Günün Sözü
Ne yazık ki, vücudun çökmesi, zekanın olgunluk zamanına rastlar. Ahmet HAŞİM
Tarihte Bugün
Takvimler 15 ağustos tarihini gösterdiği zaman...1921 yılında, Milli Mücadeleyi destekleyen Türkoğlu gazetesi Bolu’da yayımlanmaya başladı. 1938 yılında, Divriği-İliç demiryolu hizmete girdi. 1953 yılında, Türkiye ile Mısır arasında Ticaret Antlaşması imzalandı.
|
 |
 |
 |
Kredi krizi küçümsenmemeli
Uğur Gürses
15/08/2007 (2142 kişi okudu)
ABD'deki mortgage krizi, bulaşıcılıkla 'form değiştiriyor.' Yeni aşama, bunun kredi krizi haline dönüşmesidir. Bundan dolayı, 'Merkez bankaları likidite verdi, atlatıldı' diye düşünmek, bizce fena halde yanlış içeriyor.
Burada etkili olan birkaç unsur var. Kredili olarak pozisyon alan hedge fonların likiditelerinin olup olmadığı, mortgage işine bulaşan mali kurumlar ile hedge fonları olan mali kurumların durumlarının (likidite kaybı ve zarar) ne olduğunun bilinememesi büyük bir belirsizlik ve güven kaybı yarattı.
Başta mortgage piyasası olmak üzere, uluslararası mali piyasalarda alınan mali pozisyonlar, kaldıraçlı ve katlı biçimde alınıyor. Bunun anlamı şöyle; 100 birim nakit varlığı olan bir portföy yatırımcısı, satın aldığı menkul varlıkları teminat gösterip kredi sağlıyor, bununla da yeni menkul varlıklar satın alıyor. Böylece, 100 birim nakit varlıkla, en basitinden en düşük olarak bunun iki katı varlığın piyasa riskini taşıyor. Bu tür işlemleri yapanlar, sayılarının 10 bini aştığı düşünülen hedge fonlar.
Hedge fonların kredili olarak aldıkları mali pozisyonların ne kadarının nakde çevrilebilir ya da 'para eder' olduğu şüphesi yayılıyor. İşte bu yüzden, ABD merkez bankası FED, geçtiğimiz hafta cuma günü piyasaya likidite verirken mortgage senetlerini de repo işlemlerine kabul etti. Bu ilk kez olan bir açık piyasa operasyonu idi.
Sadece ABD'de değil, Almanya ve Fransa'da da 'mortgage mağdurları' ortaya çıkmaya başladı.
Bu kuruluşların hisseleri hızla değer kaybetti. Bunun adı; bulaşıcılık. Dolayısıyla, ortaya çıkan bu tabloda, bilinmezlik ve belirsizlik olgusu ağır basıyor. Böyle olunca, mali kuruluşlar daha önce güvendikleri kuruluşlara bile para vermeme eğilimine giriyor. Birincisi, karşıdaki kurumun durumunun bilinmemesi. İkincisi de, herhangi bir anda likiditeye ihtiyaç olması olasılığının bulunması.
Merkez bankalarının likidite vermesi sorunu çözemeyecektir. Ama kısa vadede 'sakinleştirmeye' yarayacağı, ani çöküşler yerine zamana yayacağı, zaman kazandıracağı da çok açık. Bu yüzden, gelişmiş ülkelerde tanık olduğumuz, birkaç gün küçük borsa artışlarına, birkaç gün sert düşüşlere tanık olmamız şaşırtıcı değil.
Kredi krizinin yayılması ve bulaşıcılık unsuru ile 'sınırlarımıza' ulaşması olasılığı yok değil. Çünkü, böyle durumlarda hem likidite sağlayacak, hem de 'sepetin sağlam elmalarını' kurtarma eğilimleri de artar.
Bugünün uluslararası finansal mimarisi, on yıl önceki finansal mimariden çok farklı bir özellik taşıyor. Sayısı on bini bulan hedge fon tarafından, defalarca kaldıraçlanmış, katlı kredilerle fonlanan karmaşık bir finansal mimari ile karşı karşıyayız. Bir de, bu hedge fonların, her türlü bilgi teknolojisini kullanmayı bilen, bilgiye erişmesini ve doğru analiz etmesini bilen profesyoneller tarafından yönetildiğini de anımsatmakta yarar var.
Türkiye bu koşullarda nasıl etkilenir?
Devamı cuma gününe.
|
Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 3 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
|
puan 5 |
Ekonomi sayfasındaki diğer haberler
|
 |
 |
 |
ÖZLÜ SÖZ #334
"... kumar oynamıyorum, uyuşturucu kullanmıyorum, bir sevgiliyle beraberken onu aldatmadığım gibi, karımı da aldatmıyorum. Einstein'ın bir icatta bulunması için bir kadınla yatmaya ihtiyacı olmadığı gibi..." Çelik; Radikal'den Şebnem İyinam'ın "Okudunuz, yazdınız, evlendiniz, bir çocuk bekliyorsunuz, 10 seneden beri albüm yapıyorsunuz ve hep satıyorsunuz. Bunu neye bağlıyorsunuz?" sorusuna "Biraz da ben ekleyeyim," diye başlayarak cevap vermesi...
Haber Arama
Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.
|