Radikal-çevrimiçi / Türkiye / Azınlıklardan alınıp sermaye biriktirildi
Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  9 Şubat 2008 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Bugünkü Radikal
 Ana Sayfa
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Kötümserlik, delilik haline gelmiş bir gururun en tatsız biçimidir.
Franc Nohain
Tarihte Bugün
Takvimler 09 şubat tarihini gösterdiği zaman...

1921 yılında,
Gaziantep, bir anlaşma imzalanarak Fransızlara teslim oldu.
1995 yılında,
Zorunlu trafik sigortası için ödenecek yıllık prim yüzde 20 ile yüzde 189 oranında artırıldı.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla | Arşive Ekle Türkiye 

Azınlıklardan alınıp sermaye biriktirildi

Azınlıklardan alınıp sermaye biriktirildi
Gayrimüslim vakıflarının mallarına el konulması, münferit bir olay değildi. Varlık vergisi, 6-7 Eylül olayları, 'Türk malı kullan' kampanyalarının amacı belliydi: Azınlıkların ülkeyi terk etmesi. Onların geride bıraktığı mallara el konularak yerli sermaye birikimi oluşturulması amaçlanmıştı

09/02/2008 (1839 kişi okudu)

BASKIN ORAN (Arşivi)

Gayrimüslim vakıfların taşınmazlarına el konulması konusunda dizimizin ilk iki bölümünde anlatılan bütün bu hukuk dışı uygulamalar incelenirken, şu temel husus gözden kaçırılmamalıdır: Gayrimüslim vakıfların ellerindeki taşınmazlara el konulması olayı münferit bir olay değildir. Türkiye'deki 'sermaye birikimi' sürecinin temel aşamalarından birincisi ve başlıcasıdır.
Türkiye'de bu süreç şu sırayla işlemiştir: 1) Gayrimüslimlerden Müslümanlara çeşitli yöntemlerle sermaye transferi; 2) Halkın tasarruflarını banker krizi gibi olaylarla bireylere transfer; 3) Devletin 1930'lardan beri yaptığı sermaye birikimini (fabrikalar, şirketler, bankalar, vb.) arsa fiyatına satmak suretiyle bireylere transfer.
Sözü edilen birinci ve en önemli aşamanın kilometre taşları şöyle sıralanabilir:
1) 1915 Ermeni katliamları. Ermenilerin tehcir edilirken komşularına emanet ettikleri vs. taşınmazlar yağmalanmış ve/veya satılmıştır. Bunlar, yörenin nüfuzlu kişilerinin eline geçmiştir.
2) 1923 Türkiye-Yunanistan zorunlu nüfus mübadelesi. Mübadeleye tabi Rumların mallarının Yunanistan'dan gelecek Müslümanlara verilmesi gerekmektedir. Fakat burada bunların bazılarına devlet veya yerel nüfuzlu şahıslar el koymuştur.
3) Türkiye'deki gayrimüslimler yapılan baskılar sonucu dışarıya göç etmek zorunda kalmışlar, ellerindeki malları ya yok pahasına satmışlar yahut geride bırakmışlardır. Bu geride bırakılan mallar yağmalanmış durumdadır. Bunların en tipik örnekleri bugün İstanbul Beyoğlu ve Tarlabaşı mevkiinde yer alan ve işgal edilmiş bulunan metruk apartmanlardır.

Türk olmak ya da olmamak
Bu baskılara özetle şu örnekler verilebilir:
1920'lerde gayrimüslimlerin İstanbul ili dışına çıkmaları izne tabi kılınmıştır.
Çeşitli yasalar ve yönetmelikler çıkarılarak gayrimüslimlerin iş hayatından uzaklaştırılmaları amaçlanmıştır. Örneğin 16 Mayıs 1929'da çıkarılan 'Menkul Kıymetler ve Kambiyo Borsaları Kanunu'na göre, borsa acentesi kurmak isteyenlerin 'Türk olması' gerekmektedir (madde 6, paragraph 1). Menkul Kıymetler ve Kambiyo Borsaları Nizamnamesi madde 8, paragraph 1'de belirtildiği üzere, aynı kural borsa acentelerinde çalışanlar için geçerlidir. 4 Haziran 1932'de çıkarılan 2007 sayılı 'Türkiye'de Türk Vatandaşlarına Tahsis Edilen Sanat ve Hizmetler Hakkında Kanun' sonucu Yunan uyruklu İstanbullu Rumlar işten atılmış, bunlarla evli olan TC vatandaşı Rumlar zarar görmüştür.
Sürekli bir 'Vatandaş Türk Malı Kullan' kampanyaları yürütülmüş ve gayrimüslim işadamları huzursuz edilmiştir. Sonradan bu kampanyaların adı 'Vatandaş Yerli Malı Kullan'a dönüşecektir. 1950'lerin ilk yarısında, Kıbrıs sorunu sonucu olarak 'Türk olmayanlardan alışveriş etmeyin' kampanyaları başlatılmıştır.
1965'e kadar memur olma koşulu 'Türk olmak'tır; ancak 1965 sonrasında 'Türk vatandaşı olmak'a dönüşmüştür. 1940'ların sonuna kadar Avrupa'ya öğrenci gitmek, baytar okuluna girmek, askeri okullara girmenin koşulu: 'Türk olmak', 'Türk soyundan olmak', 'Türk ırkından olmak'dır.
1934'te Trakya'da Yahudilerin ev ve işyerlerine yapılan saldırılar sonucu bu insanlar buraları terk edip İstanbul'a kaçmak zorunda kalmışlardır.
1941'de 'Yirmi Kura İhtiyatlar' diye adlandırılan olayda 20 ila 44 yaş arasındaki gayrimüslimler askere alınmış, ellerine silah verilmeden 'Amele Taburu' olarak bilinen birliklerde çok zor koşullar altında askerlik yaptırılmışlardır.

