Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  7 Temmuz 2007 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Bugünkü Radikal
 Ana Sayfa
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Yeşillikler, toprağın çirkinliğini kapattığı gibi, tatlı sözler de insanın birçok kusurlarını örter.
Socrates
Tarihte Bugün
Takvimler 07 temmuz tarihini gösterdiği zaman...

1947 yılında,
Gaziantep Şarap Fabrikası üretime başladı.
1994 yılında,
Hükümete, 3 ay süreyle özelleştirmeyle ilgili kararname çıkarma yetkisi veren kanun, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla | Arşive Ekle Ekonomi 

Funda Özkan Kadınlar olmasa devlet çocuklara, yaşlılara bakamayacak

Funda Özkan

07/07/2007 (651 kişi okudu)

Teşhisi doğru koymak lazım ki tedavi mümkün olsun. 9 bin 600 üyesiyle iş âleminin sivil toplumda çatı örgütü olan Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) geçenlerde 'İş Dünyasında Kadın' çalışması için bir grup gazeteciyle hastalığa teşhis koyan akademisyenleri buluşturdu. Teşhis şu, 'Kadınlar olmasa devlet sosyal hizmetler görevini yerine getiremeyecek.'
Prof. Dr. Gülay Budak (9 Eylül), Doç. Dr. Meltem Özkaya (Celal Bayar), Doç. Dr. Kadriye Bakırcı (İTÜ), Doç. Dr. Oğuz Karadeniz (Pamukkale) ve Dr. Hakan Yılmaz'ın (ODTÜ) mevcut durumun fotoğrafını çektiği, kadının işgücüne katılımının artması için önerilerde bulunduğu bir çalışmaydı bu.
Kadınlar işgücünde layıkıyla yer almıyor. Kadının yer almadığı çalışma hayatıyla, kalkınmanın da sağlanması mümkün değil çünkü nüfusun yarısının atıl bırakıldığı bir ortamda tek ayakla koşulamaz.
Kadınlar niye çalışmıyor?
Eş, baba baskısı, gelenekler, kız çocuklarının eğitimde fırsat eşitliğinin çok uzağına düşmesi, kadına yönelik cinsiyet ayrımcılığı gibi önemli gerekçelerin yanı sıra kadınlar, çocuklarına, evdeki yaşlılara baktığı için de çalışma hayatına giremiyor.
Çalışan kadınların, çocuklarının kurumsal bakım oranı yüzde 4.6.
Çalışan kadınların yüzde 37.1'i çocuk bakımını kendisi üstlenirken, yüzde 21.3 ile büyükanne ikinci sırayı, yüzde 10.4 ile büyük kız çocuğu üçüncü sırayı alıyor.
Türkiye'de 0-6 yaş grubu çocukların sadece yüzde 20'si okul öncesi eğitim alıyor. (Ulaşmaya çalıştığımız muasır medeniyet Avrupa'da okul öncesi eğitimi çocukların tamamı alıyor.) Kreş ve okul öncesi eğitim kurumları yetersiz, özel kreşler ise pahalı.
Yaşlı bakımındaysa gelenekler büyük rol oynuyor. Yaşlıların bakım ya da huzurevlerinde kalması toplumda olumlu karşılanmıyor. Nitekim TÜİK 2006 Türkiye Aile Araştırması'na göre de erkeklerin yüzde 56.2'si, kadınların yüzde 43'ü, yaşlılığında çocuklarının yanında kalmayı tercih ediyor. Kaldı ki ülkemizde yeterli sayıda huzurevi de yok.



Boğaz sularına defne dalı atıldı
Ege'de bir balıkçı teknesi, teknenin direğinde bir radyo, fonda 'Rüzgâr' şarkısı. Dalgalarla tekne sağa yattığında 'Bana esmeyi anlat, esip geçmeyi anlat' sözleri duyuluyor, sola yattığında da şarkının Rumca sözleri. Ardından deniliyor ki "Yediğimiz içtiğimiz bir, gülüp ağladığımız şarkılar bir. Bu dostluk değildir de nedir?"
Bu yıl altıncısı Antalya ve Rodos'ta düzenlenen Dostluk Festivali'nin ardından gezi teknesinde buluştu gazeteciler, akademisyerler, edebiyat, sanat dünyasının temsilcileri.
2001'de kurulan Defne Türk-Yunan Derneği'nin ardından Yunanistan'da da akademisyen, sanatçı, gazeteci, iş insanlarıyla Defne Yunan-Türk Derneği oluşturuldu.
İki Defne Derneği, festivaller, Türkçe-Yunanca dil kursları düzenliyor. Aslında yaptığı 'kültür ve sanat' aracılığıyla toplumları yakınlaştırmak. Geçen akşam Boğaziçi'nin sularına defne dalı atıldı. İki dilin ortak kelimesi defne, barışın zaferinin simgesi.



