Türkiye sendikal hakta sınıfta kaldı
|
Raporda Radikal gazetesinde manşet olan Antalya'daki Alman firması Novamed'deki greve de yer verildi.
FOTOĞRAF: ERTUĞRUL MAVİOĞLU
|
Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu'nun hazırladığı 'Sendikal Hak İhlalleri Raporu'nda Türkiye'de çalışma hayatı ve sendikal haklara ilişkin hiçbir ilerlemenin görülmediği belirtildi. Rapora göre Türkiye'de 11 milyon çalışanın sadece 1 milyonu toplusözleşme kapsamında
21/09/2007 (629 kişi okudu)
RADİKAL - ANKARA - Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC), 'Sendikal Hak İhlalleri Raporu'nda, "Türkiye'de özel sektör işvereninin kanunları göz ardı ederek sendikaları zayıflatmak ve yok etmek için işçileri işten çıkardığı" görüşüne yer verdi. ITUC tarafından her yıl hazırlanan 'Sendikal Hak İhlalleri Raporu'nun Türkiye ile ilgili bölümünde, gerek özel gerekse kamu sektöründe sendikal hareketin çeşitli zorluklarla karşılaştığı tespiti yer aldı. Rapora göre Türkiye'de iş sözleşmesine tabi 11 milyon çalışanın sadece 1 milyonu toplusözleşme kapsamında yer alıyor.
Raporda, Türkiye'de çalışma hayatı ve sendikal haklara ilişkin kanunların, uluslararası standartlara uygun hale getirilmesine yönelik hiçbir ilerleme kaydedilmediği öne sürüldü. 4688 sayılı Kamu Çalışanları Sendikaları Kanunu'na göre avukatların, Milli Savunma Bakanlığı ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nde görev yapan sivil personelin, ceza kurumlarında çalışan personelin, özel güvenlik personelinin, rektörler ve yüksekokul yöneticilerinin sendikalara üye olamadığı belirtilen raporda, bu konudaki düzenlemenin, yaklaşık 450 bin kamu çalışanını ilgilendirdiği ifade edildi.
2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun grev konusunda ayrıntılı sınırlamalar içerdiği ifade edilen raporda, 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu'nun da sendika üyeliğinden istifada noter şartını zorunlu kıldığı kaydedildi.
İş Güvencesi Yasası'nın uygulanabilmesi için işyerinde çalışan işçilerin sayısının en az 30 olması gerektiği belirtilen raporda, taşeronluk ve süreli işsözleşmeleri gibi uygulamalar sonucu iş yerlerinin yüzde 95'inde çalışan sayısının 30'un altında olduğu kaydedildi.
Toplusözleşmeye baraj engeli
2822 sayılı yasaya göre, bir sendikasının toplusözleşme imzalayabilmesi için hem işyerinde hem işkolunda belli bir üye sayısını elde etmesi gerekiyor. Toplusözleşmelerden faydalanan işgücünün çok düşük olduğu belirtilen raporda, "Bunun sebebi yasalarca belirlenen toplupazarlık barajlarıdır. İş sözleşmesine tabi 11 milyon çalışanın sadece 1 milyonu toplusözleşme kapsamındadır" denildi.
Raporda, sendikaların toplantı ve yürüyüşler için resmi izin almak zorunda olduğu, işçi ve memur sendikalarının grev hakkı konusunda ciddi sınırlamalar olduğu ifade edildi.
Sendikalı olmanın bedeli
Kamu görevlilerinin toplupazarlık hakkına sahip olmadığı belirtilen raporda, kanunun, toplusözleşme yerine, 'toplugörüşme' öngördüğü ve grev hakkı tanınmadığı hatırlatıldı.
Raporda, 'sendikal gerekçelerle' olduğu iddia edilen işten çıkarmalara da örnekler verildi. Bir tekstil firmasında DİSK'e bağlı Tekstil Sendikası'na üye 35, bir İngiliz ambalaj firmasında TÜMKA-İŞ'e üye 22 işçinin işten çıkarıldığı kaydedildi. Radikal'e de manşet olan ve bir yıldır grev süren Antalya'daki Alman firması Novamed'teki grev de raporda yer aldı. Yüzde 98'i kadınlardan oluşan şirketteki uygulamalar eleştirilirken işveren tutumuna ilişkin "Çalışanlara sendikadan ayrılmaları için sürekli baskıda bulundu. Grevi kırmak için şirket 60 grev kırıcı tuttu" ifadesine yer verildi. Raporda yer alan tespitlerden bazıları şöyle:
"Özel sektör, kanunları göz ardı ederek sendikaları yok etmek için sendikal faaliyetlerinden ötürü işçileri işten çıkarıyor.
Sendikal faaliyetlerinden dolayı işten çıka-rılan işçilerin işe geri dönme hakları bulunsa da, uygulamada mahkeme kararları işverenlere sadece tazminat ödemeyi zorunlu kılıyor.
Sendikal haklara riayet etmeyen işverenlere uygulanan para cezaları çok düşüktür ve bu sebeple caydırıcı olmamaktadır. Fakat geçen yıl Ceza Kanunu'nda yapılan değişikliklerle bu durum düzeltilmeye çalışılmıştır.
Avrupa Komisyonu tarafından Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılımı nedeniyle Kasım 2006'da hazırlanan İlerleme Raporu'nda sendikal hakların tesisi konusunda problemlerin devam ettiği belirtilmektedir."
'Sendikalılar başka şehre tayin ediliyor'
Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu ITUC raporunda kamu çalışanlarının sendikaya üye oldukları için ayrımcılığa tabi tutuldukları ve başka şenhirlere tayin edildikleri belirtildi. Raporda KES'e yönelik baskılar da şöyle ifade edildi: "Kamu sektöründe örgütlü olan KESK ve üyelerinin tüzüklerine müdahalede bulunulmuştur.
KESK'in 'toplupazarlık' kavramının yer aldığı tüzüğe Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nca müdahale edilmektedir. Bakanlığa göre bu kavram Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu'nda yer alan 'toplugörüşme' kavramı ile bağdaşmamaktadır. Bakanlık, Kültür Sanat-Sen, ESM, Haber-Sen ve SES gibi sendikalardan da tüzüklerini değiştirmelerini istemiştir.
KESK üyesi Tüm Bel-Sen tarafından belediyelerde son 12 yıldır imzalan 130'un üzerindeki toplu sözleşmelerin uygulanmaması için yerel idarelere baskı yapıldığı belirtilmektedir.
Bu arada Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) sendika lehine karar vermesine rağmen bakanlık bu politikasından vazgeçmemiş ve sekiz belediyede imzalanan toplusözleşmeler ihlal edilmiştir."