Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  29 Eylül 2007 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Bugünkü Radikal
 Ana Sayfa
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Hür olmadıkları halde, kendilerini hür sananlar kadar hiç kimse esir olamaz.
Goethe
Tarihte Bugün
Takvimler 29 eylül tarihini gösterdiği zaman...

1911 yılında,
İtalyanlar, Trablusgarp'ı ele geçirmek için Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etti.
1913 yılında,
Balkan Savaşları sonunda Bulgaristan ile İstanbul Antlaşması imzalandı.
1960 yılında,
Demokrat Parti kapatıldı.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla | Arşive Ekle Ekonomi 

Funda Özkan Profesyonel kadınlar hak arayışına girdi

Funda Özkan

29/09/2007 (447 kişi okudu)

Kadınların damarına basmamak gerekiyor. Aslında Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) kadın örgütlerini kızdırmasaydı, Kadın Emeği ve İstihdam Girişimi de kurulmamış olacaktı. TİSK'in Şubat 2006'da düzenlediği 'Kadın İstihdamı Zirvesi' sonucunda kadın istihdamının yetersiz olmasının gerekçeleri arasında 'kadın örgütlerinin dağınıklığı' gösteriliyordu.
Kadın örgütleri elbirliği, güç birliği yapıp, 'erkek egemen TİSK'e karşı çıktıysa da, bir başka erkek egemen oluşum AB-Türkiye Karma İstişare Komisyonu'nun 'kadın istihdamı raporu'nda da bu gerekçe yer aldı.
Kadın örgütlerini kızdıran TİSK'in zirvesinde çıkan tek cümle değildi.
O günlerde yaptıkları kamuoyu duyurusunda 'kadın emeği ve istihdamının, kadına karşı ayrımcılığın en yaygın olduğu alanlardan biri olmasına karşılık, Türkiye'nin AB ile müzakere süreciyle birlikte ele alınmaya başlandığı' vurgulanıyor.
TİSK zirvesi için 'kadın istihdamı sorununa getirilen çözüm önerileri ufku dar, kadın perspektifinden uzak bir görüşü yansıttığı, kadın istihdamını artırmada esas teşkil edecek çözüm önerileri dışlanmaktadır' yorumu getiriliyordu.
Bu arada bir dizi dayanışma merkezi, dernek, kültür evi, grup, sendika ve vakfın yer aldığı kadın örgütleri, duymayan kulaklara seslerini ulaştırabilmek için 1.5 yıl kadar önce 'Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi'ni (KEİG) kurdu.
Girişim bir yıl boyunca 'kadın istihdamı' konusunu enine boyuna tartıştıktan sonra, geçen şubat ayında 'Türkiye'de Kadın Emeği ve İstihdamı' isimli toplantı düzenlendi, KEİG Platformu Genel Koordinatörü Serap Güre raporu kitap haline getirdi.
30 Kasım'da önemli bir toplantı daha yapılacak. Muhtemelen ev sahipliğini TÜSİAD üstlenecek. TÜSİAD Genel Sekreter Yardımcısı Ümit İzmen'in çabası, TÜSİAD Başkanı'nın bir kadın (Arzuhan Doğan Yalçındağ) olması kadınların en büyük avantajı. Toplantının başlığı henüz belli olmamakla birlikte 'profesyonel kadınların yükselmesinin' önündeki 'cam tavanlar' ele alınacak. Dünya ligine oynayan şirketlere "Bırakın ataerkil değerleri, profesyonel kadınlara haksızlık ederek global dünyada var olamazsınız' mesajı verilecek.
Toplantının destekçileri arasında uluslararası şirketler de bolca yer alıyor. Misal HP, Price Waterhouse, GE, Pepsi, Shell, Türkiye'den Doğan, Koç, Sabancı ve Doğuş grupları, P&G, KAGİDER (Kadın Girişimciler Derneği.)

