Radikal-çevrimiçi / Yaşam / Nasıl zayıfladılar? (2)
Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  5 Mayıs 2008 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Bugünkü Radikal
 Ana Sayfa
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Önce doğruyu bilmek gerekir; doğru bilinirse yanlış da bilinir, ama önce yalnış bilinirse doğruya ulaşılamaz.
Farabi
Tarihte Bugün
Takvimler 05 mayıs tarihini gösterdiği zaman...

1818 yılında,
Karl Marx doğdu
1912 yılında,
Stokholm Olimpiyatlarında stadyumlarda ilk kez Türk Bayrağı dalgalandı.
1920 yılında,
TBMM ilk toplantısını yaptı.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla | Arşive Ekle Yaşam 

Nasıl zayıfladılar? (2)

Nasıl zayıfladılar? (2)
Ozan Orhon, iki yıl önce kalp spazmı geçirdiğinde 133 kiloydu. Mide kelepçesi taktırarak 60 kiloya inen Orhon, 'Şişmanlık, seks dahil bütün hayatını etkiliyor. Kapalı yaşıyorsun. Zayıflayınca aynalarla barıştım' diyor

05/05/2008 (5491 kişi okudu)

HATİCE YAŞAR (Arşivi)

Türkiye'de kelepçe yöntemiyle zayıflamak deyince akla ilk gelen isim Ozan Orhon (37). Yaptırdığı operasyonun ardından kelepçe ameliyatı patlamasına yol açan Orhon, şu anda ikinci kelepçesiyle yaşıyor. Eski görüntüsüyle şimdiki arasında dağlar kadar fark var. Şişmanlığın seks dahil insanın bütün hayatını etkilediğini belirten Orhon, "Şimdi aynalarla barışığım" diyor.

Kaç kilo doğmuşsunuz?
Ben prematüre bebeğim. Yedi ayım dolmadan dünyaya gelmişim. 1800 grammışım doğduğumda. Bir nevi parmak çocukmuşum ve yaşamaz diye düşünülmüş benim için. Çok küçük doğduğum için mütamadiyen beni beslermiş bizimkiler. Ağzımdan sokarlar, ben burnumdan atarmışım. İlkokula kadar zafiyet geçirecek gibi bir çocuktum. Yedire yedire topaç gibi oldum.

Anneniz miydi bunu yapan?
Annemdi. Yanlış da besleniyordum ve o da bana yediriyordu. Sütten nefret ederdim mesela, ama servis arabasının içinde hâlâ bana süt içirmeye çalışırlardı. Ortaokul ve lisede şişmandım. Ebru'yla (Şallı) evli olduğum dönemde de çok kilo aldım. Çok sayıda diyetisyene gittim. 10 kilo veriyor, 30 kilo alıyordum. Artık diyetisyenlerden nefret eder hale geldim. En son 2006'da sahnede fenalaştım, kalp spazmı geçirdim. 133 kiloydum. Kayınpederim, "Bu diyetisyenle olacak iş değil" deyince durup düşündüm. Bana kelepçe yöntemini önerdi. Araştırınca herkes çok korktu, ailem ayağa kalktı. Ben de onlara, "Böyle giderse zaten öleceğim" dedim. Şansımı denemek istedim ve yaptırdım. Beş ayda 60 kilo verdim. Ancak kilonun bir yerde durması gerekiyordu ve durmadı. Çok halsiz düşmüştüm. Ailem çıkarmamı istedi. Kelepçeyi takmamla çıkarmam arasında sekiz ay geçti. Kelepçeyi çıkardıktan sonra üç dört ay güzel geçti ancak sonra yine kilo almaya başladım.

Aşırı yemeye mi başladınız?
Hem yiyorsunuz hem de kilo oturmadığı için tekrar alıyorsunuz. Geçen sene ağustos ayında tekrar kelepçe taktırdım. Çünkü 20 kilo almıştım yedi sekiz ay içinde.

Hamburger aşkı
Yeme biçiminiz nasıldı?
Hep kebap, hamburger, kola türü şeyler yer içerdim. Sabaha kadar barda çalışıyordum, tabii alkol alıyorsunuz. Haliyle acıkıyorsunuz. Programdan sonra haydi çorbacıya, kebapçıya... İradem yoktu. Şu anda kelepçem var diye çok fazla yiyemiyorum. Yediğim zaman çıkarıyorum. Ben yemeği seven bir insandım. Canım iskender istedi diyelim. Atlardım arabaya, arkadaşları da alıp giderdim Bursa'ya. Bir oturuşta üç porsiyon iskenderi yer gelirdim. Üzerine tatlı. Yeme zevkim vardı. Annem taklidimi yapardı. Bana hamburger verdiğinde ben onu severmişim. Hamburgere aşkla bakarmışım.

