ekim 2006 tarihliydi. Bu yazýda, "Ýçiþleri bakanlarýnýn siyasi dokunulmazlýklarý olmasý ve diðer kiþilerin de memur olmalarý nedeniyle, 'Memurin Muhakematý Yasasý' gereði soruþturma izni alýnamadýðý için soruþturmanýn dondurulmasýna" karar verildiði belirtiliyordu. Buradan anlýyorum ki, henüz her þey bitmiþ deðil. Bence burada zamanaþýmý da söz konusu deðil. Çünkü bu bir toplu katliam. Bütün dünyada da hukuki olarak böyle kabul edilir. Toplu katliam insanlýða karþý iþlenmiþ bir suçtur ve týpký Adolf Hitler'in suçlarý gibi zamanaþýmý söz konusu olamaz. Bana göre bu dosyanýn açýlmasý ve yargýlamanýn yapýlmasý mümkün.

* * * * *

Derin devletin tezgâhý
Avukat Rasim Öz, 1 Mayýs 1977 katliamýnýn arkasýndaki gücün 'derin devlet' olduðu kanýsýnda. Öz'e göre 'zaten derin devlet' iþin içinde olmasaydý failler de bulunurdu.
Size göre bu katliamý kimler gerçekleþtirdi, neden bunca yýldýr failleri ortaya çýkmadý?
Türkiye'de derin devletin geçmiþi hepimizin bildiði gibi çok eskilere dayanýr. Ama bu derin devlet, Cumhuriyet döneminin o güne kadarki en büyük katliamýný tezgâhlamýþ ve bir kayýp dahi vermemiþtir. Dönemin Baþbakaný Süleyman Demirel, 1 Mayýs katliamýndan sonra Bülent Ecevit'in yapacaðý bir mitingde provokasyon olacaðýný haber vermiþti. Bunu biliyor, ihbar ediyor ama 1 Mayýs katliamýnýn tertipçilerini bulamýyor. Bana kalýrsa Demirel, 1 Mayýs'ta yaþanacaklarý da önceden biliyordu. Bugün kendisi 'Derin devlet ordudur' dese de, bence o dönem, derin devletin baþýndaki þahýs Demirel'den baþkasý deðil. Biz bunlardan umudu kesince dönemin 1. Ordu Komutaný Necdet Üruð'a dosya halinde katilleri bildirdik. Hayret etti. "Ankara'ya bildireceðim" dedi. Gitti, geldi, ama bir þey çýkmadý. Panzerleri kitlenin üzerine sürenler belli, emir verenler belli, ateþ edenleri kurtaranlar belli. Ama bunlarýn hiçbiri mahkemeye çýkmadý. Örneðin Meral Özkol adlý bir hemþireyi panzerin ezdiði, olay yerinde çekilen bütün filmlerde açýkça görülüyor.
Ama panzerlerin plakalarýný bile bildirmediler.
1 Mayýs 1977 katliamýnýn sorumlularýnýn gizlenmiþ olmasý, derin devletin korunmasýndan baþka bir anlam taþýmaz. Emniyet görevlileri hakkýnda Beyoðlu Cumhuriyet Savcýlýðý tarafýndan soruþturma açýldý. Ama görevlilerin ifadeleri bile alýnmadan olayýn zamanaþýmýna uðradýðý belirtilip dosya kapatýldý. Mahkemeye itiraz ettik, itirazýmýz da reddedildi. Olayýn ardýndan vali ve emniyet müdürü ile de görüþtük. Sorumlularý yakalamanýn asli görevleri olduðunu söylediler. Fakat bu sözün karþýlýðýný alamadýk. Alanda ölenlerin yakýnlarýnýn açtýðý bir tazminat davasý da yoktur. O günün koþullarý, kurbanlarýn ailelerini bir araya getirmeye elvermedi.

* * * * *

Ýddianameyi hazýrlamak için savcýlara 28 gün yeterli geldi
Katliamdan sonra yaklaþýk bir saat içinde polisin rastgele gözaltýna aldýðý 526 kiþi içinden 98'i hakkýnda baþlatýlan soruþturma tam 28 günde tamamlanmýþ, savcýlar iddianameyi hazýrlamýþtý.
Bu süre, 34 ölümlü bir dava için adalet tarihi açýsýndan rekordu. 30 Mayýs 1977 tarihli iddianameyle haklarýnda dava açýlanlardan sadece 17'si tutukluydu ve onlar da kýsa süre içinde tahliye edildi.
Dava açýlanlarýn arasýnda kitleyi silahla tarayanlar, bomba atanlar, insanlarýn üzerine panzer sürenler, katiller, katillere emir verenler, katillerin suçlarýný gizleyenler yoktu. Dava açýlanlarýn arasýnda, katliamý önceden rapor edenler, bu rapora raðmen tedbir almayanlar da yoktu. Haklarýnda dava açýlanlar, bütün suçu katliamdan sað kurtulmak olan maðdurlardý.
Soruþturmanýn hiçbir yere varmayacaðý daha en baþtan belli olmuþtu. 1 Mayýs 1977 katliamýnda ihmalleri görülen kamu görevlileri hakkýnda kamu davasý açýlmasýný isteyen Ýstanbul ikinci Aðýr Ceza Mahkemesi Duruþma Savcýsý Çetin Yetkin, davanýn açýlmasýndan yaklaþýk üç ay sonra bu görevden alýnarak soruþturma savcýlýðýna verildi. Baþka bir ifadeyle, gerçeðin önü soruþturmanýn en baþýnda kesilmiþti.
Hazýrlanan iddianamede de büyük bir çaresizlik seziliyordu. 20. sayfadaki, "Bu büyük ve kanlý facianýn tertipçisi, uygulayýcýsý yurt ve insanlýk düþmaný olan asli failler ergeç tespit edilecek ve tarihin þaþmaz adaletinin önüne çýkarýlýp hüküm giyeceklerdir" þeklindeki deðerlendirme tarihe not olarak düþtü.

