'Sosyal güvenlikte gurbetçilerin emeklilik hakkı kalkmayacak'
|
Faruk Çelik (ortada), dün tasarıyla ilgili sosyal tarafların temsilcileriyle görüştü.
FOTOĞRAF: HAKAN GÖKTEPE / AA
|
Sosyal güvenlik tasarısında yanlış bilgilendirmenin kendilerini üzdüğünü söyleyen Çalışma Bakanı Çelik, 'Örneğin gurbetçiler istediği zaman prim yatırarak emekli olabilecek' dedi
19/11/2007 (388 kişi okudu)
AA - ANKARA - Sosyal Güvenlik tasarısıyla gurbetçilerin emeklilik hakkının kaldırılacağı şeklinde haberler çıktığını söyleyen Çalışma Bakanı Faruk Çelik, düzenlemede böyle bir şeyin söz konusu olmadığını söyledi. Çelik, Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı Taslağı üzerinde çalışmalar yapmak üzere sosyal taraflarla bir araya geldi. Çelik, tasarıyla ilgili her türlü eleştiriyi kabul edebileceklerini ancak kendilerini en çok yanlış bilgilendirmenin üzeceğini ifade etti.
Bugüne kadar yurtdışına giden işçilerin primlerinin işverenler açısından çok ciddi yük teşkil ettiği ve bunun işverene rekabet açısından ciddi engel oluşturduğu şeklinde birçok değerlendirmeler olduğunu anımsatan Çelik, "Aslında mağdur olan işverenimiz ve çalışan vatandaşımız. Bununla ilgili düzenleme getirdik. Bu düzenlemede, sağlık sigortasıyla ilgili yurtdışına giden işçimizin ve burada kalan çocuklarının sağlık sigortasının güvence altına alacak olan primi işveren yatırmaya devam edecek. Uzun vadeli primle ilgiliyse vatandaşımız istediği zaman primi yatırarak emeklilik hakkını elde edebilecektir" dedi.
'30 yıl sonrasından bahsediyoruz'
Emeklilerin destek primi ödeyerek çalışamayacaklarının da söz konusu edildiğini söyleyen Çelik, SSK emeklilerinden, emekli olduktan sonra ikinci işten elde ettikleri gelirin yüzde 30 primin kesildiğini hatırlatarak, "30 yıl sonra olacak bir uygulamayı sanki sabahleyin başlayacakmış gibi takdim etmemiz de doğru değil. Bunun üzerinde popülist bir yaklaşım ne siyasetçiler tarafından ne sosyal taraflar tarafından yapılmamalı. 30 yıl sonra bir kesenekten bahsediyoruz. Bunun sanki yasa yürürlüğe girdiğinin ertesi günü başlayacakmış gibi medyaya yansıması vatandaşımızda tedirginlik oluşturuyor. Böyle bir durum söz konusu değil" diye konuştu.
'En iyi aylıklar bizde'
Şu anda uygulamada olan emzirme yardımının 6 ay için 50 YTL olduğunu anımsatan Çelik, emzirme yardımını 6 kat artıran bir düzenlemeyi yaparken, bunun emzirme yardımında kesintiye gidiliyor gibi takdim edildiğini kaydetti. Bağ-Kur emeklilerine destek priminin arttığı iddiasının da bulunduğunu belirten Çelik, bunun da doğru bir yaklaşım olmadığını söyledi. Çelik, şöyle devam etti: "Diğer kurumlardan emekli olup da Bağ-Kur da çalışan yani Bağ-Kur'a tabi bir işyeri açan vatandaş, şu anda yüzde olarak değil, bu sisteme girdiği zaman yani ikinci kez çalışmaya başladığı zaman 68 milyon liralık, 12. basamaktan bir kesenekle karşı karşıya. Ayrıca yine, emekli olduktan sonra çalışan Bağ-Kur'lu vatandaşlarımız 55 milyon ile 120 milyon arasında aylıklarından bir kesenekle karşı karşıyalar. Bu düzenlemeyle norm ve standart birliği getirdik. Aylık bağlama oranlarında bugün kamu çalışanları 25 yıl çalışıyor, bağlama oranı yüzde 3. 25 yıldan sonra ise her yıl için bir puanlık artış ön görülüyor. Yeni düzenlemede, 2015'e kadar yüzde 2.5, 2015'ten sonra ise yüzde 2. Türkiye'deki mevcut aylık bağlama oranları dünya ortalamasının üzerinde."
Taslakta 30 madde olduğunu, ancak bunun 30 ile 35 madde arasında değişme ihtimali olduğunu belirten Çelik, heyetin taslak üzerinde çalışacağını söyledi.
'Reformda her kesimin görüşünü alıyoruz'
Düzenlemenin, yeni bir iptal kararına neden olabileceği değerlendirmelerinin olduğunun hatırlatılması üzerine Çelik, şunları söyledi: "İptal konusu yargı boyutu. Ama iptal ile karşı karşıyayız. Bu iptalin ne içerdiğini de biliyoruz. Bu iptalin norm ve standart birliğine nasıl etki ettiğini de hepimizi biliyoruz. Bu çerçevede, iptal gerekçesi dikkate alınarak yapılan değerlendirmeler ve çıkarılan beyaz kitap çerçevesinde konular bir bütün olarak ele alındı. Çıkış yolu ortaya kondu. Türkiye, hukuk devletidir. Böyle bir süreç yaşar mıyız, yaşamaz mıyız bilemiyorum. Her kesimin görüşünü de alma çabası içindeyiz."
Çelik, tasarının uygulamaya giriş tarihiyle ilgili henüz taslakta bir metin yer almadığını söyledi. Bunun tartışılacağını, değerlendirileceğini belirten Çelik, "Bu süre, altyapı, ikincil mevzuat ve bilgisayar programlarıyla çalışma süreçlerinin ne getirip ne götüreceğiyle ilgili. Önümüzdeki uygulamaya dönük süreç bir avantaj olarak da değerlendirilecektir. Bu süreç tartışmaların kapandığı anlamına gelmez. Yeni, olumlu, müspet konular tespit edilince, yürürlüğe girinceye kadar da ilave etme imkânını bu süreç içerisinde bulacağız. Bunu ben avantaj olarak görmeyi uygun buluyorum" dedi.
Faruk Çelik, Sosyal Güvenlik Yüksek Danışma Kurulu'nun bu tartışmalara dahil edilmesini söyleyenlerin bulunduğunun hatırlatılması üzerine, tüm ilgili kuruluşlara taslağın ulaştığını ve çok önemli ölçüde de görüş ve önerileri alınmış durumda olduğunu söyledi.