Sahneye çıktığınızda da kilonuz vardı...
Vardı. O yüzden siyah giyiyordum. O zaman da zayıflamak için girişimlerim vardı. Eski sahne dinleyicim ve şu anki arasında dünyalar kadar fark var. O zaman sahneme kadınlar çok az geliyordu, şimdi ağırlıklı genç kızlar geliyor. Çünkü çok şık çıkıyorum sahneye, giydiğim yakışıyor, kıyafet bulmakta zorlanmıyorum. Kamufle edilecek kilom yok. Kendime güvenim daha fazla. Eskiden kıyafetlerimi özel diktiriyordum.

Çıktığınız maksimum kilo ne?
133 kiloyu gördüm. 2006 yılıydı.

Diyetisyenlere de gittiniz. Neden kilo veremediniz?
Hepsi aynı şeyi söylüyordu. Sabah kalkacaksınız, bir kibrit kutusu yağsız beyaz peynir, iki dilim kepek ekmek... Ben zaten bunları yiyordum. Yaptım o diyetleri de... Ama sonuç alamayınca boş verdim. Battı balık yan giderdi. 2003'ten sonra diyetisyene gitmedim.

Kilolu olmak nasıl bir şeydi?
Psikolojini bozuyor. Hani o şişmanlar mutludur, neşelidir durumu var ya. O yalan, kendini kandırma. Şişmanlık bir erkekte özgüven yitimine yol açıyor. Bir kadından hoşlanıyorsun. Acaba bana bakar mı diye düşünüyorsun? Şişmanken kapalı yaşıyorsun, korkak oluyorsun. Arkadaşların hadi gece bir yere gidelim deyince sen kıyafet bulamadığın için, hep aynı kıyafeti giydiğin için gitmek istemiyorsun.Yaş ilerledikçe hareketin kısıtlanıyor. İnsanın seks hayatına kadar etkiliyor. Zayıflayınca insan aynalarla barışıyor. Mesela ben sabah kalktığımda aynaya bakmadan yüzümü yıkardım. Şimdi hayat daha bir güzel. Aman oramı saklayayım, buramı saklayayım durumu yok.

İlkgençlik dönemlerinde kilo daha çok sorun değil mi?
Şiş-ko pa-ta-tes, ya-rım ki-lo do-ma-tes... Böyle şeyler olur. Lisede bir kıza âşık oldum. O da bana "Ama çok şişmansııın" deyince gittim evde ağladım. O yıl kilo verdim ve okullar açıldığında kimse tanıyamadı. Ve o kızla çıktım..

Nasıl zayıflamaya karar verdiniz?
Hep zayıflamak istiyordum ama diyetle olmuyordu. Kayınpederim söyledi kelepçe yöntemini. Ben de üç gün sonra kararımı verdim, dördüncü gün ameliyata girdim. Kelepçe taktırdığımda 133 kiloydum. Altı ay içinde 73 kiloya indim. İkinci kelepçeden sonra şu anda 60 kiloyum ve bu ideal. Çünkü boyum 1.70 cm.

İlk kelepçeyi niye çıkardınız?
Çünkü çok fazla kilo verdim ve sürekli zayıflıyordum. Hiçbir şey yiyemiyordum. Bir bardak su bile içemiyordum. Artık ayağa kalkacak takatim yoktu. Böbreklerim çürüyecekti, fonksiyonunu yerine getiremiyordu. Üç gün boyunca idrarımı yapamadığım oldu. Çıkarttırdım kelepçeyi. Yine kilo alınca tekrar taktırdım. Şu anda çok rahatım.

Kilolu olanlara öneriniz?
Önce diyetle zayıflamaya çalışmalılar. Ben başaramadım. Eğer onlar da başaramıyorlarsa o zaman düşünsünler. Bu estetik değil, sağlık ameliyatı.

Şimdi nasıl besleniyorsunuz?
Sağlıklı beslenmeye çalışıyorum. Ekmeğin üstüne reçel sürüp yiyemiyorum tabii ki. Onun yerine labne peynirini kaşıkla yiyorum. Ekmeğin içini küçük küçük yiyorum. Birazcık ekmek yesem zaten doyuyorum. Meyve yiyorum. Büfelerin önünden geçerken mutlaka meyve suyu içiyorum.