'O polis' 12 yýl sonra intihar etti
Davanýn ne kadar temelsiz ve özensiz açýldýðý daha ilk celsede ortaya çýktý. 49 kiþiyi teþhis eden polis memuru Ahmet Güldüoðlu ifadesinde, "Bana savcýlýkta okuduðumuz ifade zaptýnda yazýlý olduðu üzere 49 þahsý gösterdiler. 'Bunlar vaka mahallinde var mýydý, var idiyseler ne gibi harekette bulunuyorlar' diye sordular. Ben de bunlarýn vaka mahallinde bulunduklarýný tahminen söyledim. Yoksa kat'i olarak 'Bu sanýk vaka mahallinde bulunuyordu, elinde silah vardý, ateþ ediyordu, þu sanýk elinde sopa ile tecavüz ediyordu' gibi kati beyanda bulunmuþ deðilim" dedi. Neredeyse önüne gelen herkesle ilgili "olaylarý çýkaran buydu" diye ifade veren Güldüoðlu, 28 Aralýk 1989'da koruma görevi yaptýðý Türkiye'nin Napoli Baþkonsolosluðu'nda cinnet getirerek Ýtalyan kavas Vincenzo di Scala'yý öldürdü ve ardýndan intihar etti.

Sanýklarýn tümüne beraat
Tamamen dayanaktan yoksun olarak açýlan bu davada tutuklu 17 kiþiden üçü ilk duruþma öncesinde, dokuzu ise 7 Temmuz 1977'de görülen ilk duruþmada serbest býrakýldý. Sonra diðer sanýklar da serbest býrakýldý. 20 Ekim 1989'da ise dava beraat kararýyla sonuçlandý. Kuþkusuz sadece olayýn maðdurlarýna karþý açýlmýþ olan bu davanýn beraat kararýyla sonuçlanmasý sevindiriciydi. Fakat bu davanýn açýlmasýnýn çok olumsuz iki sonucu daha olmuþtu. Bu sonuçlardan birincisi, bu davanýn katliamýn gerçek failleri açýsýndan bir koruma kalkaný haline dönüþmüþ olmasýdýr. MÝT ve Emniyet, güvenlik güçlerinin aleyhindeki tüm delilleri gizledi. Ne bir güvenlik görevlisinin silahýnýn incelenmesine izin verdi ne de alanda görevli olanlarýn listesini vermeye yanaþtý. Böylelikle alandan toplanmýþ olan kovanlarýn silahlarla eþleþtirilmesi yapýlamadýðý gibi, o gün alanda görevli olanlarýn kimliði de sýr olarak kaldý. Ýkinci olumsuzluk ise, bu davanýn 12 Eylül tarafýndan DÝSK'e karþý koz olarak kullanýlmasýydý. Cunta, DÝSK davasýnýn temellerinden biri haline getirdiði bu davayý, sendikacýlarýn boynuna 'katliamcý' yaftasý asmak amacýyla kullanmaktan çekinmedi.

* * * * *

Ýki not...

  • Dizinin 1. bölümünde yer alan, 1 Mayýs afiþiyle ilgili Orhan Taylan'ýn anlatýmlarý ile 1929 1 Mayýs bildirisinin fotoðrafý TÜSTAV'ýn (Türkiye Sosyal Araþtýrmalar Vakfý) '1 Mayýs Ýlk Dileðimiz' kitabýndan alýndý.
  • Dizinin 6. bölümünde Murat Tokmak'ýn anlatýmlarýnda adý geçen Hasan Yýldýrým, alanda aldýðý kurþun yarasý sonucu hayata veda eden iþçilerdendi.

    YARIN: Polis DÝSK'in güvenlik taleplerini dikkate almadý

  • Þu ana kadar deðerlendirmeye katýlan 9 üyemizin puan ortalamasýný yanda görebilirsiniz. Puan verme iþleminden yalnýzca üyelerimiz faydalanabilir.
    puan
    10
    Türkiye sayfasýndaki diðer haberler
    ÖZLÜ SÖZ #450
    "Bizim genç bir grubumuz var. Zaman zaman toplanýp Çemberlitaþ Hamamý'na gidiyoruz. Birkaç defa cilt bakýmýna gittik topluca. Kendimize bakýyoruz tabii, giyimimize özen gösteriyoruz."
    Türkiye Aþçýlar Milli Takýmý'nýn kaptaný Eyüp Kemal Sevinç " Size ve grubunuza metroseksüel diyebilir miyiz?" sorusuna cevap veriyor.

    Haber Arama
    Site içinde aradýðýnýz habere ait anahtar kelimeleri aþaðýya yazýp 'Ara' düðmesine basýnýz.

    Künye | Reklam Tarifesi | Ýletiþim Sayfasý | Eski Sayýlar | Sýkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleþmesi | XML özetleri

    © Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriÄŸin hakları DoÄŸan Gazetecilik A.Åž.'ye aittir. Hiçbir ÅŸekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.