Radikal-çevrimiçi / Yorum / Sosyal-liberal sentez= CHP'nin dönüşümü
Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  21 Ağustos 2002 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Bugünkü Radikal
 Ana Sayfa
 Sıcak Haber
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Yapılan iş ne kadar parlak olursa olsun, yüksek bir amacın sonucu değilse, büyük sayılmamalıdır.
La Rochefoucauld
Tarihte Bugün
Takvimler 21 ağustos tarihini gösterdiği zaman...

1955 yılında,
4 bin hatlık İzmir otomatik telefon santralı hizmete girdi.
1990 yılında,
Fındık taban fiyatı çeşidine ve bölgelere göre 3.050-3.500 lira olarak açıklandı. Yağlık ayçiçeği alım fiyatı 850 lira, Ege pamuğu 2.050 lira, kütlü pamuk 2.050 lira olarak belirlendi.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla | Arşive Ekle Yorum 

Enis Berberoğlu Sosyal-liberal sentez= CHP'nin dönüşümü

Enis Berberoğlu

21/08/2002 (1228 kişi okudu)

Paradigma kurbanıyız, toplum mühendislerinin propaganda bombardımanı altındayız.
Sosyal-liberal sentez denilince amip gibi bölünerek çoğalan partilerin birleşmesini anlıyoruz, illa da aile fotoğrafı isterisine kapılınca fikri zemindeki buluşma/dönüşme ihtimalini ıskalıyoruz.
Anlayacağınız üzere 'Kemal Derviş'in siyasetin merkezine seyahati' serisinden bir yazıya daha başlamak üzereyiz... Paradigma esirlerine göre Derviş'in yolu yol değil, çünkü:
a) Solun ve sağın mikroorganizmaları bir araya gelmeyebilir.
b) CHP lideri ittifak yerine iltihak (kalıtım) ifadesi kullanıyor.
Hazretler birleşmeyi sadece bedenlerin -o da medyatik 100 Türk büyüğüyle sınırlı kalmak üzere- fiziki olarak bir araya gelmesi diye tarif ediyor. Herhalde politik haberlere nişan, nikâh, evlilik gibi yaratıcı başlıklar atmaları bu yüzden. Oysa bakış açıları biraz seviye kazansa, mesela beyin hizasına kadar yükselse Derviş'in sentezden kastının birleşmeden çok dönüşüm olduğunu kavrayabilirler!
* * *
Kemal Derviş'in siyasete atılma kararıyla birlikte açıkladığı merkezi güçlendirme projesini önüne gelen istediği gibi yorumladı. Kimse samimi olarak birleşmeyi düşünmedi, ama siyasi rasktan geri durmadı. Sonuçta merkez Derviş öncesi kadar dağınık kaldı, üstelik suçlusu Kemal bey ilan edildi.
Derviş analitik düşünce tarzının doğal sonucu olarak merkezdeki en büyük parçaya yöneldi. Bu stratejik hamle ANAP'ı, YTP'yi, DTP'yi, DSP'yi zaten var olan baraj sorunuyla baş başa bıraktı.
Dökülen gözyaşı Derviş için değil gelecek korkusundan!
Gelelim kritik soruya: Kemal Derviş CHP'de ne yapacak?
Siyaset esnafına ve her partiden kontenjan almaya niyetli toplum mühendislerine göre:

  • Eş-dost ve ahbabına CHP'de yer aramalı,
  • Eğer mümkünse en fazla medyatik ilgiye mazhar birkaç partiyi kurtarmalı.
    Oysa Kemal Derviş hiç ama hiç o havada değil, niyeti farklı. (Bu nedenle Deniz Baykal'la 6.5 saatlik ilk görüşmesi sırasında isim ve liste pazarlığının gündeme gelmediğini açıklayarak uydurma manşetleri yalanladı.)
    Derviş'in asıl gayesi Cumhuriyet kadar eski/köklü CHP'yi piyasa ekonomisi aşısıyla daha da güçlü kılmaktır.
    Daha somuta girersek, örneğin Baykal yarın Derviş'le birlikte kameraların önüne geçer ve şöyle derse:
  • Özelleştirmeye varım,
  • Serbest faize, dalgalı kura varım,
  • Yabancı sermayeye açığım,
  • Küresel işbölümüne hazırım.
    Üstelik bu sözlerin seçim vaadiyle sınırlı kalmayacağının garantisi olarak Kemal Derviş'i şahit gösterse fena mı olur, mali piyasaların önü açılmaz mı? Dahası Türkiye piyasa ekonomisine bağlı, eğitim-sağlık gibi temel sosyal sorumluluklarının farkında Avrupa tipi sosyal demokrat parti kazanmaz mı?

  • Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 117 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
    puan
    7
    Yorum sayfasındaki diğer haberler
    ÖZLÜ SÖZ #36
    "İnsanların dini ibadet ve davranışlarının her birine bir numara verip, sonunda şu kadar puanı tutturan cennete gider diyerek zarla bir oyun kurmak, dini oyuncak haline getirmektir. Bu bir sapkınlıktır. Kimlerin cennete, kimlerin cehenneme gideceğini yalnı"
    Monopoly'nin İslami versiyonu olan, yeşil zarlarla oynanan, piyon ilerleterek "Kuran okuma belgesi", "umre belgesi" ya da"Hac belgesi" alınan ve oyuncuların cennete ulaşması ile sona eren 'Takva Yarışı', Prof. Dr. Zekeriya Beyaz'ı kızdırdı.

    Haber Arama
    Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

    Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

    © Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.