AB, Türk sivil toplumuna güç veriyor
Avrupa Birliği'nin, Türkiye ile AB sivil toplumu arasında diyaloğun gelişmesi için 19 milyon avroluk kaynak sağladığını yazmıştım. Bazı sivil toplum kuruluşu temsilcileri daha ayrıntılı bilgi istemiş. Bu kaynaktan, belediyeler, meslek örgütleri, gençlikle ilgili faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ve üniversiteler yararlanabiliyor.
AB, diyalog kursun diye hibe verirken, bir yandan da Türk sivil toplum kuruluşlarının güçlenmesi için destek fonu oluşturuyor. Nisan ayında duyurusu yapılan ve temmuz ayında başvuru süresi tamamlanan proje için toplam 4.9 milyon avro ayrıldı.
Çevre, kadın hakları, çocuk hakları, tüketicinin korunması ve özürlüler alanlarında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının 80-85 projesinin destekleneceği tahmin ediliyor.
AB, 2007-2010 yılları arasında, yılda ortalama 550 milyon avroluk bir kaynağı hibe olarak veriyor. Hibe, AB mevzuatına uyum, çevre finansmanı, kırsal kalkınmanın desteklenmesi gibi farklı alanlarda kullanılabiliyor.
Türkiye'yi ilgilendiren bir başka önemli fondan da bahsetmek istiyorum. Türkiye ilk defa 6. Çerçeve Programı'na dahil olmuştu, 2002-2006 yıllarını kapsayan programda, Türkiye 1217 projeyle başvurmuş, sadece 370'i onaylanmıştı, 847 proje ise istenilen şartlarda hazırlanmadığı ve zamanında teslim edilmediği için geri çevrilmişti. 2007-2013 yıllarını kapsayan 7. Çerçeve Programı halen yürürlükte. iletişim, nano-teknoloji, enerji, Ar-Ge, çevre, güvenlik, uzay gibi konuların fonlandığı programın ilk altı ayından Türkiye yine yeterince yararlanamadı.

Gece gündüz çalışamaz!
İş hayatında, profesyonel kadınların karşılaştığı engellerin başında gelir, yoğun iş temposuna kadınların ayak uyduramayacağı önyargısı. Sadece iş hayatında da değil, bakın iş âlemi örgütlerine, hepsi erkek egemen.
Mesela Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türk-İş, DİSK, Hak-İş başkanlığına bir kadının gelmesi mümkün mü?
Yönetim kurulları da ortada, tam erkek ordusu.
Arzuhan Doğan Yalçındağ'ın başkanlığı ile TÜSİAD, diğerlerine fark attı.
İş âlemi örgütlerinde hep erkek yöneticiler, işlerinin 'gecesi gündüzü olmadığından' söz eder, 'çok çalışmaları gerekiyordur, bu tempoyu kolay kolay bir kadın kaldıramaz.'
İşverenlerin de işe yeni eleman alacağı zaman aynı nitelikteki adaylardan, erkek adayı tercih etmesinin gerekçesi aynı. İş bulma yarışına kadın, evdeki sorumlulukları nedeniyle erkek rakibine göre dezavantajlı başlıyor. İşe girdikten sonra da kadın, 'eşit işe-eşit ücret' ilkesinden yararlanamıyor. İş Kanunu'nda kadınların aleyhine bir durum olmamasına rağmen, UNDP (Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı) istatistiklerine göre cinsiyetler arası ücret farkı yüzde 46.



Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 2 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
puan
8
Ekonomi sayfasındaki diğer haberler
ÖZLÜ SÖZ #82
"Çelik: "Dost Grubu'nun liderini tanımam."
Dost Grubu lideri İhsan Güven: "Çelik benim evladım gibidir.""
Yılan hatta piton yılanı hikâyesine dönen bu olayda acaba kime inansak?

Haber Arama
Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.
ÇİZGİLER
Ofis cehennemine hoşgeldiniz... Dilbert
Kedilere güven olmaz... Garfield
Cathy'nin bitmeyen maceraları... Cathy
İlişkiler ve tehlikeleri... Tehlikeli İlişkiler
Sizden, bizden ve onlardan... Ademler ve Havvalar

Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

© Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.