Morgan Stanley'in Türk ortağı
Defne Türk-Yunan Derneği'nin en büyük sponsoru Levent Eyüboğlu, rehberlik günlerinden tanıdığı Nilüfer Tarıkahya ile 2001'de Türkiye'nin AB üyelik mücadelesine katkıda bulunacak bir şeyler yapak için arayışa girdiklerini ve Yunanistan'la dostluk kurulması halinde üyelik sürecinin kolaylaşacağı olgusuyla 'köprü' oluşturmaya karar verdiklerini anlatıyor.
Levent Eyüboğlu, Türkiye'deki IKEA'nın Maya Grubu ile birlikte yerli ortağı. Türkiye'nin yanı sıra, Romanya'da da, Bulgaristan'da da ortağı. IKEA, Türkiye'ye gelirken ilk Levent Eyüboğlu'nun Turk Mall şirketinin kapısını çalıyor.
Levent Eyüboğlu çokuluslu çalışan bir işadamı. Turk Mall'da ortağı Alman Hans Otto Lagel, Hollandalı AM-Amstelland ile de Multi Turk Mall'u kuruyorlar. Morgan Stanley, AM-Amstelland'ı alınca da, Levent Eyüboğlu'nun ortağı oluveriyor. Özellikle alışveriş merkezinde arazi bulunmasından, projenin hazırlanmasına, finansman yaratılmasına kadar üretim yapıyor. Sordum, İstanbul'un daha çok alışveriş merkezine ihtiyacı olduğunu savundu. Multi Turk Mall olarak Türkiye'de 3 milyar avroluk yatırım yapıyorlarmış.



Şartlı nakit desteği
Doktora gitmesi şartıyla doğumda ve çocuklarını okula göndermesi şartıyla çocuk başına verilen 'şartlı nakit desteği'ni AKP hükümeti ilk uygulamaya koyduğunda, eleştiri oklarını yönelenler de boldu. Dilencilik kültürünün yaygınlaşması, nüfus planlamasına aykırı davranılması gibi eleştiri okları vardı. Devlet Bakanı Nimet Çubukçu anlattı kadınların doğumda ölüm oranı yüzbinde 79'dan yüzbinde 29'a inmiş.
Şartlı nakit desteği alabilmek için hamile kalan kadın var mıdır istitastiki bilgisi yok ama kadınlar en azından doktor yüzü görmeye başladı.



(Bu haber için henüz hiçbir üyemiz puan vermemiştir)
Ekonomi sayfasındaki diğer haberler
ÖZLÜ SÖZ #363
"Dünyalı bir kız. Çok keyifli bir kız. Halen kız diyorum bak. Çok da ufak aldım. 14 yaşındaydı. Dedim ki, 'Sakın bana bir şey taşıtma. Biber getir falan yapma. Ben hiçbir akrabamla görüşmem. Senin de akrabaların benim evime gelmesin. Ben akrabaları sevmem, çünkü ben seçmedim. Ben seçtiğim insanla birlikte olurum.' Bir gün eve geldim, baldız var, bacanak var.
'Bunlar ne?' dedim, 'Eee, geldiler ne yapayım,' dedi. 'Eyvah, salatanın limonu yok, alır mısın?' dedi. Ben de 'Alırım,' dedim. Evden çıktım, 15 gün Yalova'da termalde kaldım. Eve 15 gün sonra limonla döndüm. 38 senedir bak bir daha da başıma gelmedi."
Vedat Okyar, Tamer Karadağlı ile Yılmaz Erdoğan'a tüyo veriyor. Bu artık 'özlü söz' de değil, 'özlü anı.'

Haber Arama
Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.
ÇİZGİLER
Ofis cehennemine hoşgeldiniz... Dilbert
Kedilere güven olmaz... Garfield
Cathy'nin bitmeyen maceraları... Cathy
İlişkiler ve tehlikeleri... Tehlikeli İlişkiler
Sizden, bizden ve onlardan... Ademler ve Havvalar

Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

© Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.