Radikal-çevrimiçi / Yaşam / Muhtar Kent: Yeni Ertegün
Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  25 Eylül 2007 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Bugünkü Radikal
 Ana Sayfa
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
İnsanın değeri, biraz da başkalarının kendisi hakkında düşündükleriyle ölçülür.
Pollock
Tarihte Bugün
Takvimler 25 eylül tarihini gösterdiği zaman...

1958 yılında,
Kemer Barajı ve Hidroelektrik Santrali işletmeye açıldı.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla | Arşive Ekle Yaşam 

Nur Çintay A. Muhtar Kent: Yeni Ertegün

Nur Çintay A.

25/09/2007 (4587 kişi okudu)

28 Eylül Cuma günü New York'ta bir iftar yemeği verilecek. İsmet İnönü'den Bülent Ecevit'e siyaset adamlarımızın gelenekselleştirdiği Waldorf Astoria Oteli'nde.
Türk Kültür Merkezi'nin düzenleyeceği yemekte Tayyip Erdoğan;
Amerikan iş, siyaset ve sanat âleminden pek çok 'celeb'le bir araya gelecek. Perdelerden Brad Pitt, Jennifer Lopez, Tim Robbins ve yine Robert de Niro (Geçen seferkinden, Sümeyye Erdoğan'la masada muhabbet ederkenki pozları hâlâ hafızalarda taze), icabet henüz kesinleşmese de, davet edilen isimlerden. Gözler (kontrolümdeki iki tanesi en azından), George Clooney'i arayacak...
New York iftarlarından birini de Muhtar Kent veriyor. Siz gazeteyi aldığınızda, vermiş olacak, Four Seasons'da.
Hürriyet'te yer alan Razi Canikligil imzalı habere göre, Coca Cola'nın İcra Kurulu Başkanı Muhtar Kent, ABD'deki Türk lobisinin de başına geçtiğini, Tayyip Erdoğan için düzenlediği 'yüksek profilli' iftara Amerikalı pek çok siyasetçi ve ünlü CEO'nun katılmasıyla da kanıtlamış olacak.
Yemekte Mica Ertegün'ün de bulunacağını referans gösteren Canikligil, "Böylece geçtiğimiz yıl vefat eden Ahmet Ertegün'den boşalan lobicilik koltuğunu da Muhtar Kent doldurmuş olacak" diyor, "Muhtar Kent'i Amerika'daki Yahudi lobisinin de desteklediği belirtilirken, Ermeni basını Muhtar Kent'in Ahmet Ertegün'den boşalan koltuğu devraldığını yazmıştı."
Böylece Türkiye Malezya olur mu olmaz mı derken, Muhtar Kent'in Ahmet Ertegün olduğunu kesinleştirmiş bulunuyoruz. Şimdiye kadar birkaç röportajına denk geldiğim biri (fazla röp verdiği de söylenemez),
ama açıkçası babası Necdet Kent'in, İkinci Dünya Savaşı sırasında Marsilya'da başkonsolosken, bazı Musevileri Hitler'in ölüm kamplarına gönderilmekten kurtarmasıyla bilindiğini, açıkçası ben bilmiyordum.
Hem biraz magazin de istiyor insan (Berna Erten'in Alem ve Akşam'daki Ahmet Ertegün yazı dizileri, her nevi mizahın üstündedir), ama sırf tiye alınacak değil, bir şeyler de öğrenilecek magazin. Leyla Umar'ın bir Muhtar Kent yazısı vardır mesela, pek az yazı bu kadar enformatif olur:
"Muhtar Kent'in annesi ve babası ile Marmaris'te bir süre komşuluk yaptığım için ailesi hakkında bilgim vardı. Annesi Sevim Kent, Ayvalıklı ünlü Madra ailesinin kızıydı. Evlendiği genç diplomat Necdet Kent, Midilli adasından mübadele ile Ayvalık'a yerleşen Yanyalı bir ailenin iki oğlundan biriydi. Necdet Kent New York'ta Başkonsolosken 1953'te dünyaya gelen Muhtar Kent, baba mesleği yüzünden Bangkok, Hindistan ve Tahran'da yaşamıştı. 15 yaşındayken Tarsus Amerikan Koleji'nde okumaya başlayan Muhtar, liseden 1971 yılında mezun olmuştu. Sıra üniversiteye gelince babası doktor olmasını çok istemesine rağmen, Muhtar İngiltere'deki Hull Üniversitesi'nde ekonomi bölümünü bitirmişti."
Yakın çevresinin Kent'le ilgili anlattıklarını da yine Leyla Umar'ın yazısından öğreniyoruz:
Şerif Kaynar, "Dolabındaki gömleklerinin daima renklerin tonlarına göre dizili olmasına çok dikkat ederdi" diyor, "76'da üniversiteden aynı yıl mezun olduk. Babası, Muhtar'ın Ford'a girmesini istedi; o Coca-Cola'yı seçti. Sevimliliği bir yana, insanları etkileyen, doğru kararları doğru zamanlarda verebilen, çalıştığı şirketleri büyütürken çok daha değerli hale getirebilen bir yöneticidir. George Soros'u Efes'e yatırım yapmaya ikna eden de odur."
Armağan Özgörkey, "Muhtar o kadar titizdir ki, çalışma odasının tozunu bile kendi alır, bu titizlik buzdolabındaki yumurtaları bile etkiler" diyor, "Hepsini boylarına göre kendisi tek tek dizer!"
Kent, nazara inanıyor, cebinde irili ufaklı nazar boncukları taşıyor, daha ileri safhada bâtıl itikatları da mevcut. Yine Özgörkey'den: "Muhtar, herhangi bir ayın 13'ü, cuma gününe isabet ederse ne evden dışarı çıkar, ne bir karar alır!"
Son anekdotu, eşi Defne Kent'in anlattığını yazmış Umar: "Bir gün uçakta, cebindeki nazarlıklardan biri koltuğun içinde kaybolmuş. Muhtar, deli gibi koltuğun her yerini arayıp bulamayınca personelin yardımıyla koltuğu söktürüp boncuğu bulmadan uçaktan inmemiş."



Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 14 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
puan
4
Yaşam sayfasındaki diğer haberler
ÖZLÜ SÖZ #365
"Sayın müşterimiz,
Mektubunuzu okudum ve modern dünyanın nasıl işlediği konusunda sizi aydınlatmak istedim. Suyu servis ettiğim bardakları satın alıyorum.
Suyun içine konan buzu satın aldığım gibi, size servis yapan garsonlara da para ödüyorum. Suyun hijyenik olması ve kolay içilmesi için gerekli olan modern düzenlemeyi sağlıyor, temizlik malzemeleri ile siz bardağı kullandıktan sonra onu temizleyen kişilere de para ödüyorum. Ve siz bütün bunlar için para almamam gerektiğini düşünüyorsunuz! Atlantic Otel'e
bir daha asla gelmeyeceğinizi belirten fikirlerinizi saygıyla
karşılıyorum. Ancak şunu söylemeliyim ki, suya para ödemek istemeyen müşteriler olmadan da idare ederiz. Saygılar!"
Yukarıdaki mektup, 50 kadar arkadaşıyla yılbaşı kutlaması için gittiği Atlantic Otel'de bir bardak musluk suyuna para alınmasına sinirlenen ve otele bir mektup yazan Sally Burchel'ın aldığı cevap.
Restoran müdürünün kendini ezdirmeme biçimine hayran kaldık.


Haber Arama
Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

© Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.