En iyi Bach kantatları
Serhan Bali
1995 yılından beri İsveçli BIS firması için Bach'ın tüm kantatlarını kaydedeceği iddialı bir projeye girişen Masaaki Suzuki'nin 'Bach Kantatları' serisi, ünlü bestecinin bu az bilinen eserlerini tanımak için en iyi seçenek
22/04/2008 (671 kişi okudu)
Masaaki Suzuki, projeyi yirmi yılda tamamlamayı planlıyor. Şimdiye kadar toplam 38 kayıt yapıp epey bir yol kat etmiş durumda.
Johann Sebastian Bach'ın olağanüstü genişlikteki verimi içerisinde, dinsel ve dindışı kantatları önemli yer tutar. Hatta org müziğiyle birlikte kantatlarının, tüm eserlerinin yarısından çoğuna tekabül ettiği görülür. Bugüne ulaşabilen 209 kantat (BWV sayısı taşıyan 215 kantat bulunmasına rağmen, bunların 6'sının J.S. Bach'a ait olmadığı anlaşılmıştır) bir arada değerlendirilirse, bunların neredeyse bir ömür boyu sürebilecek kapsamlı bir keşif serüveninin konusu olabileceği anlaşılır.
Bu serüveni günümüzde en iyi yaşayabileceğiniz mekânlar konser salonları değil ne yazık ki, çünkü Bach'ın kantatları konser salonlarının kapısından -paskalya dönemi hariç- pek içeri giremiyor. Dolayısıyla bu olağanüstü güzellikteki müziği dinleyebilmek için iki yolunuz var. Batıda yüzyıllar içerisinde Lutheryen ayin geleneğine bağlı olarak gelişen kantat besteciliği ve icrası, bugüne kadar bu mezhebin kiliselerinin taş duvarlarında çınladı durdu. Ama bu, herkesin her an başvurabileceği pratik bir seçenek değil! Eh o zaman, her an elinizin altında bulundurabileceğiniz CD kayıtları ne güne duruyor?
İşte o noktada, kafaları karıştıracak genişlikte bir seçenekler ordusunun önünüzde serili durduğunu göreceksiniz. Gerçekten de, 1940'ların ortalarında başlayıp, günümüze kadar hızını hiç kesmeden süren 'kantat kayıtları hareketi' bugün her zevke hitap eden inanılmaz zenginlikte bir manzara ortaya çıkarmış bulunuyor. Bu hafta amacım, içlerinde tanımaya en değer gördüklerimden biri olan ve ne mutlu ki kayıtlarına ülkemizde rahatlıkla erişilebilen Masaaki Suzuki ve topluluğunu, kariyeri ve kayıtlarıyla yakın plana almak.
Bugün kantatların tamamını kaydetmek üzere yola çıkmış ekiplerden üçünün bu işi tamamladığını, diğer üçünün ise 'uzun ince yollarına' devam ettiklerini görüyoruz. Helmuth Rilling (Hannsler/1969-85), Nikolaus Harnoncourt/Gustav Leonhardt ikilisi (Teldec/1971-1989) ve Pieter Jan Leusink (Brilliant/1999-2000), serüvenlerinin sonuna geldiler. Bu öncüleri günümüzde, setleri üzerinde hâlâ çalışmakta olan, Ton Koopman, John Eliot Gardiner ve Masaaki Suzuki takip ediyor.
Kimse projeye yanaşmadı
Masaaki Suzuki 1954 yılında Japonya'nın Kobe kentinde doğmuş. Yukarıda ismi geçen Hollandalı büyük usta Ton Koopman'la klavsen, Piet Kee ile org üzerine çalışmış. Suzuki halen, mezun olduğu Tokyo'daki Geijutsu Üniversitesi'nde ders veriyor. Ama hocalığını fersah fersah aşan bir yorumculuk kariyeri yapmış durumda kendisine, 1990 yılında kurduğu Bach Collegium Japan sayesinde. Barok müziği Japon dinleyicisine dönemsel çalgılar ve yorum pratikleriyle tanıtmak amacıyla kurulan topluluk, Suzuki'nin müzik direktörlüğü altında 1995 yılından beri İsveçli BIS firması için Bach'ın tüm kantatlarını kaydedeceği iddialı bir projeye girişmiş bulunuyor. Suzuki, bu uzun soluklu iş için öncelikle Japon kayıt şirketlerini ikna etmeyi denemiş ama projenin 20 yıl süreceğini duyan kaçmış! Saygın klasik müzik kayıt şirketlerinden İsveçli BIS'in Japon kültürüne ilgi duyan sahibi Robert von Bahr, 13 yıl önce grup için bir deneme kaydı yapmaya ikna olmuş ve 48 dakikalık ilk kayıt çıkmış ortaya. Bugün itibariyle gelinen noktada, 38 kayda ulaşan ve hâlâ devam eden bir proje bu.
Oda müziği içtenliğinde ve sıcaklığında berrak yorumlar, lirik ama bir o kadar da canlı seslendirme anlayışı, az sayıda üyeden oluşan ve tamamen Japon müzisyenlerden kurulu koronun açık, anlaşılır diksiyonu, Suzuki'nin kantat icralarının el üstünde tutulmasının en önemli sebepleri.
Aslında, sinfoniaları, resitatifleri, aryaları ve koralleriyle Bach'ın 209 kantatı o kadar geniş bir evren ki, her dinleyiciyi mutlu edebilecek tek bir kantat seti gösterebilmek neredeyse imkânsız. Zaten kantat severlerin en büyük keyfi, yeni bir kayıt çıktığında bunu önceki kayıtlarla en ufak detayına kadar tartışmak oluyor.
Bu tartışmayı yapmak kadar okuması da keyifli, inanın. www.bach-cantatas.com/ adresine tıkladığınızda ne demek istediğimi anlayacaksınız. Sitenin kurucusu Aryeh Oron, İsrail'de yaşayan Musevi bir Bach ve caz tutkunu. Bu da, Bach'ın kantatlarından hoşlanmak için ille de Hıristiyan olmak gerekmediğinin en açık delili! Ha bir de, Suzuki'nin yorumundan kantatları dinlerken yanınıza Aydın Büke'nin Kabalcı'dan çıkan 'Bach-Yaşamı ve Eserleri' adlı kitabını almayı unutmayın.