Türk-İş'ten hükümete: IMF için 'Copacabana' çağrısını uygulayın
|
Venezuella Devlet Başkanı Chavez ile görülen Lula ve Kirchner (soldan sağa) birlikte Copacabana Deklarasyonu'nu geliştirdi.
|
Türk-İş, hükümetten IMF ile yollarını ayırmasını isteyerek, Brezilya ve Arjantin'in yaptığı Copacabana Deklarasyonu'nun Türkiye için de uygulanmasını önerdi. Türk-İş'e göre bu anlaşmayla IMF ikna edilebilir
24/09/2007 (174 kişi okudu)
RADİKAL - ANKARA - Türk-İş, hükümetten IMF ile yollarını ayırmasını isteyerek, Brezilya ve Arjantin'in yaptığı gibi Copacabana Deklarasyonu'nun Türkiye için de uygulanmasını önerdi. Türk-İş, bu anlaşmayla Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) ikna edilerek, borçların ödenebileceğini ve IMF programının sona erdirilebileceğini bildirdi.
Türk-İş, konfederasyonun hükümetten beklentileri ile hükümet programında ortaya konulanların karşılaştırmasının yapıldığı bir rapor hazırladı. 'Türk-İş'in Öncelikli Talepler Bildirgesindeki Beklentileri ile 60. Hükümet Programının Karşılaştırmalı Çözümlenmesi ve Değerlendirilmesi' başlıkla çalışmada şu değerlendirmeler yer aldı:
IMF etkisi sürecek: Mayıs 2008'de sona erecek olan mevcut IMF-Dünya Bankası patentli programın devam edip etmeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılmıyor. Saydamlık iddiasındaki bir programın ve hükümetin ekonominin yol haritasını belirleyecek olan stand-by anlaşmasının geleceği konusundaki siyasal tercihini ortaya koyup bunu kamuoyu ile paylaşmaması düşündürücüdür.
'Somut bir öneri yok'
Ancak programda öngörülen politikalardan anlaşılıyor ki, yeni bir stand-by anlaşması olsun ya da olmasın (IMF ile yola devam edilsin ya da edilmesin) IMF-Dünya Bankası ikilisinin politikaların şekillendirilmesindeki etkisi varlığını sürdürecektir. Ne yazık ki, IMF-DB patentli politikaların terk edilmesi çağrımız yanıtsız kalmıştır.
FDF yüzde 3.5'a çekilsin: Yüzde 6.5'luk faiz dışı fazlaya (FDF) kilitlenmiş bir bütçede sosyal harcamalar lehine bir kaynak tahsisi gerçekleştirilmesi mümkün görünmüyor. Bu iki şekilde mümkün: Ya FDF'nin tanımını değiştireceksiniz, yani sosyal harcamaları dışarıda tutacaksanız, ya da FDF'yi aşağıya (örneğin 3.5 gibi) çekeceksiniz.
Hatırlanacaktır, ilkini 2004 yılının mart ayında Brezilya ve Arjantin IMF'yi razı ederek Copacabana Deklarasyonu ile başarılı bir şekilde gerçekleştirmiştir. Ardından da bu iki ülke borçlarını ödeyerek IMF ile yollarını ayırmışlardır.
Sıcak para sorunu göz ardı edildi: Ekonomide yeni hükümeti bekleyen sıcak paranın yol açtığı risk, yüksek cari açık, ağır borç yükü, kronik işsizlik gibi çok temel sorunlar var. Ancak, bunların çözümüne yönelik ortaya konmuş hiçbir somut öneri yok. Bu sorunlar kronikleşirken, bazı makroekonomik göstergelerde parlak sonuçlar alındığı da gerçektir. Ancak bu parlak sonuçların alınmasında, dünya ekonomisindeki olumlu konjonktürün katkısını unutmamak gerekir.
Konjonktür bozulursa..
Bu olumlu konjonktürün olumsuza dönmesi ve kalıcı olması durumunda, söz konusu göstergelerde ciddi bir bozulmanın gerçekleşme olasılığı bir hayli yüksektir. Nitekim bunun işaretleri de görülmeye başlamıştır. 2007 Ağustos ayında Amerika'da konut piyasasında ortaya çıkan düşük nitelikli konut kredisi ve yüksek riskli yatırım fonları krizleri, Amerikan ekonomisinden başlayarak tüm küresel ekonomide bir durgunluğun kaçırılmaz olduğunu göstermektedir.
Bu farklı olumsuz dünya konjonktüründe 'Yola devam' diyerek AKP'nin aynı politikaları sürdürebilmesi mümkün gözükmüyor. Çünkü yol, aynı yol değil; yolda karşılaşılacak olası risklere göre politikaların değiştirilmesi ve gözden geçirilmesi gerekiyor.
İşsizlik Sigortası amaç dışı kullanılacak: Esnek istihdam biçimlerinin artırılması ve esneklik-güvence ilişkisinin korunması öngörülüyor. Bu yöndeki bir uygulama, beklentilerin tersine, hem çalışanların güvencesini hem de örgütlenme çabalarını daha da zayıflatabilecektir.
İşsizlik Sigortası Fonu kaynaklarının Fon'un amacına aykırı bir şekilde istihdamın artırılmasında kullanımı sağlanıyor. İstihdamı artırmaya yönelik olarak getirilen önerilerin büyük bir çoğunluğunun işverenlerce daha önce dile getirilmiş olması ve bunların hiçbir değişikliğe uğramaksızın programa aktarılması, programın ve hükümetin sermaye yanlısı tercihini çok net bir şekilde ortaya koyuyor. Böylece hükümet, işverenlerin seslendirdiği tüm düzenlemeleri yapmaya hazır olduğunu göstermiş oluyor.
'Hazırlık süreci önemli'
Anayasa'da iyi başlangıç yapılmadı: Yeni Anayasa hazırlığını olumlu bir girişim olarak değerlendiriyoruz. Taslak üzerindeki çalışmalara ilişkin kamuoyuna bilgi verilmemesi ise şeffaflık açısından iyi bir başlangıç olmamıştır. Anayasa hazırlık süreci anayasanın içeriği kadar önemlidir.
Copacabana çağrısı nedir?
Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva ve Arjantin Başkanı Nestor Kirchner 2004 yılının mart ayında ortak çabalarıyla geliştirdikleri ve 'Copacabana Deklarasyonu ya da Anlaşması' (Copacabana Act) diye anılan bir belgeyi hayata geçirdi. Bu belgeyle iki ülkenin "FDF kısıtı altında sosyal politikalardan vazgeçmeyeceği" ilan edilmiştir. Yani, bunda böyle bu iki ülkenin de FDF hedeflerinin, ulusal ekonomilerinin büyüme ve yatırım potansiyellerini engellemeyecek biçimde bağımsız olarak tespit edileceği duyurulmuştu. Bu kararın ilk adımı olarak Arjantin kamu kesimi FDF hedefini 2004 için yüzde 3'e çektiğini açıklamış ve söz konusu hedefin 2005 başında ekonominin koşullarına göre yeniden revize edeceğini ilan etmişti. Bu arada her iki ülke de FDF tanımlarını daraltarak sosyal altyapı harcamalarını bu tanıma dahil etmeyeceklerini açıklamışlardı. İlk başta bu karara karşı çıkan IMF ve uluslararası kredi kuruluşları daha sonra ikna olmuşlardı.