Zayıflık nasıl peki?
Mutluyum. Şişmanken çok uyurdum. Şimdi gece yarısı da uyusam sabah 08.30'da ayaktayım. Hantaldım eskiden. Horlamamdan şikâyet edilirdi. Şimdi horlama diye bir şey yok. Daha hızlı biriyim diyebilirim.

* * * * *

Mide, kum saatine çevrilip hacmi daraltılıyor
Ayarlanabilir mide bandı (mide kelepçesi) uygulamasının esasını, yemek borusunun hemen altındaki midenin üst bölümüne, yaklaşık 15 - 20 cc hacim oluşturacak şekilde silikondan bir bandın (kelepçe) takılması oluşturuyor. Yani mide kum saati şekline getiriliyor. Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Servisi'nden Dr. Halil Coşkun, mide kelepçesi hakkında bilgi verdi.
"Bu, mide hacmini kısıtlayıcı bir ameliyat. Kelepçe sonrası küçük mide dolduğunda fazla gıda alımı mümkün olmaz. Kelepçenin en önemli özelliği iç yapısındaki hazneye sıvı verilerek şişirilebilme etkisinin olması. Böylelikle üstteki küçük mideyle alttaki mide bağlantısını sağlayan genişlik rahatlıkla ayarlanabilir. Eğer kişinin yemek yemesi fazlaysa ayarlama yapılarak gıda alımı azaltılabilir, böylelikle kilo vermede artış sağlanabilir. Bu ayarlama, bandın bağlantı tüpünün ucundaki rezervuar sayesinde olur. Bu rezervuar cilt altında kas tabakasının üzerine yerleştirilir. Ameliyat sonrası bir iğne-enjektör yardımıyla içine girilip sıvı vererek bant şişirilir, üst mideden alt mideye geçiş daraltılabilir.
Mide kelepçesi düşünenlerin dikkat etmesi gereken en önemli nokta yeme alışkanlıklarıdır. Özellikle 'sweet eater' dediğimiz yüksek kalorili gıdalarla (dondurma, çikolata, tatlı vb.) beslenme alışkanlığı olanlar dikkatli olmalı. Çünkü bu gıdaların, hacmi küçük, kalorileri yüksektir. Dolayısıyla kelepçede ne kadar ayarlama yapılırsa yapılsın bu tür gıdaların alımı ve geçişi rahat olacağından kilo vermek zorlaşır.

Kısa sürüyor
Ameliyatın en önemli avantajı laparoskopik yapılması ve hastanede bir iki gün kalınması. İşe dönüş daha hızlı ve çabuktur. Ancak ameliyat sonrası hastaların katı gıdalara geçiş için zamana ihtiyaç var.
Kelepçe uygulaması sonrası yaşanabilecek en önemli problemler; kelepçeye karşı vücudun verdiği reaksiyon (çok nadir), kelepçenin mideye takılan yerden kayması veya pozisyonunda değişiklik olması, kelepçenin mide içine ilerlemesi (çok nadir), rezervuarda enfeksiyon görülmesi şeklinde sıralanabilir. Bu durumlarda bazen ikincil bir ameliyat gerekebileceği gibi kelepçe de çıkarılabilir. Kelepçeyle fazla kilonun yüzde 50-60'ı verilebilir.

Kimler yaptırabilir?
Kelepçe, yüksek kalorili gıdalarla beslenme alışkanlığı olmayan morbid obez hastalarda (Kilonun boyun karesine bölünmesiyle çıkan değeri 40 ve üzeri olanlar), 18-60 yaş arası, hormonal hastalığı olmayan, ilaç ve diyet tedavisine rağmen en az bir yıldır kilo veremeyen, alkol ve ilaç bağımlısı olmayan kişilere uygulanabilir.

YARIN: Fahrettin Kaba 100 kiloyu nasıl verdi?


Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 1 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
puan
3
Yaşam sayfasındaki diğer haberler
ÖZLÜ SÖZ #28

"Örnek aldığım tek bir kişi yok. Gıpta ettiğim birçok oyuncu ve şarkıcı var. Çünkü dünyada benim yaptığımı yapan, yani hem oyunculuğu hem de müziği aynı seviyede tutarak yapmaya çalışan insan yok. Bunu başarı ile yapan bir tek Barbara Streisand var. Ben bu"
Bette Midler, Cher, Frank Sinatra, Whitney Houston, Zuhal Olcay gibi isimlerden bihaber olan Emre Altuğ, benzetmesiyle de dumur üstüne dumur yaşatıyor.

Haber Arama
Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

© Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.