Farklı dinden olanlara ayrımcılık
1942 yılında, Varlık Vergisi çıkarmıştır. Bu uygulama, Türkiye Cumhuriyetinde kanun zoruyla gayrimüslimlerin parasına ve malına el koyup bunu Müslüman vatandaşlara aktararak en büyük sermaye transferini gerçekleştirmiştir, çünkü fahiş vergileri ödeyemeyenlerin malları haraç mezat satılmıştır.
6-7 Eylül 1955'te İstanbul ve İzmir'de gayrimüslim işyerlerini, evlerini ve ibadet yerlerini yakıp yıkan ünlü pogrom (devlet desteğiyle azınlığa yapılan saldırı) gerçekleştirilmiştir. Bundan sonra kimi Rumlar Türkiye'yi terk etmişlerdir.
1964'te Yunanistan uyruklu İstanbul Rumları sınır dışı edilmişler, onlarla evli olan TC vatandaşı Rumlar da birlikte gitmek zorunda kalmışlardır. İstanbul boşalmıştır.

Sermaye transferinin son noktası
1960'ların sonlarından itibaren, gayrimüslim mallarına el koymada sıra 1936 Beyannamesi'ne gelmiştir. Bu olay, Türkiye'de gayrimüslimden Müslümanlara sermaye transferinin son halkasını oluşturmuştur. Bütün bu olaylar, bir devletin kendi vatandaşları arasında farklı dinden olanlarına karşı açık biçimde ayrımcılık yapmasının örnekleridir.
Bütün bunlardan, unutulmaması gereken önemli husus şudur: Her ayrımcılığın doğal sonucu bölücülüktür.
Not: Bu dizi Prof. Dr. Baskın Oran'ın 'Türkiye'de Azınlıklar kavramlar, teori, Lozan, iç mevzuat, içtihat, uygulama' adlı kitabının yeniden güncelleştirilmekte olan bölümlerinden derlenmiştir.

Kaynakça
1) Alexis Alexandris, The Greek Minority of Istanbul and Greek-Turkish Relations, 1918-1974, Athens, Center for Asia Minor Studies, 1983, s. 140; Rıfat Bali, Cumhuriyet Yıllarında Türkiye Yahudileri Bir Türkleştirme serüveni (1923-1945), 6. B., İstanbul, İletişim Yayınları, 2001, s. 45, 125-126; Dilek Güven, 6-7 1955 Eylül Olayları, İstanbul, İletişim Yayınları, 2006, s. 111.
2) Samim Akgönül, İstanbul Rumları: Ulus-Devlet çağından küreselleşme çağına bir azınlığın yok oluş süreci, Istanbul, İletisim Yayınları, 2007, s. 81-84.
3) 1937-38 yıllarında gazetelerde çıkan iş vs. ilanlarında Türk olmakla ilgili koşullar, fotokopi olarak şu yapıtın ekinde bulunmaktadır: Ahmet Yıldız, 'Ne Mutlu Türküm Diyebilene', Türk Ulusal Kimliğinin Etno-Seküler Sınırları, 1919-1938, 2. B., İstanbul, İletişim Yayınları, 2004.
4) Bkz. Bali, s. 243-254; Ayhan Aktar, Varlık Vergisi ve Türkleştirme Politikaları, İstanbul, İletişim Yayınları, 2000, s. 71-99; Güven, s. 123-128; Yıldız, s. 253-257.
5) Bali, s. 411-423; Güven, s. 133-135.
6) Varlık Vergisi üzerine bkz. Faik Ökte, Varlık Vergisi Faciası, İstanbul, Nebioğlu Yayınevi, [1951]; Alexandris, s. 207-233; Güven, s. 123-128; Yıldız, s. 253-257; Bali, s. 424-483; Aktar, s. 135-243.
7) 6-7 Olaylarından sonraki göçler için bkz. Alexandris, s. 270; Güven, s.168-179.
8) Alexandris, s. 286; Güven, s.183.


BİTTİ


Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 10 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
puan
10
Türkiye sayfasındaki diğer haberler
ÖZLÜ SÖZ #189
"Dişi balıkçı Val Fletcher, evinin yakınlarındaki sahilde canavar büyüklüğünde bir kürek balığı yakaladı. Val, hayvanın yanlışlıkla kendi rotasından çıktığını söylerken, bir yandan da yolunu şaşıran şaşkın balığı parçalara ayırıp paketliyordu."
Yok yok, Val Nasıl Seri Katil Oldu isimli bir kitap ya da 10 Korku Öyküsü gibi bir derlemeden değil. Sadece bir haberin resimaltı.

Haber Arama
Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

© Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.