Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  16 Kasım 2007 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Bugünkü Radikal
 Ana Sayfa
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Şurada, burada güçlü adımlarla dolaşmaktansa, doğru yolda sekerek yürümek iyidir.
Augustinus
Tarihte Bugün
Takvimler 16 kasım tarihini gösterdiği zaman...

1937 yılında,
İran ve İran sınırlarına ulaşacak olan Diyarbakır-Cizre demiryolunun temeli atıldı.
1945 yılında,
UNESCO kuruldu.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla | Arşive Ekle Politika 

Haluk Şahin Taraf'ın ilk günü

Haluk Şahin

16/11/2007 (4060 kişi okudu)

İkinci Cumhuriyetçilerin gazetesi olarak lanse edilen günlük Taraf gazetesi çıktı. Türkiye'de ve dünyada gazetelerin ağır sorunlarla boğuştuğu günümüzde yeni bir gazete çıkarmak, en azından cesaret açısından, kutlamaya değer bir olay. Her yeni gazeteye, gazetecilere açılmış yeni iş kapısı olarak bakıp sevinebiliriz. En önemlisi demokrasi orkestrasına yeni bir sesin daha katılmasıdır. Bu orkestrada ne kadar çok enstrüman olur ve her kafadan ne kadar farklı ses çıkarsa ortaya o kadar gür bir senfoni çıkar diye düşünüyorum.
Taraf'a başarılar!
Ancak, ilk günkü gazeteyi büyük bir iddia ile ilan edilen 'farklı olma' açısından hayal kırıcı bulduğumu söylemeliyim. Diğer gazetelerimizden pek farklı bir şey göremedim doğrusu: Neşe Düzel'in her zaman gündem oluşturan söyleşisi manşete çıkmış, ki haklı olarak Radikal'deyken de çıkardı. Başka?
Spor dahil diğer sayfaları Babıâli 'establishment'ının basmayacağı türden 'farklı' haberler için taradım. 'Vay canına, bak neleri ortaya çıkartmışlar!' dedirtecek türden bir şey bulamadım. Bu kadar hazırlıktan sonra ilk gün için ayırdıkları haber stoku daha iyi olmalıymış gibime geldi.
Bu türden 'ciddi' gazetelerin çıkarılmasına iki kez (Politika, Hürgün) fiilen katılmış biri olarak ilk gün çıkarılan gazetenin her zaman 'en kötü gazete' olduğunu biliyorum. Gazeteler uzun mesafe koşucularına benziyorlar. Koştukça nefesleri açılıyor. Ola ki, Taraf için de öyle olacaktır.
Ancak, ben gene de, kendi tecrübelerime dayanarak, 'Taraf'çı arkadaşları uyarayım: Patronlarının direnme gücü için duacı olsunlar. Beklenen tiraj yakalanamayınca huzurlar kaçıyor. Gazetenin bitip tükenmez harcamaları en iyi niyetli patronlar için bile yüke dönüşüyor. Adam çıkarmalar filan derken işin tadı kaçıyor.
Ben bunu iki kez yaşadım. Politika gazetesini 1975 güzünde Kadri Kayabal'ın Ekonomi-Politika gazetesini devralan Ercan Arıklı ile İsmail Cem çıkarmıştı. Ben, Babıâli'deki ilk işim olmasına rağmen, Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı idim. Ercan ile Cem 100 bin tirajdan söz ediyorlardı. Gerçekten TRT Genel Müdürlüğü'nden atılmış olan Cem o kadar popülerdi ki, bu rakam bile mütevazı görünüyordu. Satışlar 25-30 bine oturunca panik başladı. Orasıyla burasıyla oynaya oynaya gazeteyi tanınmaz hale getirdik. Derken yeni sermayedarlar geldi ve bize yol göründü.
Ondan 10 yıl sonra çıkardığımız Hürgün serüveni ise yalnızca 49 gün sürdü. Hürgün'ü Hürriyet'in sahibi Erol Simavi'nin oğlu Sedat Simavi'ye armağan
olarak çıkardığı söyleniyordu. Beklenen tiraj yakalanamadı. Gazete kapatıldığında, adı sahip olarak künyeye giren genç Simavi 50 metre ötede bir binadaki gazetesini henüz ziyaret etme fırsatını bulamamıştı!
Taraf'ın İkinci Cumhuriyetçiler gazetesi olarak lanse edildiğini söylemiştim. İkinci Cumhuriyetçilerin görüşleri, biraz İslamcı sosuyla da olsa, iktidarda bulunduğuna göre, siyasi açıdan sert bir muhalefet beklemek abes olsa gerek. İlk günden de anlaşılıyor ki, 'seçilmişler'den çok 'atanmışlara' ve özellikle askerlere ve bürokratlara yüklenecekler.
Peki, acaba her demokrasinin çok ihtiyaç duyduğu türden soruşturmacı gazetecilik örnekleri sergileyebilecekler mi? Örneğin, döneme damgasını basan gizli ilintilere, siyasal otorite, tarikatlar ve taraftar holdingler arasındaki çapraşık ilişkilere girebilecekler mi? Bunu başarabilirlerse, gerçekten gözler onlara döner. Aksi takdirde, ne kadar sert köşe yazıları yazılırsa yazılsın, işlevsizlik tehlikesi söz konusudur.
Benim o iki deneyimden aldığım ders: Gerçek habere ihtiyaç var; yalnız tavırla gazete satılmıyor!



Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 33 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
puan
7
Politika sayfasındaki diğer haberler
ÖZLÜ SÖZ #365
"Sayın müşterimiz,
Mektubunuzu okudum ve modern dünyanın nasıl işlediği konusunda sizi aydınlatmak istedim. Suyu servis ettiğim bardakları satın alıyorum.
Suyun içine konan buzu satın aldığım gibi, size servis yapan garsonlara da para ödüyorum. Suyun hijyenik olması ve kolay içilmesi için gerekli olan modern düzenlemeyi sağlıyor, temizlik malzemeleri ile siz bardağı kullandıktan sonra onu temizleyen kişilere de para ödüyorum. Ve siz bütün bunlar için para almamam gerektiğini düşünüyorsunuz! Atlantic Otel'e
bir daha asla gelmeyeceğinizi belirten fikirlerinizi saygıyla
karşılıyorum. Ancak şunu söylemeliyim ki, suya para ödemek istemeyen müşteriler olmadan da idare ederiz. Saygılar!"
Yukarıdaki mektup, 50 kadar arkadaşıyla yılbaşı kutlaması için gittiği Atlantic Otel'de bir bardak musluk suyuna para alınmasına sinirlenen ve otele bir mektup yazan Sally Burchel'ın aldığı cevap.
Restoran müdürünün kendini ezdirmeme biçimine hayran kaldık.


Haber Arama
Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.
ÇİZGİLER
Ofis cehennemine hoşgeldiniz... Dilbert
Kedilere güven olmaz... Garfield
Cathy'nin bitmeyen maceraları... Cathy
İlişkiler ve tehlikeleri... Tehlikeli İlişkiler
Sizden, bizden ve onlardan... Ademler ve Havvalar

Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

© Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.