Radikal-çevrimiçi / Yaşam / Yeni yıl yazısı
Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  1 Ocak 2003 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Bugünkü Radikal
 Ana Sayfa
 Sıcak Haber
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Zamanın kaybolduğunun bilenler, en çok üzüntü duyanlardır.
Dante
Tarihte Bugün
Takvimler 01 ocak tarihini gösterdiği zaman...

1925 yılında,
Türkiye Lozan Antlaşması'nın ilgili hükmü uyarınca 'gümrük vergisi' uygulamasına başladı.
1926 yılında,
Gece yarısından itibaren uluslararası takvim ve saati kullanmaya başladık.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla | Arşive Ekle Yaşam 

Perihan Mağden Yeni yıl yazısı

Perihan Mağden

01/01/2003 (4675 kişi okudu)

Öfff. Pöfff. Gluks. Klan.
Uyandığınızda, ki kimbilir kaçta uyanacaksınız, okuyacaksınız bu yazıyı.
Akşamdan kalma 'yılbaşı kafasıyla.'
Hasan Cemal bugünkü -Sallanır: Salı- köşesinde şahane bir yazı yazmış. Grip olmuş galiba. Faranjit, bronşit filan. Ama ne olduğunu da tam bilmiyor. Öyle öksürüp tıksırarak: 'Vuruş sayısını doldurabildik mi?' filan diye güç bela doldurmuş köşesini.
Böyle en ciddisinden köşe insanları dahi, 'Nasıl topaçlayacam ya, bugün bizim köşeyi' krizlerine girince, ferahlıyor insanın içi tabii.
Yoksa soldan yüz elli sekizinci 'Savaş olmasın/Çocuklar ölmesin' 'Kıbrıs'ta Çözümsüzlük Bir Çözüm Olabilir mi ki?' yazıları da tabii, meşakkatle kaleme alınabilir.
Ama hemen hemen her köşede hemen hemen mütemadiyen üç aşağı sekiz yukarı aynı, aynen, tıpkellası yazılar, yazılar. Bunalıyor insan yani.
Bi de şey âdeti var: Yeni yıla girerken güzel şeyler dileme âdeti. Sonra bir yerlerden ders verici bir fıkra ya da spiritüelimsi bir öykücük bulup bir neticeye bağlama. İlk aşktan, okulun ilk gününden, kuzucuğun ilk yumağından (öyle fosforlu, lolipoplu şeylerden) söz etme.
Hani 'Mutluluk günaşırı sizinle olsun' ya da 'Her şeyin başı sağlık ben onu der, onu söylerim' misali.
Meral Tamer ise öyle fıkra şeçkilerinin, yapmacık ruhaniliklerin filan insanı değildir. '2002'nin her dakikasını gönlümce yaşadım' diye
bir yazısı vardı ki, yine salı gününün Milliyet gazetesinde! Hani 'neylerse güzel eyler' insanlardan Meral Tamer benim gözümde.
Kendi güzel, köşeciliği güzel, her şeyden mühimi içi güzel; İÇİ! Zamanın onun için ne öyle uçup gittiğinden, ne de geçmek bilmediğinden bahsediyor. 'Benim için gün tam 24 saat' diyor yazısında. 'Uzun yıllardır zaman ne hızlı, ne yavaş tam güneşin doğduğu ve battığı süre kadar geçiyor.'
'Benim için her yeni yıl, bir öncekinden daha iyi geçiyor. Her yeni yaşım, neşemi kaçıracak ortamları hayatımdan elimine etmek konusunda bana yeni bir beceri armağan ediyor,' yazıyor ki -bayıldım, bayıldım.
Galiba, benim için de öyle.
Olgunlaşmak, büyümek, tekamül etmek BU olsa gerek. Ne bileyim -bence.
Zira ben yetmişine gelmiş de; hâlâ ilkokul çocukları gibi ordan oraya hoplayan, hırstan ruh tırnaklarını kemiren, kimin tepesine bassam da nerelere uzansam krizleriyle gün yüzü görmeyen, ikinci sınıfta sonsuza dek çakmaya mahkûm ruhları, istihza ile izliyorum.
Olgunlaşmak, ruh okulundaki sınıfları atlamak biraz da bu beceriyle mümkün: Elindekilerle tatmin olma, dahası elindekilerin keyfini çıkarma becerisiyle.
"Onu da isterim/Bunu da isterim" yapmamak; üstelik bunu hayatın çelik disipliniyle değil, için istemediği için, doygun olduğu için, tatmin içinde olduğu için yapmamak.
Bir sürü zirtapoz dünya işine takılmamak yani.
'Dünya işi' dediniz de, şahane bir haber vardı. Pardon, yine Milliyet'te. (İyi devirmişim bugün Milliyet'i yani.) Kraliyet ailesi mensubu
olduklarını ya da bakan oğlu filan olduklarını iddia eden birtakım Nijeryalılar piyasayı 2 milyon dolar ütmüşler.
Öylesine fantastik bir tezgâh çevirmişler ki, insanın içinden dışından yalnızca HELAL OLSUN demek geliyor.
Üstelik üttükleri adamlar da: kuyumcular, telefon bayileri, ayakkabı mağazası sahipleri filan.
Hinoğluhin meslek erbabını dolandırıyorlar yani. Öyle saf ve bakir köy ve kasabalıları filan değil.
Gidip avlarına: "Nijerya'nın, Amerika'nın ülkelerine yapacağı yardımları Türkiye üzerinden kendilerinin geçirdiğini ve (her ne hikmetse) bu paraları ÖZEL siyah kâğıtlar olarak gönderdiğini, bu kâğıtlara Amerikan Konsolosluğu'ndan aldıkları özel sıvıyı dökerek dolar haline getirdiklerini" söylüyorlar.
Ölme eşeğim ölme yani.
Sonra da her ne hikmetse (yine) bu sihirli sıvıyı almaları için (yani siyah kâğıtları dolara dönüştüren Gargamel formülünü) PARA istiyorlar.
Onlar da veriyorlar, iyi mi?
İnsan böylesine deli saçması bir Zihni Sinir procesine ne diye inanır?
Bi şeyler, misliyle kazançlar vaat edildiği için olsa gerek -değil mi?
Yani alenen aç gözlü birtakım ruhlar, bu Pinokyo'yu altınlarından eden tilkiyle kedininkine benzeyen bir öyküye, paracıklarını katlamak hırsı ve azmiyle, pabuçlarını -20'şer, 30'ar bin dolarlarını- kaptırıyorlar.
Bizim yeni yıl masalımız da bu gerçek hikâye, kuzucuklar. Demem o ki: Hırstan çatlamayın. Yeni yılınız ya ayçiçek tarlalarında geçsin ya da gelincik. Tercih sizin.



Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 265 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
puan
6
Yaşam sayfasındaki diğer haberler

 Sıcak Haber

  • 16:40:00 - Meksika'da havai fişek faciası: 37 ölü
  • ÖZLÜ SÖZ #479
    "Evlenmeden önce de hayatım iyiydi. Üniversiteyi kazandığımda babam bana son model BMW hediye etti. Tabii evlilikle birlikte Ferrarim ve Jaguarım oldu."
    Şimdi bu Günaydın'da yayımlanan 'Modern Çağın Külkedileri' başlıklı bir dizi, sevgili okuyucular. Bu seferki özlü söz de işadamı Shery Şahnavaz'ın karısı Ceyla Şahnavaz'a ait.

    Haber Arama
    Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

    Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

    © Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.